Cuma, Aralık 26, 2008

Gelen Gideni Aratır *


Dün Emir Bey tarihimizin tartışmasız en güzel Taşoda Konseri'ni verdik. Konseri mükemmel verdik, hatasızız eşsiziz diye demiyorum, ama ses ayarları olsun, ışıklar olsun, dinleyenler olsun, repertuarın çoğu şarkısı olsun, şarkıların bolluğu olsun, rahatlığımız olsun, inanılmaz derecede içimize sinmişti sanıyorum. Üstelik ilk grup olarak çıkmanın avantajını saat 16.15 civarı olay mahaline giderek ses ayarlarımızı gönlümüzce yaparak bulduk. Hatta bitirdik sahneden indik beşi bir iki geçe tekrar çıktığımızda, gitar, kemençe ve bendir sahnede sandalyelerimizde duruyordu. İlk şarkıda sağolsun Nil İpek Hanım bize kadife sesiyle eşlik etti. Gerek çift sesler olsun, gerek paylaşımlı bölümler olsun, pek başarılıydı bence, umarım kendisi de bizim kadar keyif almıştır, böyle güzel bir başlangıcın getirisi olsa gerek, pek rahat devam ettik. Kadife demişken bir de akademisyen kadifesi diye bir kavram var kafamda, akademisyen dediğin kadife pantolon giyer kış oldu mu. Neyse arada efendime söyleyim şakalar mı yapmadık, birbirimize bakıp güşümeler mi gülmedik. (Evet gülüşme gülmek) Hatta ben Bebek şarkısını söylerken gayet içimdeki amerikan hayranını ortaya döküverdim, alkışlardan yüksek gülüşlere vesile olduk. Hasılı kelam pek hoşuma gitti konser, Açmöf konseri de bugüne kadarkilerin en iyilerindendi, bu da öyle olunca iyice mutlu olduk. Açmöf demişken, pek değerli iki konuğumuz vardı Açmöf'ten, iade-i ziyaret yaptılar bize destek oldular, sağolsunlar. Çoğu şarkıda grubumuzun oturmuşluğunu farkettim artık, Nilüfer bunların en büyük örneğiydi bence, keza Flying de öyle. Kendi kendimize fade out (sesin kısılarak yok olması) bile yaptık. Emir Efendi ve Nağme Hanım ile beraber müzik yapmak gerçekten apayrı bir keyif, iyi ki varlar. Türk Müziği Kulübü de ayrıca inanılmaz bir sayıyla katılım göstererek beni çok mutlu etti, ilk kez kendi alanımda diyelim, şarkı söylerken dinlemiş oldular beni. Tabi ki bizi yine bir vefa örneğiyle duygulandıran ve kamerasını kaptığı gibi gelen Ayça Hanım var bir de. Tıpkı bir buçuk sene Altunizade konserinde de kamera yok deyince, ben gelirim yahu deyip gelip baştan sona çektiği gibi. Konser bittiği anda hoop cdleri elimize verdi. Hoş izleyemedim bir türlü bilgisayarda problem çıktı azıcık ama olsun, varlığı yeter. Dünyanın dört bir yanından değerli konuklarımız da vardı konserde ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim. Konserden bu kadar bahsettik yeter. (fade out)

Italic
İki ya da üç gün önce eve geldim kırmızı ufak ince bir kutu duruyor girişte, bu ne dedim cevap yok bizimkilerden, gittim üstümü değiştim geldim bir baktım eneeeem dedim Suomi yazıyor Lahti yazıyor Finland yazıyor Vääksy yazıyor falan. Açıverdim hemen, içinden Fazer aktı. Fazer oranın Ülker'i denilebilir. Ayrıca benim gittiğimde çok beğendiğim spatula ile salatalık soyacağı karışımı bir kaşar peynir dilimleme aletleri vardı masada, çağın icadı falan demiştim hatta ondan göndermişler bir de ehehe hem de ren geyiği boynuzundan sapı var. Bir de yeni yıl tebrik kartı. Çok sevindim, dün gece de gördüm ki benim paketim de onlara ulaşmış. İlk uygun vakitte bir kart alayım da arayıp konuşayım gençlerle, arayı soğutmayalım.


Ayrıca geçen HTR dersinde yanımda oturan Nil İpek Hanım yediği simitten ikram edip Simitisdermisin dedi, ben de smitis ! dedim. Eheheh, bu tip şeyler işte. Soldakiler gelenler, sağdakiler ise el emeği göz nuru gidenler.

* Başlıktaki sözü düşündeki içinden milyon anlam çıkardım evet.

4 yorum:

orçay dedi ki...

fazer çikolatalı gofret yıh yıh

eğreltiotu dedi ki...

fade out süperdi :)

Hanife dedi ki...

perşembe klinikten kaçıp konsere gelmeyi düşünmedim değil ama düşünmek yetmedi=(

Emir Bey dedi ki...

orç : yıh yıh

eğrelti : mersi =))

hanife : nasip :D