Çarşamba, Ocak 07, 2009

Kahramanımız Bu Bölümde...


...

Bir yandan 1900'lü yılların ekonomik politikalarını öğrenen kahramanımız öbür yandan da her daim olduğu gibi müzik dinliyordu. Şimdi bu giriş cümlemizi açarak yazımıza başlayalım. Öncelikle 1900'lü yıllar deyip geçmeyin, bugün bildiğimiz düzenin, bilmediğimiz bir düzenden evrildiği bir dönem diyebiliriz bahsi geçen 10-15 yıla. Ekonomik politika deyip geçmeyin, keza Tarih hocası ekonomiyle pek ilgili biri, bu vesileyle enteresan şeyler de öğreniyoruz. Kahraman deyip geçmeyin, çok kahraman bir insanım bir sefer hiç unutmam iki yol arasındaki yol çalışması stabilizesinde arabayı durdurup yerdeki araba kırar cinsten dev bir taşı alıp yol kenarına atmıştım, o günden kelli süper kahraman olduğumu düşünüyorum, yakın hısım akrabam ise mutant olduğumu. İnsanlığımdan mutantım desem yeridir. Müzik deyip geçmeyin, kahramanımızın geçen yazısında bahsettiği kalın yazılmış grubun gitar tonları Need For Speed Porsche müziği ile James Bond film müzikleri gitar tonu arasında gidip geliyor. Giriş cümlesini açan kahramanımız bunun verdiği cesaret, azim, istikrar, disiplin ve iradeyle bir de gelişme cümlesi yazmaya karar verir.

Gelişme her toplumun kaderidir. Hehehe yok bu tip bir gelişme cümlesi değil de daha ziyade, hatta ziyadesiyle gerçek hayattan bir gelişme cümlesi. Yarın akşam, öbür akşam ve sonraki akşam planlarımın olması beni zorlayorre. Şimdi bu cümleyi açalım, kahramanımız yarın akşam liseden pek değerli bir dostunu evinde ağarlayacaktır, bu hususta ağırlayan sıfatını annesine yakıştırsak yeridir, eğleyecek sıfatını kendine yakıştırsak daha kahramanca olur. Öbür akşam ise kulüp yönetim kurulu olarak, çalıştırıcı ve şeflerini (aynı kişi) yemeğe çıkaracaklardır, cümlenin son kısmını da açalım. Sonraki akşam deyip geçmeyin sevdiği ve merak ettiği isimlerin birleşimi olan bi konsere gitmek istemektedir kahramanımız, sizin az daha sonraki deyip geçeceğiniz o akşamda. Ayrıca bugün de en sevdiği kahramanla beraber, süper kahraman bir şekilde Avusturalya'ya gidip gelmişlerdir. Cümle içinde vestörnü kullanmıştır. Dallas, teksas, düello diyerek sonuç bölümü yazmaya karar verir kahramanımız. Bir kompozisyonmuşçasına başladığı bu salvadorvari yazısını bir sonuç bölümüyle taçlandırmak, saçlandırmak onun en büyük isteğidir şu an.



12, 13, 16 ve 17'sinde olmak üzer dört final vardır geriye kalan, biraz kül biraz da duman. Hani adettendir, ilk paragrafta verilen fikir son paragrafta güçlenmiş bir şekilde tekrarlanır ya işte o ilk paragrafta verilen 1900'lü yılların başındaki ekonomik gelişmeler fikri bu 12'sindeki sınavla güçlendirilecektir. 13'ü Hitler'le, 16'sı Plato'yla, 17'si ise toplumların kültürleriyle. 11 ile 18 arasında seçilmiş gelişi güzel 4 sayı deyip geçmeyin, gelişi güzel deyin onun yerine bir daha bir daha, endamın yeter deyin, deyim yerindeyse deyin kaybolmuş olmalı demin. Çay için, çay için.

Fotoğraf ise okulda çekim yaptığımız bir günden, havanın güneşliliği, pantolonumun belini sokuşturmam ve kareye dahil olmuş Egecan Bey ise bu fotoğrafı pek sevme nedenlerimden yalnızca bir kaçı. Bir kaçı zaten iyi adam gerisi boş (luktan ne yaptığımı biliyor muyum ben?).

2 yorum:

merve dedi ki...

kanguru bile gördük kahramanca yaklaştık yanına=)

Emir Bey dedi ki...

merve : kahraman bir çiftiz dostum =P