Çarşamba, Mart 16, 2016

Size Biat Edeceğimizi mi Sandınız? Asla!


Polisinize adam öldürme yetkisi veren kanun çıkartın, hoş kanun olmadan da öldürenleri koruyup kollayıp saklayın ve hatta cesaretlendirin; ülkenin yarısında ne savaş ne barış hukukuna sığmayan barbarca ve telafi edilemez nefret tohumları eken bir savaş yürütün, pamuk ipliğine bağlı kalmış birlikte yaşama ümidini de havaya uçurun; dış politikayı tam anlamıyla "ergence" yönetin ve boğazınıza kadar çamura saplanın; her gün onlarca öğrenciyi, akademisyeni, avukatı, siyasetçiyi, yerel yöneticiyi, iş adamını sırf sizle hemfikir değil ve potansiyel tehlike oluşturuyor diye tutuklayın, hedef gösterin, itibarsızlaştırın ve hatta becerebiliyorsanız öldürün; ülkedeki yolsuzluğu, usulsüzlüğü, niteliksiz kadrolaşmayı, sapıklığı, görmemişliği ve cehaleti tam yetkiyle maddi manevi destekleyin ve onore edin, bu konuda ses çıkartanların sesini kısın; ülkenin başkentinde patlayan her bombadan sonra yayın yasağı getirin televizyonlar dizi ve yarışma yayınlamaya devam etsin ama köprüdeki "şüpheli aracı" tüm kanallar canlı yayında versin ve "maşallah polis teyakkuzda" dedirtin; size inanan (daha doğrusu inandığını söyleyen ve paradan başka şeye iman etmeyen haliyle ilk fırsatta sizi satacak olan) sokaktaki yoksul insandan dev patronlara kadar herkese güvenin ve güvenmeye devam edin; Orta Doğu'da istikrar olsun diyerek yüzünüze gülen, mültecileri tutarlar diye size para veren ama artık sizden elini eteğini çeken büyük güçlerin sizi ciddiye aldığına inanmaya, tabanınıza da bunun şeklini yapmaya devam edin.


Ben biliyorum ki benim acaba yarın patlar da ölür müyüm, göz altına alınır da tutuklanır mıyım, işimden olur da aç kalır mıyım, ailemle ülkemden kaçmak zorunda kalıp sefil konuma düşer miyim korkularımdan bin kat daha fazlasını siz yaşıyorsunuz ve korktuğunuzu gizleyerek bizi daha da çok korkutmak için tüm gücünüz ve deliliğinizle savaşıyorsunuz. Ama sizden çok korkamayız, çünkü biz biliyoruz ki doğru olanı yapıyoruz, biliyoruz ki öldürmekle, hapse atılmakla, işinden edilmekle bitmeyecek kadar çok sayıda aklı selim insanız. Biliyoruz ki güneş balçıkla sıvanmaz, her siyahın bir beyazı, gecelerin gündüzü de vardır! Biliyoruz ki bu ülke bizim ülkemiz, bizim de ülkemiz ve bu diyara bakınca gözümüzde dolar işaretleri değil, her şeye rağmen mutlu bir gelecek umudu canlanıyor. İşin en güzel yanı bunları siz de biliyorsunuz ve daha çok kafayı yiyorsunuz. Karşılıklı oturduk bir taraf üzüntüden, kahrından, acısı ve öfkesinden deliriyor, öbür taraf korkusundan. İyi olan kazansın! Ama anlamayanlar için tekrar tekrar söylüyorum:

Size biat edeceğimizi mi sandınız? Asla!



Fotoğraf: Barış İçin Akademisyenler Bildirsi'nde imzası bulunduğu ve ardından barış talebinde ısrarcı olduğunu belirttiği için dün gece tutuklanan üç akademisyenden biri olan Esra Mungan'ın bu sabah Boğaziçi Üniversitesi'ndeki dersi.

Pazartesi, Mart 14, 2016

Bu Kareye İyi Bakın


Dün bir fotoğraf paylaştım Facebook'ta, onu da link olarak paylaştım ve üzerine bir şeyler yazdım Ankara'ya dair. Sabah kalktığımda paylaşımım uçurulmuştu, bir kez daha buraya yazayım dün içimden geçenleri üç aşağı beş yukarı ve o fotoğrafı da buraya iliştireyim.


Bu kareye iyi bakın: Kanı, vahşeti, dehşeti, terörü yüceltmek ya da amacına ulaştırmak için paylaşmıyorum bunu. Bizim bakmaya gönlümüzün el vermediği, içimizi yakan, gözlerimizi dolduran bu kareyi kurgulayan insanlar ile savaşımız. Onlar bu kareye bakınca gülüyorlar eminim ancak suratlarına taktıkları maske onların adına demokrasi diyor, milli birlik ve beraberlik diyor, zaaf yok diyor, istifa yok diyor, kınıyoruz diyor, yakalayacağız diyor, karalılık diyor... Utanmadan, sıkılmadan, bıkmadan, tekrar tekrar bu cümleleri kuruyorlar. Ben de diyorum ki işte onlar bu kareye rahat rahat bakabiliyorsa, biz de bakıp neyle savaştığımızı bilelim. Yazıklar olsun, lanetler olsun hepsine! Yazık Ankara'ya, yazık tüm ülkeye, yazık teker teker ya da onar onar ölümünü bekleyen biz bu ülkenin insanına.

Ah Ankara vah Ankara, hiç bu kadar bahtın kara olmamıştın, inşallah binlerce ah çeker sana bunu yaşatanlar.