Perşembe, Ağustos 06, 2015

Mendilimin Yeşili *


Daha sık yazı yazmaya karar veriyoruz iyi hoş da iş uygulamaya gelince her zaman öyle olmuyor, olsun yine de bence fena değil bu aralar performansım. Son yazıdan bu yana 10 gün geçmiş sadece. Bu 10 günde neler oldu kısmına girmek çıkmak biraz vakit alsa da ben şahsen ufak tefek şeyler yaşadım ancak ülkeciğimiz her gün yetkisiz dangalakların kanunsuz dayatmalarıyla kendini daha zor koşullar içinde buluyor. Olanlar, ölenler, çalanlar, şahitler, bağıranlar, sessizler, umursamazlar, kötüler, iyiler, şerefsizler, çok daha şerefsizler ve bir miktar şerefli insanın yaşadığı bir deliler çarşısına dönüştüğümüz bu sürece öncelikle hepiniz hoş geldiniz. Bu süreçlerle ilgili çok güzel yazılar yazılıyor her gün, gündem bizi kendi dışında başka herhangi bir şeyle ilgilenmemeye mecbur ediyor ancak ben zor olanı deneyip başka konulara sapacağım.

Paylaşmak ve buraya not düşmek istediğim ilk şey Canberk'in (Canberk Ünsal) güzel şarkısı: Hikayenle Ben.



Yüzün güneşin düğünü gibiydi,
Bakılmaz, dökülmez.
Yaktı hesapsız hazan ateşi,
Küllerinden gizlenilmez.
Sonrası kuşların yolu gibi,
Bilinir, görünmez.
Sancım, yalnız bir duvar telaşı,
Dokunmazsan, hissedilmez.
Yarın da bekleyecek miyim?
Hiçbir şey söylemeden.
O yollardan geçecek miyim?
Yanımda hikayenle ben.


Şayet SoundCloud'a erişemiyorsanız benim de minicik bir katkım olan şu YouTube videosuna bakabilirsiniz aynı şarkı için. Ama bence bir yöntemini bulup SoundCloud'a erişin ve Canberk'in diğer güzel şarkılarını da dinleyin. En basitinden http yerine https yazmayı deneyebilirsiniz, bazı internet dağıtıcılarında işe yarıyor hâlâ...

Bu arada gün geçmiyor ki Pürtelaş 3+1'in yeni bir canavar bölümü yayınlanmasın, en son dün İdil Meşe'yi ağıraldığımız bölümü yayınladık. O konuda vaktiyle şu yazılarda (I / II / III)yaptığım altılı mini geçmişe bakış listeleri yapmaya devam edeceğim ilk fırsatta. Hatta kalınız. Bu arada Pürtelaş 3+1 demişken bahsetmeden edemeyeceğim, çok yakında inşallah online bir platformdan offline işlere de uzanabileceğimizin haberlerini duyuracağım burada, güzel planlar peşindeyiz!

Onun dışında paylaşmaktan heyecan duyduğum bir diğer iş ise Levo'nun (Levent Sevi) ilk videosunu yayınladığı yeni projesi Var Olmayan Klipler. İsminden de anlayacağınız üzere Levo bazı görüntüleri kurgulayıp bazı var olmayan klipler yaratıyor. Bu kliplerin de ilki Peyk abilerimizin inanılmaz şarkısı Köleler ve Kilitler için gelmiş. Görüntüler de keşke bu olaylar hiç var olmasaydı dedirtecek şekilde 1992 Cizre Newroz Katliamı, 1993 Sivas Katliamı1994 Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Mitingi1995 Gazi Mahallesi Katliamı ve 2007 Hrant Dink Suikasti ve Hrant Dink'in Cenazesi'nden derlenmiş. Heyecanla bu serinin devam videolarını bekliyorum ben, siz de izlerseniz hak vereceksiniz diye düşünüyorum.


Bu arada bu klibin görüntülerin derlendiği yerden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Yılların AP'si yani uzun adıyla Associated Press tüm arşivini bir anda YouTube'a kusmaya karar vermiş, muhteşem de bir iş yapmış. Yakın tarihe dair inanılmaz bir cevher, ilgi duyan herkesin kurcalamasını tavsiye ederim, bu topraklardan da enteresan görüntülerle karşılaşacaksınız bu videoların içinde.

İşimiz gücümüz yeterince çok değilmiş gibi enteresan gelişmeler ışığında 10 gün sonra taşınmaya karar verdik. Göztepe'den Kozyatağı'na doğru yapacağımız bu geçişin de vatana millete hayırlı olmasını diliyoruz. Bakalım kahramanlarımız Merve ve Emir'i gelecek bölümde ne gibi maceralar bekliyordu.

Bu arada geçen hafta sonu pek güzel dostlar Ekin ve Sevda ile lise arkadaşımız Egemen'in düğünü sebebiyle Bursa'ya gittik. Güzel insanlarla yolculuk keyfi pek hoş oluyor, ayrıca Bursa'nın içini bilmem ama çevresi hâlâ yeşil. Salkım söğütler falan görülmeye değer. O derece görülmeye değer ki bu Pazar bir başka düğün sebebiyle bir daha Bursa'ya gideceğiz Merve Hanımcığımla.

A photo posted by Emir Aksoy (@aksoyemir) on

Her hafta aldığım albümlerden bir tanesine dair bir şeyler yazmayı planladığımı duyurmuştum geçtiğimiz yazıda, ancak bu haftaya nasip değilmiş demek gördüğünüz üzere ama çıkmayan candan ümit kesilmez. Çıkmayan candan ümit kesilmez derken Engin Amcalı şu güzide caps'imi de buraya monte etmeden geçemeyeceğim.

A photo posted by Emir Aksoy (@aksoyemir) on

Bu arada ofiste de işler fena gitmiyor, misal geçen gün Kutay Başgan, beni ve Fadik'i bir markamız için model olarak kullandı, normalde yüzümü çok eskitmem bu tip projelerde ama konu Kutay Başgan ve rol arkadaşım Fadik olunca koşullar değişti, bu vesileyle Fadik'in doğum gününü bir de buradan kutlayayım.

A video posted by Levi's® Sunglasses (@levissunglasses) on

Bir kaç güzel şarkı paylaşımıyla daha bu yazımı da bitirmek istediğimi belirtir, hepinizin gözlerinden öperim.

Barış Demirel a.k.a. Barıştık Mı - Ağahamam Apartmanı'nda Bir Çiçek


Minor Empire - Mendilimin Yeşili*


Bir de şöyle bir akım varmış ben çok geç gördüm, görmemle fotoğrafa asılmam bir oldu.


Şimdiden cümleten hayırlı Cumalar!

Hiç yorum yok: