Cumartesi, Kasım 14, 2009

Hele Hele Hele Hele Entepliğ !


20. Ulusal Leo Preforumu için gittiğimiz Gaziantep'ten ufak notlar:

* Daha uçaktan iner inmez hayatımda yediğim en acı biberi yedim, farkında olmadan yedim üstelik, gözlerim yaşardı 15 dakika kadar, tepki veremedim, ağzıma 7-8 çok sert yumruk yemiş kadar oldum, yaşlandım resmen.

* Yeni bir room party kavramı geliştirdik iki gece boyunca, kulüpçe Can Bey'in odasında toplanıp Kral Tv izleyip, sohbet edip, fırsat buldukça da Can Bey'e altta kalanın canı çıksın yaptık.

* Açılış toplantısında izlediğim en hüzünlü iki sunumu izledim. Birisi bizim yaşımızda hayatını kaybetmiş bir arkadaşımızı, diğeri de Atatürk'ü anlatıyordu 10 Kasım sebebiyle. Ağabeyim Emre Başkan'ın ne kadar iyi bir konuşmacı olduğunu öğrendim. Forum'un Çorum'da yapılacağını öğrendim.

* Lahmacun yedik ve çarşıyı gezdik ki çarşı kısmını baya sevdim, uzaktan gördüğüm birisini İstanbullu bir arkadaşa benzettim, sonra ne alaka yahu deyip ilgilenmedim.

* Mehmet ve Okan Bey'le çarşıda nargile içip, Gala'ya hazırlanmak üzere otele döndük, Mehmet Bey ve ben papyon takan nadir insanlardandık. Çok güzel bir halk oyunları ekibi izledik ve ardından ilk gay şarkıcımız Mutlu ile eğlenmeye başladık. Çok tarz dans ederim bilen bilir.

* Gece kaçtı hatırlamıyorum üstümüzü değiştirip otelin altındaki Club 27'ye ikinci gay şarkıcımız Bartuğ'yu dinlemeye indik, orda da eğlendik, dans ettik. Sonra yine 431'e çıkıp sakin oda partimizi yaptık.


* Son sabah, bir gün önce çarşıda birini benzettiğim arkadaşımın kardeşi arayıp Antep'te olduklarını söyledi, yok artık dedik, gün içinde buluşmaya çalışacaktık.

* Kapanış toplantısı çok uzun sürdü, forumların şanındanmış, valizler toplanıldı ve İmam Çağdaş'a gidildi. İstanbullu arkadaşlarımız Selen ve Ceren Hanımlarla karşılaşıldı, kanıt babında bir hatıra fotoğrafı çekildi.


* O kadar çok yemek yedik ki bayılacak gibi olduk, tatlı bile yedim ki hiç tarzım değildir, sonrasında tekrar ve kalabalık olarak Mağara isimli yere gidildi nargile içmeye. Tam uçak saatimiz yaklaştı diye otele dönmeye karar vermiştik ki herkesin cep telefonuna sunexpress şakası geldi uçak bir saat rötarlı kalkacak diye. Yine de otele dönüp, biraz da lobide sefil olduk.

* Bir kaç arkadaşın puşilerini bağladım, yeni kreasyonumuza Love in Gabar autumn/winter dedik. Fotoğraf çekimlerimizi de tamamladık, sonra otelin önünde bizi havaalanına götürmek üzere bekleyen otobüse yerleşmeye başladık. Ev sahibi U yönetim çevresine bu müthiş organizasyon için şükranlarımızı sunduk, el salladık ve ayrıldık.


* Havaalanına eğlenceli bir otobüs yolculuğuyla geldik ki sanırım Çorum'a otobüsle gideceğiz, check-in işlemini yapar yapmaz kapı önüne çıktık ve Boğaziçi Leo Kulübü ve bizim Beykoz Leo kulübü arasında yolda aldığımız plastik topla, havaalanı otoparkında çekişmeli bir maç yaptık. Aslında takımlar kulüp kulüp olmadı ama eğlendik baya, sonra içeri girdik.

* Bekleme salonunda uçağı bekledik bir miktar daha gecikti, sonra kapılar açıldı sıraya girdik. Can Başkan teklifimi kabul etti, 118-Y olarak ikinci bir sıra oluşturup, bilet kontrolünün ardından uçağa doğru apronda halay çekerek gittik, sonra da uçağa koştuk. Çok eğlendik.


* Uçakta da pilota sürekli yiyecek gönderdik, hosteslere falan da verdik bir şeyler, sonra da sohbet edip oyun oynayarak geldik İstanbul'a saat 01.00 civarında.

* Totalde 5-6 saatlik uyku ve üzerine çılgınlar gibi yorucu aktiviteler yapınca (dans etmek, altta kalanın canı çıksın, apronda halay) gerçekten havaalnında herkes bitmişti, bir kaç kişi hastalık sinyalleri verir olmuştu. Boğaziçi Leo'lar ayrıldı evvela, biz de yavaş yavaş dağıldık, eve gelip yattığımda sanırım 03.00 olmuştu saat.


* Sonraki haftayı ise domuz gribi ile geçirdim evden çıkmaksızın yattım uyudum, halsizlik ve ateş pek hoş şeyler değil neyse ki geçtiler şu an. Boğazım hâlâ ağrıyordu bugün bir daha doktora gittim faranjit dedi. Neyse halsizlik yok artık önemli olan o.

* İnanır mısınız okulu özledim, arkadaşları da özledim, hasta olunca müzik hayatı da duraklamaya girdi, neyse çıkar yakında inşallah, bir de vize kaçırdım en çok ona yanarım.


* Antep esnafını çok sevdim gerçekten iyi niyetliler keza turist olduğumuz her halimizden belliydi, ikramlarla doyuruyorlar insanı, bir de döner dönmez bu denli hasta olmasaydım çok çok daha güzel olacaktı ama olsun, müthiş bir forumdu. Hedefimiz Forum Çorum.

5 yorum:

operadaki fantom dedi ki...

eneem geçmiş olsun yahu...

gülş dedi ki...

ah antep. ben de bayramda gittimdi emir beyciğim lakin imam çağdaş kapalı olduğundan biz sahan'da takılmış idik. şehir pek güzide değil mi sizce de? bir de hanımları pek süslüler.

çok geçmişler olsun dileklerimle mektubuma son veriyorum.

k.i.s.d. dedi ki...

Geçmiş olsun, geçmiş galiba.

Love in Gabar autumn/winter... Gabar'dan bildiren bir blogır olarak güldüm hem de ne güldüm. Sizi orcinal gençler siziiiii

Edaben dedi ki...

fotoğraflarda neslihan boncuk'u mu görüyorum?

Emir Bey dedi ki...

neslihan boncuk en sevilen entepli ve beykoz leo'nun en kıdemli üyelerindendir.