Perşembe, Aralık 05, 2013

İki Konser Birden


Yarın yani 5 Aralık Perşembe günü Boğaziçi Üniversitesi'nde Müzik Kulübü'nün düzenlediği Akustik Sahne etkinliğinde sahne alacağız. Yenilenen Emir Bey kadrosunun da ilk görücüye çıkışı olacak bu uzunca bir aranın ardından. Tufan Bey, Berkay Bey ve Nil İpek Hanım'la sahnede olacağız. Repertuvarın yarısı bestelerimden, yarısı da sevdiğimiz şarkılardan müteşekkil, alıştığınız bir Emir Bey oranı diyebiliriz. 20:30'da en geç orada olmanızı tavsiye ediyorum, şayet dinlemek isterseniz. Konser Müzik Kulübü'nün Piyano Odası'nda olacak, büyükçe bir ev konseri tadında. Müzik Kulübü de Güney Kampüs'te 1. Erkek Yurdu'nun altında, Saatli Bina'ya bakan tarafta. Yolu düşen dostları beklerim. Etkinlik sayfasına da buradan ulaşabilirsiniz.


Perşembe konserini kaçıranlar ve tekrarını isteyenler için 6 Aralık Cuma akşamı da Kadıköy'de Karga'da sahne alacağız. Karga, Kadife Sokak'ta (Barlar Sokağı) hani Rexx'in sokağı olan sokak. Dinlemek isteyenleri 21:00 gibi bekleriz, Karga'da repertuvarımızın tamamına yakını bestelerimden oluşacak. Güzel bir haber de şu ki bizden hemen sonra Selim Saraçoğlu sahne alacak ki kendisi besteci ve şarkıcı kimliğini çok takdir ettiğim bir insandır, şiddetle tavsiye ederim. Etkinlik sayfamız da şurada. Bu güzel afiş de tüm diğer güzel afişler gibi Nil İpek Hanım'ın eseri.


Dünyanın her köşesinden benzer isyanlar benzer çığlıklar yükseliyor, siz de duyuyor musunuz? Bu sesleri çaresizce bastırmaya çalışan bir kaç geçici muktedir var her yerde, acımasızca "görevini yapan" polisler, kendilerine durumdan vazife çıkaran askerler, sermayeden ve ranttan yana patronlar, karaktersizlikten güce tapan insansılar ve bunların karşısında pırıl pırıl duran, umudunu kaybetmeyen ve daha güzel bir dünya için mücadelesine devam eden insanlar var. Acı çeken, zarar gören, yok edilen ama insan olduğumuza şükrettiren insanlar. Sadece sen ben değiliz zalimlerle savaşan, sadece bizim ülke de değil. En korkudan kokuşmuş patronun yönettiği medya şirketi bile haber akışında dünyanın farklı yerinden 3-4 isyan, protesto, direniş, çatışma -adına her ne derseniz deyin- haberi gösteriyorsa, gösterilmeyen neler vardır bir düşünebiliyor musunuz? Ben sürekli dünya kaynıyor gibi hissediyorum, doyum noktasını aşalı çok oldu. Benzer düşünen (sadece buralarda değil tüm dünyada) öyle çok kişiyiz ki! Bir kaç gündür kafamda dolaşan bu hissi sadece paylaşmak istedim. Başka bir dünyanın mümkün olduğunu ve bir gün var olabileceğini bilmek ve düşünmek bile ne kadar güzel.

Öldürülen kardeşimizden bir kaç cümle ile bitireceğim:

"Çekilen acılar ve verilen canlar hep fedakarlık olarak tanımlanır. Ama bu fedakarlıkların sonu yoktur ki... İnsan tektir, hürdür. Dizginlenmemelidir."

Hiç yorum yok: