Cuma, Nisan 12, 2013

Panoramik


Tabi ki dün de yoğun tempomdan ödün vermedim. İşten çıkınca Yiğit Bey'le randevulaşmıştık. Artık yeni bir kaydın zamanı gelmişti ve Toz'un kaydı sürecinde aldığımız keyif ve tatmin birlikte bir şeyler yapma isteğimizi sonsuz eylemişti. Gün içinde de tesadüfen Nil İpek Hanım'la konuşunca Yiğit Bey'e beraber gitmeye karar verdik. Tünel'de buluştuk bir lokma bir şeyler atıştıralım diye Mustafa Amca'ya giderken yan dükkanda Katia Hanım'la karşılaştık. Oturduk, onunla ve arkadaşıyla tostumuzu yedik, sohbetimizi ettik, dondurmacılardan konuştuk. Bu güzel karşılaşmayı ardımızda bırakıp Yiğit Bey'e devam ettik sonrasında, biraz sohbet muhabbet, biraz kurulum derken başladık gitar kaydına. Bir yandan da birbirimize şarkılar dinletiyoruz, neyse vakit güzel ve hızlı geçti, umarım kayıtsal anlamda da verimli geçmiştir. Sıradaki adımlar davul, bas, vokaller ve nüanslar şeklinde olacak herhalde. Neyse ben şimdiden heyecanlandım Saray için, bence siz de heyecanımı paylaşabilirsiniz. Kayıt gelene kadar buradan iki kişilik canlı ses kaydına, buradan da geniş kadrolu konser video'suna ulaşabilirsiniz. #saraylaryanmasın heçtegiyle bu ay boyunca ahahhaha şaka şaka. Tam hakimiyetim yok zaten twitter'a. Bizim kuşakla bizden 4-5 sene sonraki kuşağın en büyük farkı da bu, twitter hakimiyeti. Allah daha büyük dert vermesin diyor diğer paragrafa geçiyorum.


Gelelim diğer güzel gelişmeye. Hatırlarsanız belki geçtiğimiz yaz Can Bey ve Duygu Hanım'la bir film projesine soyunmuştuk. Öbür Taraf adında. Ben de bu projenin müzik direktörlüğünü üstlenmiştim. Yani film boyunca kullanılacak müziklerin tespiti ve yerleştirilmesi. Can Bey bu esnada bir sahnede Cennet Bahçesi'ni kullanmak istediğini söylemişti ilerleyen günlerde, ben de sevinerek "Neden olmasın?" demiştim. Neyse araya yoğunluklar girince filmin çekim süreci biraz askıda kaldı, kış kıyamet geçti o esnada, bakalım havalar güzelleşince filmi bitirir miyiz bilmem, ancak Can Bey Cennet Bahçesi'ni kullandığı sahneyi elindeki görüntülerle tamamlayıp Cennet Bahçesi'ne bir klip oluşturdu. Ses olarak bizim evde kaydettiğimiz video'nun sesini kullandık ve ortaya bence çok hoş bir şey çıktı. Şaka maka Emir Bey'in de ilk klibi böylece ortaya çıkmış oldu. Ölümden kaçamayışı anlatan bir sahnede kullanılan şarkının adının da Cennet Bahçesi olması ayrıca iç rahatlatıcı. Yönetmenliğinden ve emeklerinden ötürü Can Başkan'a, güzel oyunculuğu için de Duygu Başkan'a sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Buyurun buradan hep beraber izleyelim:


İzlediysek kaldığımız yerden devam ediyoruz, hayat bu, rakıyla rakılmıyor. Çağımızın en alkolsüz insanlarından biri olarak "Yeni Rakı" reklamı tadında bir klibim olması da medeniyetler beşiği bir insan olmamdan kelli herhalde. Neyse ne diyorduk, dün akşam Yiğit Bey ve Nil İpek Hanım'dan ayrıldıktan sonra hatta çok kısa bir süre de olsa Levent Bey ve Asena Hanım'a da "merhaba" dedikten sonra, Karaköy'e indim hızla yürüyerek ve vapura bindim. Aylardır fark etmemişim hayatımdaki eksiği! Ne güzel şeydir vapur, İstanbul'u deli gibi sevme sebeplerinden en delirteni belki de. Tıpkı Saray'ın sözlerini yazdığım gece gibiydi, vapurda, arka açıkta, Topkapı'nın önünden süzülürken! Güzel bir tesadüf, benzer başlangıçlar.

Son olarak değinmeden geçemeyeceğim bir konu da şu boynumun ağrısı. Ensemin sağ arka tarafında hafta başından beri peydah olan bu ağrıya "uyuyup uyanalım geçer" mantığıyla yaklaştım, beraber 4. günümüze girdik sanırım. Sanırım ruhani ağrılar, fiziksele dönüyor zamanla. Neden mi ruhumuz ağrıyor? Bundan ve şundan mesela, en çok da bunlardan! Her yeni saat yeni bir ruh ağrısı kazanıyoruz, neyse ağrıtmayalım daha fazla. Hemen iki, üç müthiş şarkı koyalım da ruhumuzun ağrısı dinsin. İlki King Crimson'dan geliyor -ki önceden buraya koymuşum bu parçayı bir ara- Three of a Perfect Pair, ikincisi Emerson, Lake & Palmer'dan geliyor From the Beginning ve sonuncusu Infected Mushroom'dan geliyor Converting Vegetarians. Sondan ikinciyi -ki baştan da ikinci oluyor- dinlettiği, sonuncuyu da hatırlattığı için Yiğit Bey'e sevgiler. Sevgiyle kalın.

2 yorum:

Ayşe Tosun Misirli dedi ki...

sen de mermeyle boyun egzersizlerine basla istersen :)

Emir Bey dedi ki...

Amam tanrım!