Pazar, Mart 08, 2015

Mart Ayının Balık Burcu Üzerindeki Muhteşem Etkisi


Mart ayının Balık burçlarına verdiği yetki ve dolunay günlerinin etkisinden olsa gerek -Rabbim nazarlardan saklasın- on numara beş yıldız günler geçiyorum. Bir alttaki blog yazımda da bahsettiğim üzere hayatımın çılgınca -ve gayet keyifli- değişikliklere yuvarlandığı şu günlerde gün geçmiyor ki kahramanımız yeni bir macerayla karşı karşıya kalmasın.

Öncelikle yeni işimden bahsedeyim. RhinoRunner adlı güzide bir dijital ajansta "creative" olarak çalışmaya başladım. Ajansın ortağı Bekir ile güzel insanların (Bknz. Uluç) vesilesiyle tamamen bir tesadüf sonucu tanışmıştık. Sonradan Bekir'in yurt dışında yürüttüğü bir projeye ben müzikal danışmanlık yapmıştım ve bu sayede yaklaşık 8 ay beraber çalışmıştık. O esnada diğer ortak Çağlar'la da tanışmıştım hatta. Aradan çok vakit geçse de gönüller birmiş ki dönüp dolaşıp tekrar birlikte güzel işlere imza atmak niyetiyle bir araya geldik. Çalışmalara tam gaz başladık bile.

"Creative" demişken abimin de parmak bastığı gibi bir "şirk koşma" durumu yok, yanlış anlaşılma olmasın. Ahah. Evet, ne diyorduk, bir yandan yavaş yavaş yeni iş düzenini hayatıma oturturken bir yandan da göz bebeğim Pürtelaş 3+1 ile ilgili çalışmalara tam gaz devam ettiğim(iz) bir hafta yaşadım. Çok güzel insanlarla tanışıp güzel ortaklıklara dair hayaller kurduk, dilerim ki bu hayalleri gerçekleştirecek şansımızı ve heyecanımızı asla kaybetmeyiz.

Bu arada Pürtelaş 3+1'in SoundCloud hesabına şarkılar yüklemeye devam etmekteyiz; orada da her bölümden bir şarkılık çok güzel bir liste oluşuyor yavaş yavaş. En son bugün Sen Yağmur Dök'ten Rüya Bozumu'nu paylaştık ki gerçekten ibretlik bir paylaşım. İyi bir dost tavsiyesi verip net konuşuyorum: Dinleyin!


Sen Yağmur Dök demişken dinleyeceğiniz parçada gitar çalıp şarkıya eşlik eden Cihan Mürtezaoğlu ve kendi bestelerini çaldığı ekibiyle birlikte bu Çarşamba gecesi arka arkaya Peyote'de sahne alacağız. Geçen Peyote konseri çok keyifli geçti benim açımdan. Üstelik Canberk ve Berkay gibi hayranı olduğum müzisyenlerle birlikte çalamasam da aynı sahneye çıkacağım ahahah. Bir mâniniz yoksa 11 Mart Çarşamba akşamı 21:30 gibi Peyote'ye bekleriz, hem beni hem ardından Cihan ve ekibini dinlersiniz, hem de görüşmüş oluruz.

Ayrıca yine dünya için küçük olsa da beni mutlu eden bir adım atarak SoundCloud hesabıma bugün itibariyle bir yıldız taktım. Neden buna bu kadar sevindim bilmiyorum ama bu durum açıklayamadığım bir şekilde çok hoşuma gitti.


Geçtiğimiz haftanın en çılgın yanlarından biri de Emir Yargın'ın Geri Dönüşüm Kutusundaki Anılar albümünün lansman konseriydi. Emir ve KZU'ya Günsu, Koray ve benim de birer şarkıda eşlik ettiğimiz konserde resmen Nublu'dan ateş çıktı. Albüm zaten efsanevi, konserin enerjisi de en az albümün enerjisi kadar yüksekti. O gece orada olanlar "Nublu'da da halay çekemedim..." demeyecekler misal. Torunlarına anlatacakları bir hatıra daha kazandılar. Albümü YouTube videolarından (hem sözleri de var), Spotify'dan ve Deezer'dan dinleyebilirsiniz. Dahası en yakın müzik markete gidip "Bana Emir Yargın'ın CD'sini verin!" diyerek de temin edebilirsiniz. İçinde ben de varım diye demiyorum ama gerçekten şahsi arşivimde efsane işler kategorisinde yer alacak bir albüm.


Yine aşağıdaki yazıda bahsetmiştim Başak ve Ceyda'nın ev sahibeliğinde Mitanni'de gerçekleşen "bi' şarkım var"ın 7. konserine katılmıştım, bunun sonucunda da Başak beni aynı isimle yürüttüğü Açık Radyo'da yayınlanan programına davet etmişti. Dün de bu programa katıldım. Açık Radyo zaten canımız, program da hem canlı olması açısından, hem de sazlı sözlü olması açısından gayet güzel geçti. Yakında programın ses kaydını ve belki bir tane de sürpriz videosunu paylaşırım. Kendi müziğini yapan ve bunu birilerine ulaştırmak, dinletmek, sahneye koymak isteyenler için "bi' şarkım var" gayet samimi bir platform, ilgilenenler bisarkimvar@gmail.com'a şarkılarını gönderebiliyorlarmış.

A photo posted by Emir Aksoy (@aksoyemir) on

Ayrıca geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim dostlarla dünyayı ele geçirme projemizin ilk adımlarını da atmış olduk. Ben şimdiden üstü kapalı olarak bunun haberini vereyim sonra 5-10 yılın ardından bu insanlar neden bizi yönetiyor demeyin. Ahah.

Duvara sürülecek beyni olmayan ancak ülkeyi havaya uçuracak cesarete sahip olan pek değerli yöneticiler sağ olsun 2015 dev bir kriz yılı olarak başladı. Yapacak bir şey yok, bir şey yapabilecek kapasitedeki herkes akıl yoksunu hareketlere imza atıyor üstelik. Belki de yüzeye çıkabilmek için gerçekten de dibe varıp ayağı zemine basmak lazımdır ya da yıldızları görebilmek için havanın iyice kararması gerekmektedir, kim bilir. Yaşayıp göreceğiz, şükür ki yalayıp görenlerden olmayacağız.


Siyaseten bunaltıcı geçen son paragrafı kederini silip süpürecek bir şarkıyla bu yazıma tam burada son veriyorum. Jin'in Buludlar parçası sanki dünyanın en süper şeyi değilmiş gibi bir de siyahi solistleriyle bu şarkıyı yorumlayan Sütlü Kakao adlı bir gruba denk geldim ki mutluluğum tavan yaptı. Bu keşfe vesile olan Merve'ye de sevgiler ve önce Almanya'da çalışan işçi kardeşlerime, ardından şu an vatani görevini sürdürmekte olan aeşfıohafşıoah. Evet iyi akşamlar.

Hiç yorum yok: