Cuma, Eylül 14, 2007

Başarısızlıklar ve Dallamalıklar Deryasında

İyi bir iş yapmıyorum bu aralar hiç. Birine bir hayrın dokunsun, birine yardım et, elinden tut yok efendim. Ne yapsam sonucunun dallamalıklara vardığı bir dönemdeyim. Sonbaharın bir tavrı mıdır bu bana karşı yoksa mantıyla bir de ekmek yiyenlere Allah' ın "bir dur artık" deyişi midir bilemedim. Sevdiğim insanların hayatlarına ne zaman isteyerek ya da istemeden müdahale etsem ne zaman "dur olum bak her şey çok güzel olacak" desem kendime veya sevdiklerime, ne sevdiğim kalıyor ne bir şey. Yahu birader beceremeyceğin işe ne el atıyorsun demezler mi adama. Derler tabi de benimkisi de bir ümit. Kendi ümidimi geçtim de başkalarına ümitlerini yitirtmek hayli ağırca bir yük.

Ah ah kısa dönemli de olsa huzurlu günler yaşanmıştı. Tehey ! Dünya değişiyor azizim, bunu anlamak için ent olmaya gerek yok, Allah herkese ent sabrı, arif irfanı versin. Bana bir de Melian Kuşağı lazım bir de Feridun Düzağaç' a. Ne diyordum, hım evet ümitsizlikler silsilesine büründüm yine, en hoşumuza gidenden en gitmeyene dek müzik yapabileceğimiz mekan seçeneklerinden de reddedildik. İlerde ayaklarımıza kapanırlarsa çaktırmadan elimle bir şey göstereceğim kendilerine. Neyse bu dallamalık timsali yazımı böyle kötü sonlandırmayayım da yine madde madde bir bitiriş yapalım.

* Dallama kelimesi beni sıkmaya başladı daha güzel bir şey varsa paylaşın kullanalım, paylaştığınız kelimeyi benim aracılığımda tüm dünya duysun. Eeeööh ! *kendi de inanmaz*

* Bunu yapan da insan biz de insanız göya, yan flütü çalan adammış aynı zamanda beatbox efektlerini de yapan, ben ikisi ayrı sandıydım ilkin. (yerelleştim) Bu adamla beni tanıştıran nacizane dostum Uraz Bey' e sevgiler. Uraz Bey, sen bunu okurken ben hede bödö retörrö !

* Dikkatinizi çekti mi bilmem havalimanına giden iett otobüslerinde (özellikle Sabiha Gökçen) yukarda numero ve semt yazan kısımda bir de uçak resmi var, peki neden iskeleye gidende gemi ya da vapur ya da en azından tekne resmi yok, ha derseniz ki havalimanı ile iskele değil ticari liman denktir, Harem' e giden otobüste de ben göremedim resim mesim, Haydarpaşa' ya giden minibüste ise hiç bir şey yok treni geçtim sinyali bile yanmıyor.

* Emre Bey' e iniyordum dün çiftlikten aşağı doğru, kilisenin önünde arnavut kaldırımı döşeli bir yokuş var yolun son kısmını oluşturan, orada top oynayan mahallenin çoru çocuğu vardı. Köşeden araba dönünce belime gelen maksimun 7 yaşındaki bir çocuk arrabaaaaa la mariyyaaaa diye bağırdı, kendimi İspanya' da hissettim, yaşasın zil şal ve gül !

* Bugün Matrix' i izliyordum, ajan var ya Elrond olan, hani sona doğru gökdelenin üstünde mi ne Neo buna kurşun sıkarken bu da belden sağa sola kıvrılıyor kurşundan hızlı hareket ediyor falan, orda aklıma geldi, Neo azıcık Türk olsa sabit duran bacağa topuğa nişan alır, vurur ajanı, ha o zaman da kafası sabit ayakları hareketli olursa daha komik duruma düşer en azından Neo da Tirinity de eğlenir.

* Bu başlıktaki 5. yazıyı yazan beni benden aldı.

10 yorum:

Hanife dedi ki...

yan flüte ve onu çalanlara karşı çok fena bir hayranlığım vardı,bu adamı dinleyince bin kat daha arttı açıkçası:))

morfasulye dedi ki...

yazının rengini değiştirmelisin. muck

obirmarka dedi ki...

Emirim seni özlüyor özlüyor sonra vakit bulunca muhakkak arayacağım diyorum ve fakat bu amnezi bünye onu bile atlıyor :(( İspanya diyince aklıma geldi sen de seversin hem diye yüklesene buraya diyeceğim; Endülüs'te Raks ...

orçun dedi ki...

off morfasulye aci söylemiş ;p o değil de yazım üslübü harflerin büyüyüp küçülmesi hoşuma gitti. onu dicektim ben. emir? emir???..
aa
uyumuş ;p

Emir Bey dedi ki...

hanife : adam bir de üstüne üstlük yakışıklı =)

mor : değiştirdim rengini de tipini de lakin ne yapsam istediğin sadeliğe ulaşamam =)

obirmarka : bilgisayarımdaki her şey silinmeseydi belki =)

orçay : sen de yap babuj, senin bilok kadar tarz olamadık biz daha =) süper olmuş hakikaten ama yahu ! böyle büyültüp küçültünce bağırıyormuş gibin oluyor :P

deryik dedi ki...

başlığı esefle kınıyor olmanın yanı sıra, hemen belirteyim, bi seneye kalmaz elinizi ayağınızı yalar o mekan sahipleri. olduğunu gördük, üzülmeyiniz.

bi de yan flüt demek ian anderson demektir, jethro tull demektir, arada gidip gelen akıl demektir, "aa adama bak pan olmuuş" demektir. lütfen yani. öyle nefes sesleri de duymazsınız hem. bi abla edasıyla "mail kutunuza bakınız" diyerek bitiriyorum...

böcek hanım dedi ki...

harflerin büyüyüp küçülmelerini ben de sevdim=) ama sen de pek sık karamsar oluyosun gibi geldi.rahat ol gencoğlan!

Emir Bey dedi ki...

deryik : ah yok canım bu gidişle kimse bizi ciddiye almayacak sonsuza değin =) evet bu arada dediğinizi gerçekten anladım hatta içimde hissettim vidyoların ardından. teşekkür ediyorum tekrar.

böcek hanım : tarzım bu beybe =P ehehe du bakalım :D

gülş dedi ki...

emir bey sabah sabah memlekete kavuşma sevinciyle de beraber kahkahalar attım :)
ümitsizlikler de insan içindir malum, bir zamanların fakir ama gururlu gençleri her zaman deri koltuklarda oturur sonradan bilirsiniz. diyeceğim odur ki siz yeni mekanlar araştırmaya devam edin. ne demiş yüce türk büyüğü rte, durmak yok yola devam.

Emir Bey dedi ki...

gülş : durmak yok yola devam :) eeheueuhe rte diye marka çıkarmak lazım =)