Pazartesi, Eylül 24, 2007

Nilüfer Gibi Şarkı Yok !

Ulan çok sinirlendim ! Gerekli gereksiz yere her habere, her sese yorum yapan enkırmen midir ne haltsa haber spikerlerimizden en cümle kuramayanı Ahmedi Necat' ın Amerika ziyaretinde bu şahsa karşı açılan katil pankartlarına ve bu şahsı Hitler' e benzeten pankartlara dair tek bir yorum yapmadı. Gerektiği zaman vay şerefsizin yaptığına bak kalitesinde yorumlarda bulunan bu büyük televizyoncu / gazeteci, "acaba asıl katil kim asıl soykırımı kim yapıyor" gibi ilk aklıma gelen -ki eminim tek değilim- bu basit soruları neden sormadı? Gördük Irak' ın nükleer füzelerini. Hoş benim şahsi fikrim, yanıbaşındaki ülkeye bu denli pervasızca girilebiliyorsa sen de biraz önlem almalısın. İran' ın yaptığı -ki bence yaptığı sadece iddia ediliyor da olabilir- şey de budur. Üstelik Ahmedi Necat' ı da dünya siyasetçilerinin genel yavşak politikalarına kıyasla çok daha gaz ve delikanlı bir politika izlediği ve yeri geldiğinde sert ve cesur konuşabildiği için takdir ediyorum. Yapamayanlar utansın. Amacım burda ne savaş çıksın diye borozan öttürmek ne Amerika' ya ya da İran' a taraf olduğumu belirtmek, ama bre beyin yoksunu cümle özürlü enkırmen, her şeyi görüp de bunu da nasıl görmezden geldin ona kızdım. Yiğit olsan, öldürsek de hakkını yemesek ama senin gibi yiğidin bir tarafına yoğurt kaşığı kaktırmak lazım.

Oha çok güzel laf ettim bravo !

Okul açıldı şurda bir bıcır bıcır yazı yazayım dedim, keyfimi kaçırdı adam! Hoş gerçi hava da pek tatsızdı bugün bir bıcırdayamadım ama olsun, bir ton insala görüşmek, sevinmek, sohbet etmek pek hoş ! Sanat Tarihi kılıklı seçmeli dersim tabiri caizse kol gibi güçlü göründü bugün bana, yahut şemsiye kadar geniş ! Neyse çok terbiyesizleşmeden, geçiyorum bunu.

Sabah yaptığım gözleme göre -sabah yaptığım gözleme pek lezzetli oldu bu arada- her sabah Üsküdar ve Kadıköy' den karşıya geçen insanlar (deniz yoluyla) yürüyerek köprüden geçseler, köprü yine tıkanır yine tıkanır. Ama köprüde yürümek hoş olabilir yine de gerçi eser biraz ama. Bir de Emre Bey' in yokluğuna yerinecektim Kabataş motorunda ama Merve Hanım' ın varlığı -biraz elektrik yüklü de olsa- yergimi sevince çevirdi. Daha iğrenç cümleler de kurabilirm hiç merak etmeyin.

Şimdi bunu yazınca farkettim, eskiden tespitlerimi ya da yaşadıklarımı önce buraya yazardım, sonra tanıdıklara anlatmak isteyince aynı hevesle, okuduk kiii gibi nahoş ve heves kırıcı tepkiler alırdım, şimdi -yaşadıklarımdan ziyade- gözlemlerimi önce yanımdakiyle paylaşıp sonra yazıyorum, hoş buraya giren tanıdıklar sıkılıyor bu sefer ama ufak ve daha sevimli bir kısım da eminim ben bunu önceden biliyordum diyebilmenin haklı gururunu tadıyordur.

Not almak çok önemli hem bilok için hem de dersler için. (hayat dersi verdim)

Küçükken biz yapardık geçen televizyonda gördüm ama başka yerdeydik kumanda hakimiyetim zayıftı geçti gitti. Yürüme yarışı yapıyorlar hem de olimpiyat gibi bir ortamda, bırak izlemesini düşünmesi bile komik yahu bir ton sporcu koşmuyor ama garip hareketlerle daha hızlı yürüyor. Of of vallahi pek komik, benim ve eminim Emer Tey' in adayımız Deryik Hanım olurdu, kendisi bize oturduğu yerden koşma taklidi yaptığından beri.

Gidilecek yerler, yaşanacak hayatlar, çalınacak parçalar, yenilecek yemekler geliyor aklıma sonra gidiyorlar ama şu an gitmeyenler Araf - Cümbüş Cemaat, Oldcity - Jukebox, bir de Supergirl (bunu çalmalı Emir Bey olaraktan). Yeni bir haftaya daha başladığımız bu bulutlu günlerle dolu İstanbul' dan her okuyana sevgiler, saygılar, selamlar! Dün farkettim selamın aleyküm' ü bir yere girerken olduğu gibi çıkarken de kullanabilirsin, ama eyvallah' a çok daha yatkınım çıkışlarda.

13 yorum:

Erinc dedi ki...

ehuehe annem sanat tarihi ögretmeni,haliyle fikrim var..Yıl sonunda dersle ilgili hiçbir şey öğrenilip/hatırlanmasa bile en azından bazı şemsiyelerin her istendiğinde açılamayacağı öğrenilebilir..Her zaman bardağın dolu tarafına bakarım =)))

Hanife dedi ki...

Hava okulun ilk günü için pek kötüydü,hayır zaten ilk gün hani hava da karamsar iyice göçmüştüm sabah:))Neyse hayırlısı:))

narsis7ekho dedi ki...

Ahmedinejad ABD'ye kafa tutuyor diye delikanlı görülebilir, gidip yerinde görmüş biri olarak on günlük engin(!) gözlemlerimi konuşturuyorum ki (ABDyavşaaa bir hükümetten bahsetmiyorum feeeekat) Ahmedinejad gibi gelenekçi birileri olmamalı o ülkede, olmamalı daha fazla, İslam Devrimi felaket bişi yahu. Çok fena ya.
Sen ABD'ye kafa tut (Bak o katil matil denmesi ayrı, kimden bahsettiğini bilmiyorum da) ülkendeki insanları kısıtla, kısıtla, kısıtla. Pek fena. Gerçi sorun o değil, mollalar ve mollakafalılar da. Iyh. fff.

Bi de hava kötüydü cidden daha ilk günden uyuyasım geldi bunun buz gibi havası filan olacak hemen saldım ben =D

Emir Bey dedi ki...

erinç : ah ben sizden bienal le ilgili tavsiyeler isteyeceğim bir e bak aklıma geldi !

hanife : havalar düzelsin. kısa süreli de olsa. amin.

narsis : yok yahu onlara hiç bir şey demiyorum ne islam devrimine ne iran ın yönetimine tavrına tarzına, ama bu amerikadaki o pankartı tutan adam kendi katilini yaratmış sadece saldırınca vicdan azabı duymamak için, yoksa eminim ahmedi nejad ın zulmettiği yurttaşlarına demokrasi götürmek onların haklarını savunmak gibi bir amacı yok. hava fena yahu !

fijibaha dedi ki...

ne havaymış bea
yurume yarışında iki ayak birden yerden kesilmez
ben olmuşum ahmedinecat
işin komik yanı boru boru oten amerikanın mbaşa getirdiği bir sistemdi molla rejimi devrimi başkaları yaptı başa mollalar geçti yakın tarihin en garip diplomatik olayıdır
persler i rahat bırakmak lazım artık biraz gıcıklıgına benzin satıp ucuzdan ucuzdan doları dusurmeye calısırken ahmedinejat halkına benzin alsın diye karne dagıtmakta daha vahimi saten 40 yıllık benzini var cocuklarını ac bırakma yollunda sacmalamakta yani belkide gene hersey opec in istediği gibi

beyhan dedi ki...

