Çarşamba, Mayıs 15, 2013

Vicdan


Kaç gündür yazayım, derdimi dökeyim diyorum, yazamıyorum, daha doğrusu yazıp yazıp siliyorum, ne yazacağımı hiç bu denli bilmediğim olmamıştı. Hatay diyorum kendi kendime, Reyhanlı diyorum, çevremde tek tük insan anlıyor ne dediğimi, işin komiği o kadar çok insan hiçbir şey olmamışçasına gayet normalce devam ediyor ki hayatına; yine de bugüne dek en tepkisiz kalanların bile çaresizliklerini ifade etme çabasını görmek güzel, güzel demeyelim de umut verici. Kendi çaresizliğimin boyutlarının büyüklüğünü şu an açıkladım aslında, birilerinin umudunu yitirmesinden umutlanacak kadar zor durumdayım. İnandığım görüş ne yazık ki bu olayın Türkiye'nin 11 Eylül'ü olduğu yönündedir tıpkı Sikkofield'ın da söylediği gibi. Bunu istediğiniz yönüyle anlayın, ister ülke tarihinin en büyük terör olayı deyin, ister birilerinin destek olduğu bir derin devlet kurmacası, ister savaş açlığı. Netice değişmeyecek, ölen onca insanın günahını taşıyanlar mutlu mesut ve pişkince takılıyorlar hâlâ. Vicdanı olan, üzülen, endişe duyan, hesap sormaya gayret eden birilerinin olduğunu görmeye muhtacız. İşte o "yalnız değilim herhalde" hissi değerli olan galiba artık, lütfen ama lütfen 10 dakikanızı ayırın ve şu konuşmayı dinleyin. Belki hiç bilmediğiniz bir şey öğreneceksiniz ya da dikkatinizi çekmeyen bir detayı yakalayacaksınız ya da ne bileyim en azından bildiğiniz şeyleri başka birinden duymak size iyi gelecek, lütfen izleyin!


Ne yaparsak yapalım, artık sırtımızdaki, aklımızdaki, kalbimizdeki yüklerin ağırlığı gitgide artıyor. Hayatımızın her anında üzerimizde bir ağırlık, bazen güldürmüyor, bazen uyutmuyor, bazen kahrediyor. Böyle bir konu varken, en azından bu yazının içinde başka bir şeyden bahsetmek istemiyorum. Dediğim gibi lütfen şu video'yu izleyin.


Hiç yorum yok: