Pazar, Kasım 18, 2012

Civciv


Yazacak mevzularım birikti yine. Öncelikle geçen yazıda eklemeyi unuttuğum bir parçayla başlayalım.

Ilgın Hanım'ın Birleşik Krallık'tan gönderdiği bir uygulama ile keyifli dakikalar geçirdim. Sonra yaptığım şarkıyı kaydedip Ilgın Hanım'a gönderdim, bu şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz. Sonrasında kendiniz de oynayın ama muhakkak.

Diğer bir iç rahatlatan mevzu ise ölüm oruçlarının bitmesi oldu. Bir tetikte bekleme hali, süregelen bir endişe ve akılda dolanan olası kötü düşünceler de böylece son buldu.

Konudan konuya atlamacılık olacak ancak bir başka tetikte bekleyiş devam ediyor, hatta iki tane. İlki Taksim Meydanı'nda yürütülen vahşi projeye dair. Şuradan konuyla ilgili bir fikir edinebilirsiniz, bu aralar bir imza atmanın bir şeyleri etkilediği günler yaşıyoruz hazır, Allah bozmasın.

İkinci gerginlik konumuz Marduk veya olası dünyanın sonu teorilerine dair. Herkesin aynı anda yok olacağı bir kıyamet fikri değil beni korkutan, aksine bu benim için ideal ölüm. Düşünsenize herkesle beraber aynı anda ölmek daha güzel ne olabilir ki, geride kimseyi bırakmadan ya da kimsenin ardında kalmadan. Üstelik iş güç, albüm, para yani genel hatlarıyla bir hayat derdi olmadan, pek çoklarına göre olabilecek en idealist zamanlarımızda. Neyse toplu ölümlere bu kadar övgü yeter. Esas dünyanın nasıl sonlanacağı beni endişelenndiriyor. Bizim bu civarlarda patlayan bir nükleer bombayla mı, gerçekten bir göktaşıyla mı, reklam kokan hadron çarpıştırma denemeleri esnasında mı, yoksa herkesin "lan bir pislik olacak" şeklinde düşünmesi sonucu oluşacak olası ortak iradeyle mi. İlki ve sonuncusu daha muhtemel görünüyor bana diğer ikisinden.



Gelelim geçtiğimiz haftanın güzel etkinliğine, We Play'in 10. yaş günü kutlamasına. We Play nedir derseniz buyurun buradan sitesine bir göz atın. Güzel performanslar izledik, değişik performanslar izledik, güzel bir performans sergiledik. Biz Emir Yargın Efendi'nin ekibi olarak ordaydık. Lansmandan beri böylece çalmamıştık sanırım, Nil İpek Hanım, Umut Bey, Kont Kardeş sahneye çıktık. Ben gitarın sesini biraz fazlaca açtım ama sanırım sahnede en çok biz eğlendik, seyircilerin de pür dikkat izlediğini fark ettim. (pure=pür) Kemik çaldık ve tabi ki Emir Bey konserlerinde yaptığımız üzere sonunda farklı müzik türlerinden seçkilerden oluşan bir bölüm yaptık. Dubstep'le sağa sola savrulmalar mı ararsınız, halay çekmeler mi, latin havaları mı, black metal ile civciv ezmecilik mi (sahnede hiç bir canlıya zarar gelmemiştir) akapellalar mı... Neyse biz çokça eğlendik Kemik'i çalarken, tıpkı yıllar önce olduğu gibi. Beklediğimden daha çok tanıdık insanla karşılaştık, müzik piyasası daralmış meğersem iyice. Öncelikle Mahmut Bey'in gitar çaldığı bir grubu dinledik, sonrasında dikkatler biraz dağıldı, arada Mira'nın etkileyici performansını dinledik, bir ara Melis Danişmend'in sahnede tek başına çıplak sesiyle pek güzel bir şekilde şarkı söylediğini duyduk. Nil İpek Hanım'la son olarak dinleyip beğendiğimiz ses Hediye Güven'di. Yengeç adlı şarkısını bir caz standardına yedirip söyledi. Albümünü ttnet'ten dinleyebiliyorsunuz. Bir de etkinlik sırasında değil ancak sonra eve geldiğimde ve We Play'in sitesinde gezintiye çıktığımda bir grup daha keşfettim. Daha doğrusu duymuştum ama denk getirip dinlememiştim. Bu grubun adı da Biz, çaldılar ve kaçırdım sanırım ama yine denk geliriz ne de olsa. Bu bağlantıları koyarken çok vakit harcadım, siz de öyle okuyup geçmeyin, tıklayın, dinleyin, hımmm deyin.



Bir adet Emir Bey haberi daha var, geçtiğimiz konserden evvel Nazlı Hanım'ın benimle yaptığı bir röportaj vardı müzik piyasasına dair, diğer yaptıkları röportajlarla birleşmiş ve ortaya böyle bir video çıkmış, ben keyif aldım izlerken, genel anlamda bir fikir de veriyor, size de izlemenizi tavsiye ederim.

Alt yazıda kısaca bahsettiğim bir Sezen Aksu seti vardı, bilgisayara aktarıp bir yandan da dinlediğim, hani Yusuf Ağabey'imden gelen. 1991'e gelene kadar 4-5 kez intiharı düşündüm, hiç de dememişler ki bu müziği dinleyen adam ölür diye. Neyse çok güzel, üzerine detaylıca yazmak istiyorum bir ara.

Hiç yorum yok: