Perşembe, Ocak 27, 2011

Veda Yemeği



Kendimi bir süre çok yaşlı ve hayattan kopmak üzere bir insanmışım gibi hissettirse de bu akşam değerli dostlarımın benim için düzenlediği bir Veda Yemeği'ndeydim. Bir dönem altım da olsalar pek çok ortak ders aldığımız, politika yoluna birlikte baş koyduğumuz bu gönül dostlarının zarif daveti beni çok mutlu etmişti. Keza, ilk iş haftamın sonuna doğru bir deşarja da ihtiyacım vardı. Umut Bey ve Pelin Hanım'la buluşup meydana doğru yürüdük. +24 yasasını ve gündelik uygulamalarını konuştuk, ben duyarsızlaştım artık sinirlenmiyorum saçmalıklara, Umut Bey bana kökten dinci dedi. Kökten bıkkınım halbuki bak kökten bile bıktım. Sonra Dilara Hanım, Aycan Hanım ve Dilara Hanım'ın yanına vardık. Havadan sudan konuşurken Ebru Hanım da geldi, sonra da tesadüfen civarda olan İpeknaz Hanım. Gecenin ilerleyen vakitlerinde Ece Hanım, Ilgın Hanım ve Mısra Hanım'ın da katılımlarıyla grubumuz tamamlandı. İş hayatından olsun, -bilirsiniz bu konuda dört günlük engin deneyimlerim var stajyer olsam da- okul hayatından, açıklanmayan notlardan, hocalardan, politikadan, efendime söyleyeyim popüler dizilerden, internet sapıklarından falan konuştuk. Derken vakit geçti kalkma saatim geldi, kül kedisi bir insanım sigara içtiğim zamanlar, herkesle vedalaştım, bir daha görüşemeyecekmişiz gibi bazı cümleler duysam da duymazdan geldim, İpeknaz Hanım'ın dinlettiği Tamburada eşliğinde eve geldim. Okuldaki bu keyifli insanları, sohbeti, güzel ortamı -atmosfer desem daha havalı olacaktı belli ki- dışarıya da taşıyabilmenin haklı gururunu yaşadım, demek neymiş bizi mutlu eden, sırf mekanlar değil aksine insanlarmış. Çıkarımımı da yaptım yazımı bitirme zamanım geldi demek. İyi ki varsınız gençler, iyi ki böyle bir buluşma yaptık, lütfen beni öldü bellemeyin, yine görüşelim, yine buluşalım. Çok teşekkürler, berhudar oldum sayenizde. Meslek olarak bilogır -pardon blogger- olmadığım için maksimum kişisel yazı yazma hakkımı kullandım bu eserimde, kimse de niye böyle yaptın diyemez, bilirim. Sevgiler.


* Umut Bey'in bu fotoğrafa yaptığı "sevgilisi başka bir adamla kaçmış Ayna grubu üyeleri gibiyiz" yorumuna da hâlâ şaşırırım, ne büyük tespit diye, ne güzel gündü o Ada günü.

2 yorum:

aes dedi ki...

Hüzünlü yorumları geçelim Emir Bey... Her ne kadar manzarada size rastlamayı özleyecek de olsak, yemekti, içmekti, kahveydi, çaydı türünden buluşmalar her zaman bizimdir;)

ayrıca sizlerin burada mis gibi ada havasında ayna grubu pozları verdiğiniz gün, benim yaban ellerde "soğuklar bizi yıldıramaz" mottosuyla kabanlar ve çizmelerle potsdam'a politikacı seferine gitmiş, züğürt tesellisi aramış olmam da hala kınama sebebidir. bana bir ada günü borcunuz var...

D. dedi ki...

o ada cok gusel bi gundu. bizi umursamayip da siparis almayan amcayi bile su an gorsem dicem ki 'nadide bi insanmssn amca gencligimn bir anisi haline geldin'

bu yaziyida cok sevdim. resmimizi daha cok sevdim