Çarşamba, Ocak 27, 2016

Sizler de Böyle Hissediyor musunuz Acaba?


Neden böyle oluyor niye git gide daha kötüye gidiyoruz topluca diye düşünmeden kendimi alamıyorum. Uğraştığım iş güç her neyse ondan 5-10 dakika kafamı kaldırıyorum ve bazen sosyal medyadan, bazen gazetelerden, bazen haberlerden gündemde ne var diye bakıyorum, her seferinde de bakmaz olaydım diyorum.

Kağıt toplayıcılara gelen ceza, aklı selim insan İlber Hoca'nın bu durum karşısında yaptığı anlamlı ama anlaşılacağına inanmadığım çıkışı, evine dönerken cinsel saldırıya maruz kalmış gencecik bir kadın ve bu korkunç olayın üzerine muhabbet edebilen iğrenç yaratıklar, bir şantajcıya vücudunu göstermedi diye sapıklara hedef gösterilen bir başka kadın ve neyse ki bunu ifşa etmeye cesaret edişinin öyküsü, ülkeyi yönetiyor görünenlerden çok daha gerçek bir şekilde tüm sistemi yöneten tekelci ailelerden birinin bir mensubunun günlerce gündemde kalan full HD cenazesi, televizyon kanallarına ve televizyonculara açılan inanılmaz davalar, doğuda akıl alacak hali çoktan geçen savaş ve aklı selim herkesin buna dur deme çabası ama bunu durduramaması, bunlar olurken televizyonların genç tekelinin ağzımıza soktuğu türlü taklalı yarışma programları, muhtarlarla ettiği arkadaşlıktan gaza gelen bir adamın kaymakamlara "muhtarlardan bazıları sizden şikayetçi" diye lafa girip ardından

Statükonun gardiyanlığını yapan bir bürokrasi ülkeye patinaj yaptırır. Mevzuat şöyledir, böyledir. Mevzuatı koyun şöyle bir tarafa yeri geldiğinde, ben bunu bu şekilde yaparım deyin ve yapın. İşte bu iradeyi kullanmaktır. Kim için kullanıyorsunuz bunu? Vatandaş için. Hiç çekinmeyin kullanın.

diyebilmesi, belediyenin kurduğu ve meşrulaştırdığı toplu hayvan kobaylaştırma ve yakım merkezi, sanatçılara gelen yeni vergiler, yola bele ekmeğe havaya suya gelenleri saymıyorum artık bile, mesai saatlerinin Cuma namazına göre düzenlenmesi, otobüsü kenara çekip otobüsün ortasında namaz kılmaya karar veren İETT şoförü...

Sonsuza kadar uzar gider bu liste sadece geçtiğimiz hafta ortasından bugüne kadar baktığımızda bile. Ben ise bu listeye bakınca pek çok şey görüyorum aslında, öncesiyle sonrasıyla, olanca açıklığıyla ve altında gizledikleriyle can sıkan pek çok şey. Gördüklerimin toplamından çıkarttığım en can sıkıcı sonuç ise rantın, hırsın, cehaletin, kanunsuzluğun, zorbalığın hüküm sürdüğü ve bunları teşvik eden, bunlara göz yuman ve ancak bu düzenin meşru kılabileceği güçlü bir iradenin ülkeyi fiilen esir aldığı. Defakto olarak (yasal olmasa da olan, süregelen durum) yaşanılan bir barbarlık darbesi var ülkede, gitmiyor, bitmiyor, devam ediyor, güçleniyor ve kafası, vicdanı, çenesi, eli çalışan herkesi eziyor, boğuyor, tutukluyor, sindiriyor, hedef gösteriyor, yaralıyor, öldürüyor bir şekilde baskı altında tutuyor veya etkisiz hale getiriyor yani.

Sizleri de delirtmiyor mu bu durum merak ediyorum? Sizce bunun tek kaçışı görmezden gelmek, bakmamak, beklemek, ummak, eşle dostla televizyonla vakit geçirmek, sistemin içinde hiçbir şey yapmadan süregelmek ve buna alışmak mı? Bunun gün geçtikçe şiddetlendiğini ve daha da şiddetleneceğini göremiyor muyuz? Yanlışların, hataların normalleştiğini ve her geçen gün bizlerin anormalleştiğini, ötekileştiğini anlamıyor muyuz acaba? Üretmeye, yazmaya, çizmeye, konuşmaya, söylemeye, derdimi anlatmaya, çevremde tanıdıklarıma ve tanımadıklarıma ulaşmaya çalışıyorum her fırsatta ama gördüklerimin duyduklarımın kafamda yarattığı algı beni yenmeye başlıyor artık yavaş yavaş. Elinizdeki iyi güçleri kullanarak kötülükle, pislikle, katılıkla, bilgisizlikle, şiddetle nasıl savaşabilirsiniz ki daha doğrusu savaşabiliriz ki diye düşünüyorum. Orantısızlığı görüyorsunuz değil mi? Bunu nasıl dengeleriz bilemiyorum. Birlikte hareket etmek, cesur olmak, ses çıkartmak, doğruları söylemek, direnmek, iyi olmak, güvenmek, güvenilir olmak yapmamız gereken çok şey var ve bunları yaparken yapmamız gereken tek şey dönüşmek, kararmak, kötüleşmek...

Benim dediğim gibi olsun ya da bana uygun olanı olsun değil hayalim; adaletten, haktan, insandan yana bir sistem kurulsun. Bilmiyorum nasıl olacak bu iş ama umarım olur, umarım başarırız. Allah utandırmasın.

Not: Ben de istiyorum dinlediğim güzel albümleri tavsiye edeyim, izlediğim filmlere dair görüşlerimi yazayım, gündelik hayatta başıma gelen komik şeyleri paylaşayım sizlerle ya da Şişli'deki sokak arası park çetesini nasıl deşifre ettiğimi/edeceğimi anlatayım ama bir şekilde sağa sola bakıp olanları görünce içim çekiliyor, yazamaz oluyorum. Yine de yazmak lazım sanırım, üzerimizde yaratılmak istenen bu kapkara algıya karşı dünyada iyi, güzel, keyifli, eğlenceli şeyler de oluyor diyebilmek adına. Bir sonraki yazımda bunları yazacağım evet, gaza geldim şu an kendi kendime.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

nilipek i listesine eklemiş yekta kopan :)