Pazartesi, Haziran 10, 2013

Şeytanla Savaş


Karşımızda şeytan var farkında mısınız? Nefretle dolu, göz göre göre yalan söyleyen, insanları doğru yoldan saptıran, insanların arasına kinden duvarlar ören, kibirden tepelerde yaşayan, cehalete hükmeden, korkuyla hükmeden, yaptığı adalet dışı tüm işlerinde tanrının şahitliğine sığınan, kabadayılığıyla toplumu etkileyen, tehdit eden, tehdit etmekle kalmayıp zulmeden, işkence eden, can alan, yok eden, tüm bu acıların üstünden siyaset yapan ve insanları kışkırtan, insanları kendine inandıran, kendine inanmayanlara ve kendi gibi düşünmeyip yaşamayanlara asla ama asla tahammülü olmayan, karşısında duranları hedef gösteren, ezmek için uğraşan, hor gören, yanında duranları da zorla alıkoyan, tehdit eden bir insan yönetiyor bu ülkeyi. Ülkemin insanlarının çok büyük bir kısmı bahsi geçen kişinin bu yüzünü 10 gündür görme şansına erişti, daha küçük bir kısmı haftalardır, daha da küçük bir kısmı aylardır, çok çok küçük bir kısmı da yıllardır görüyor, birebir yaşıyor ve deneyimliyor kendini tanrı sanan bu iradeyi. Bu şeytandan başkası olamaz. Bu kendinden emin vahşetin, zulüm ve kibrin karşısında eğer mizahla durmaya kalkışmasak muhakkak kafayı yerdik, beynimizi sakatlardık. Buraya kanıtlar dizmeyeceğim, kanıtlar her yerde, yeter ki gözünüzü kapatmayın, vahşeti ve zulmü burada paylaşarak yüceltmeyeceğim, inanılmaz derecede gurur duyduğum neslimin bu sıra dışı ve destansı direnişini de analiz etmeyeceğim burada keza her ikisi de yeteri kadar yapılıyor şu an. Ancak bu gerçekler ve bu kanıtlar, farkında olmadan zalimin yanında yer alanlara ulaşmadıkça, toplumdaki bölünmeyi hızlandırmaktan başka bir işe yaramaz. Farkında olmadan diyorum çünkü buna tüm yüreğimle inanıyorum. Çoğu insan bile bile göz göre bu vahşetin yapılmasına göz yummaz, sadece gerçekler onların önünden yapılabilecek her türlü cambazlıkla kaçırılmaya çalışılıyor. Ne yazık ki bir başka kesim var ki onlar da güce, paraya ve şeytana tapıyorlar ve bile bile göz göre göre bu akıl almaz olaylara ortak oluyorlar. Bizim naif düşüncelerimizin, etik değerlerimizin, romantik direnişimizin karşısında olabilecek en korkunç, en seviyesiz, en vahşi, en çileden çıkartıcı sözler ve müdahaleler duruyor. İşte o noktada bu mizahımızı ve doğru bildiğimiz değerleri kaybetmediğimiz anda kazanırız. Şeytanla savaşmak zor bir iş, dediğim gibi tek silahımız mizah ve naiflik...

2 yorum:

victorvandort dedi ki...

Selamlar

Blogunuza girildiginde dilaykemer.com ile alakali bir login ekrani cikiyor bilginize ya da sadece bu yaziya girildiginde.

Yazdiklariniz ile alakali ise her kelimesine katilmamak mumkun degil. Ulasamadigimiz, olaylari uzaktan en kotusude televizyondan izleyen kitleye bu olanlari anlatmak lazim, yaftalamadan ve sakince. Ancak o zaman bu yedigimiz biber gazlari ve bize reva gorulen muamele onlarin silahi olmaktan cikip bizim silahimiz haline gelebilir.

Emir Bey dedi ki...

Sanırım dediğiniz şeyi düzelttim, benle alakalı değil, verdiğim bir bağlantıyla alakalıydı, umarım düzelmiştir.

Anlatmaktan, göstermekten, vicdanlara seslenmekten ve empati zemini oluşturmaktan başka çaremiz yok.