Çarşamba, Mart 27, 2013

Yeniden İnşa


Bu akşam saat 21:00'de Kadıköy'de Kadife Sokak'taki (Barlar Sokağı) Dunia'da sahne alacağız. Bakın 21:00'in altını çiziyorum, hatta gerçekten çizdim. Hafta içi zaten, erken başlayalım erken bitirelim. 23:00 gibi işimiz bitse 00:00'da yataklarımızda oluruz. Hem her şey konser mi canım, gelin görüşmüş olalım, başka güzellikleri paylaşalım. Emir Bey çok uzun zamandır olmadığı üzere 6 kişi sahnede olacak bu gece. Nağme Hanım, Nil İpek Hanım, Umut Bey, Kerem Bey ve Enis Ağabey bana eşlik edecekler, beraber çalıp söyleyeceğiz şarkılarımızı.

Günlerdir kafamda kurgular dolanıp duruyor. Ne kurguları diyeceksiniz? Şöyle ki çoğu insan bu kurgulara ya da gözlemlere "komplo teorisi" diyor ama bari ben bu kadar önyargılı bir kelime kullanmayayım değil mi aldığım eğitime yazık. Neyse günlerdir farklı farklı şeyler okuyorum, farklı kanıtları araştırıyorum, farklı kaynaklara dalıp çıkıyorum. Çok da bilmediğimiz şeyler değil bunlar işte, Amerika'yı yeniden keşfetmiyorum yani ya da belki de Amerika'yı yeninden keşfediyorum aslında. Hepimizin yaptığı şeyler bunlar. Matrix izlemek, 1984 okumak, Zeitgeist'ı görmek, Sikkofield'in yazıların göz atmak vb... Hep denildiği gibi internet dipsiz bir kuyu ve hâlâ tam anlamıyla sansürlenemiyor ve takip edilemiyor şükürler olsun ki.  Bu yüzden de arayan mevlasını da buluyor belasını da. Yani doğru bilgilere ulaşabileceğiniz gibi en çok yanlış bilgilendirmeye de maruz kalacağınız mecra yine burası. Ama çoğumuzun "komplo teorisi" olarak hiç düşünmeden adlandırdığı araştırmalara bana kalırsa göz atın bol bol, hiçbir şey olmazsa zihniniz açılır, bir farklı düşünce daha öğrenirsiniz. Neyse bu kurgucu ve gözlemcilerin arasında iki ayrı cephe var, biri daha Tanrı ve Şeytan ikilemiyle gidenler, diğeriyse bu ikilemi dinden bağımsız iyi ve kötü olarak tanımlayanlar. Her halükarda hepsinin sonucu aynı. Dünyayı ruh hastası adamlar yönetiyor. İster şeytan deyin, ister kötü ya da ahlaksız. Bu konuda hem fikir olmayanımız da sanırım yok. Öyle olmasa yaptığımız işlerden memnun olur, düşünüp, sorgulayıp, gözlemleyip melonkoli içinde yok olmazdık. Neyse yine de umudu kaybettirmeyen bir şey var bu korkunç derecede güçlü sistemde. Sistemi oluşturan parçaların bir kısmı mesela ben, mesela sen, sistemden hoşnut değilsin ve bir şekilde içinde bir huzursuzluk var. Kimi bunu mizahla, kimi sizi sarsmaya çalışarak, kimi kabullenerek, kimi de tüm gücüyle bağırarak anlatmaya ya da anlatmamaya çalışıyor. Bu huzursuzlukların bütünü, ümit ediyorum ki, bir gün bu sistemi çökertecek en beklemediği anda. Neyse ama düşünmeye gayret edin her bulduğunuz boş vakitte 3-5 dakika da olsa herhangi bir şeyi düşünün, beyniniz standby moduna alışmasın. Kullanmak gerekir sonra ararsınız da bulamazsınız.


Bir de bir şey demeyeyim diyorum diyorum ama olmuyor arkadaş. Hükümetin yaptığı hiçbir işe güvenmiyorum ve samimiyetine inanmıyorum ancak şu barış sürecine karşı içimde oluşan ya da kafama vura vura zorla oluşturulan "bir dur bakalım" hevesi vardı, "bir şeyler iyiye mi gidiyor acaba" hissi. Hani hepimizin bazen bir şeylere inanmak istememizden kaynaklı yarattığımız illüzyonlar var ya Obama'nın seçim konuşmasını izleyip ya da başbakanın konuşmasını izleyip heyecanlanmak gibi, işte o nevruz kutlamasında da benzer şeyler hisseder gibi oldum. Umudu olanlara hitaben yazılmış bir metindi bu çünkü ta ki Ciwan Haco ve Abdullah Öcalan o gün içinde ya da sonraki günlerde hoca efendiyle selamlaşıncaya kadar. Ah be arkadaş, bana da yazık, o meydanlarda toplanan insanların %95'ine de yazık, o meydanda toplanan insanlara küfreden insanların %95'ine de. Bir şey demeyeyim diyorum ama tutamıyorum kendimi. İşte kimisi zamanı tutamaz kimisi de kendini der Kenan Bey'in de gözlerinden öperim. Yeniden yapılandırmak lazım araya "-t" koyup edilgen etmeden.

Bir de şöyle iki güzellik var, ilki yukarıda bahsettiğim şeyle alakalı biraz aslında, bu sistemi "farkındalık" yıkacak gibime geliyor demiştim ya, kimisi mizahla dışa vuruyor bu durumu cümlesinin en güzel örneği işte: Plaza Kaşarı'nın röportajı. Diğeri de adeta geçmişten yüzümüze vurulan tokat mahiyetinde bir müzik yazısı.

Hiç yorum yok: