Cumartesi, Temmuz 20, 2013

Sakareller - Yarı Ömür


Bu aralar önemli müzikal gündemler arka arkaya geliyor. İlki favori gruplarımdan Sakareller'le ilgili. Benim de ilk albümleri yayınlandıktan sonra ve Uğur Bey'in Yeni Dünya'ya geçmesiyle birlikte dahil olduğum ve beraber nice konser verdiğim Sakareller sonunda en son kayıtlarını gün yüzüne çıkarttı! Yeni kayıt demeye dilim varmıyor bunlara, kaydedileli gerçekten yıllar oldu ama toplum nezdinden taptaze kayıtlar. Yarı Ömür adındaki bu EP'mizi alttaki bağlantıdan ister online olarak dinleyebilir, ister farklı formatlarda bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz. Bence ikisini de yapın elinizde bulunsun:





Haydi konusu açılmışken biraz daha bu albümden bahsedeyim. 4 şarkıdan oluşuyor bu albüm. O gün 5 şarkı kaydetmiştik, bir tanesi Sandık'tı. Sandık, Sakareller'in son kaydedilen bestesi ve Kompile Karga 2 albümünün açılış şarkısı aynı zamanda. Benim de üretim ve kaydına katkım olan şarkılardan ilk yayınlananı. O yüzden bende yeri ayrıdır, karanlık bir şarkı biraz benim de katkım oldu herhalde bu karanlığa ama olsun. Neyse bu kalan 4 yorum EP yapılmak üzere ayrılmıştı. Bir tanesi Akvaryum adlı yetmişler Türkiye'sinden bir grubun Galip Dede adlı bir şarkısı. Grup o kadar kenarda köşede kalmış ki bu şarkıyla nasıl tanışıldı hiç bilemiyorum ama çok çok güzel bir şarkı, döneminin The Beattles etkisi kulaklardan kaçmıyor tabi. Güzel bir hikayesi var Galip Dede'nin. Bir diğer şarkımız Pixies'in Alec Eiffel adlı parçasının Türkçe'ye uyarlanmışı. Eskiler buna aranjman der, ben bu kullanımı pek doğru bulmasam da. Pixies de hayatımda dinlediğim en sıra dışı oluşumlardan biri. Eiffel Kulesi'nin mimarının hikayesini anlatır bu şarkımız. Bir diğer şarkımız efsaneler efsanesi Kraftwerk'in Radioactivity'si. Elektroniği elektrikliye evirdiğimiz bir yorum bu, Bayan Küre'den bahsediliyor. Bu kez de derdimizi mors alfabesiyle anlatıyoruz, Uğur Bey'in katkılarıyla. Albümün beni sözleriyle ve çalımıyla en keyiflendiren şarkısı ise Radiohead'in Anyone Can Play Guitar'ı, yani bizim Herkes Bağlama Çalamaz'ımız. Müthiş bir uyarlama göreceksiniz sözlerde, bir hikaye nasıl en iyi şekilde Türkçe'ye ve Türkiye'ye adapte edilir şahit olacaksınız. Bu keyfi almak için şarkıların sözlerine de göz atmanız gerek tabi, yukarıdaki bağlantıdan şarkılara tıkladıkça sözlerini görebilir ya da ilk açılan sayfadan indirme seçeneğini kullanır pdf olarak sözleri de edinirsiniz. Yazmasam rahat etmeyecektim, benim için çok hoş bir şey bu EP'nin çıkması, umarım sizler de beğenirsiniz. Bu arada Metin Bey ve Barkın Bey'e de (Replikas ağabeyler) nice teşekkürler bu kayıtla uğraştıkları için. Deneyevi'ne diyecek bir şey yok zaten. Bir de albümü yayınlayan ve siteyi kurgulayan Başar Bey -ki kendisi sanırım tüm şarkıların da solisti bu EP'de- tek bir cümle not eklemiş, açık ve net:

"bu kayıt, gezi parkı eylemlerinde ölen ve yaralananlara ithaf edilmiştir"

EP artık çok daha anlamlı bu cümleyle. Sakareller sevgimi kalbime geri gömüp konumu değiştiriyorum. Bir alt yazıda bahsettiğim Evden Uzakta'nın ikinci bölümü yayınlandı! Öyle bir bölüm ki "hay groove'una kurban" dedirtiyor. Çünkü konuklar İlhan Erşahin ve Istanbul Sessions! Canlı dinleyip de salyalarıma hakim olamadığım bir gruptur kendileri vaktiyle, efsanevi 4 kişi görürsünüz çünkü sahnede ve müzik değil büyü yaparlar tabiri caizse. İşte Evden Uzakta'nın ikinci bölümünde de sihre devam etmişler, buraya tıklayın ve izleyin/dinleyin. Bu arada Yasemin Mori ve Boğaziçi Caz Korosu'nun olduğu ilk bölümün şarkı şarkı video'ları da youtube'a yüklenmiş, NetD'nin sayfasından ulaşabilirsiniz.

Dün bu arada Yoğurtçu Parkı beni forumlarından başından beri ilk kez hayal kırıklığına uğrattı, konu mu dağıldı, gündem mi bulamadılar, insanlar nereye gitti gibi pek çok soru belirdi kafamda, şarkılarla türkülerle parkı boşalttılar resmen. Çok enteresan, her saniye gündem üretiyor halbuki sözde ülke yöneticileri. Sisteme entegre bu gündem üretimi de. Harcayabileceğimizden yüksek bir hızda üretiliyor böylece birinin önemini kavramadan yeni 5 tanesi çıkıyor karşımıza. Kapitalizmin siyasete sirayeti. Neyse bunca güzel müziğin altına sinirlenmeyeceğim şimdi, artık saklayamadıkları ekonomik krizin sebebini bu olaya yormaya çalışmalarına çok bilendim ama, bunu not düşelim.

1 yorum:

fidaner dedi ki...

sanat iletişim kanallarının test edilmesidir! bir eserin çerçevesi olsa olsa bu işe yarar... :)