"Sayın cumhurbaşkanı, küçük, basit ve zalim bir diktatörün bütün özelliklerini sergiliyorsunuz... Ya yüzsüzce bir provokasyon içindesiniz ya da şaşılacak derecede eğitimsizsiniz..."

hadi diyelim o bahsettiğin, elinde pankart tutan (ya da eline pankart verilmiş)bir vatandaş ya da sabrımızı zorlayan bir haber sunucusu. peki bir üniversite (columbia) rektörü, konuşmacı olarak davet ettiği kişiye -kimliği ne olursa olsun- bu sözleri nasıl söyler? ya da bu sözleri söylemek için mi adamı oraya davet etmiştir? kendi başkanı gelse üslubu (özgür, sert, cesur vs.)aynı olacak mıdır?

bu sorular uzar gider. Bu yaklaşım malesef yaygın olandır ve evet maalesef içler acısıdır.

Emir Bey dedi ki...

fijibaha : kızıyorum beyim !

beyhan : küfretmek istemiyorum burda veya sizin yanınızda ama, insalar kendi terbiyesizlikleri içinde bpğulup yok olmuyorlar ne yazık ki birinin bunu yüzlerine vurması lazım. Dur bakalım bir iletişme geçilir mi o rektörle onun yolarını bulmalı mesela. Bir ülkenin cumhurbaşkanı karşısındaki, azarladığı bir öğrencisi değil !

eysean dedi ki...

ancharman lere uyuz oluyorum ben. kelimenin sonunda man olunca kendilerini adamdan sanıyorlar. yazık!

morfasulye dedi ki...

emir, dediklerimi yaptın. karizman feci arttı. muck.

gülş dedi ki...

siz bu kadar sinirliyken çok cıvık bir yorum olacak ama, (cıvık bacım afedersin!) ahmedinejad denen insan tüm politik düşünce ve davranışlarının ötesinde çok çok acaip bir kişilik değil mi sizce de?? beyefendi basın toplantısında ayakkabılarını çıkarıyor yahu!! katıldığı toplantının katılımcılarını neden beni oruçlusun diye uyarmadınız diye uyaran cumhurbaşkanı kadar acaip bence..

orçun dedi ki...

bir gün.. havalar soğusun.. pencere açmama gerek kalmasın, ki çünkü kedi ordan dama kaçmaya çalışmasın.. ben rahat rahat uzuncana oturabileyim şu pc başında...
işte o gün bu uzun yazıları okuyacağım, beğeneceğim ve yorum yapacağım ben de .

keh keh keh

Emir Bey dedi ki...

eysean : pek yazık hem de !

mor : mersi canım =P

gülş : vallahi karakteri beni o denli ilgilendirmiyor bu noktada şayet tartışacak başka daha değerli bir konu varken, profesörün bir cumhurbaşkanına yaklaşımı gibi. üstelik o adamın veya yaşadığı toplumun kültürüyse, bizim alıştığımız daha batısal avrupai görgü kuralları değerlendirmesek de olur, varsın göze batsın.

orçay : çok komik şeyler kaçar böyle ben diyim =) zaten bir sen bir de emer in anlayacağı kadar yüksek kaliteli espriler yapar oldum =))

gülş dedi ki...

ben ayakkabılarını çıkarma olayını olumsuz bir örnek olarak vermekten çok, kendi inandığı ve desteklediği hiçbir şeyi yapmaktan tereddüt etmeyişine, kendi inandığına bu kadar sıkı bağlı olmasına şaşırıyorum, yani herhangi bir bürokrasiye bağlı kalmayışıydı bana acaip gelen. devlet adamı olarak belli bir çerçeve vardır ya hani onun dışına çıkmaktan hiç gocunmuyor. şimdi böyle anlatınca da çevir kazı yanmasın yaptım gibi oldu :) neyse anladın sen onu :p