Cumartesi, Ocak 19, 2008

Cuma - Çarşamba - Perşembe - Vezir

Perşembe' den : Değerli Emir Bey kadromuz ile buluştuğumuz güzel bir gündü. Bahar havasının hakimiyeti bizim açık bir yerde oturmamıza sebep oldu, mühim kararlar verdik ve yapılacaklar listesi çıkardık, tatile giden gencimiz Çiler Hanım bunlara pek dahil olamasa da kabahat bizde değil, gitmeseymiş tatile dedik ona da. Emir Efendi değerli yönetmen arkadaşı Berkay Bey' i aramıza getirdi ki kendileri ödüllü kısa filmleri olan Çay' da beraber çalışmışlardı, biz de bir şeyler çekelim dedik yahu tam yaşımız bak. Yutub engelli bu aralar o yüzden Çay' a link veremedim derinden üzüldüm.
Cuma' dan : Evvel zaman içinde verdiğimiz bir söz vardı Bahar Hanım' a (bahattin olan) sizin eve bir gelmedik diye, finallerin ardına attığımız sözlerdendi bu da. Neticede dün bu sözümüzü de tuttuk ve Emir Efendi, Çiler Hanım ve Erdi Bey' le (bir ara ikizi de vardı gitti sonra) Bahar Hanım' a gittik. Kolu alçıdan yeni çıkan ve yavaştan tamir olan Bahar Hanım' ın her yaptığı ama özellikle keki muhteşemdi. Erdi Bey gitar çaldı söyledi bizi mutlu etti, sesi ve şarkı seçimleri hoşumuza gitti; hemen sanatçı ışığını görüp klip çektik hatta ama yutuba yine belediye yasak getirmiş. Milletin işi gücü yok azizim. Bahar Hanım' a her şey için çok teşekkürler.
Perşembe' den : Ne zamandır beklediğimiz bir kafile geldi bu arada İstanbul' a, ilk geldikleri günler biraz finallere denk gelince görüşemesek de sınavlar biter bitmez onları görmeye gittik. Pek değerli ablam Elif Hanım ve eşi (eniştem) Uğur Bey, yeni kadrolarıyla beraber Kurtköy' e inmişlerdi, Emel Teyze' nin evinde ikamet ettiklerini öğrendik. Değerli yiğenlerim (onlar bana dayı diyor/diyecek) Ayça Hanım ve Arda Bey ile eğlendik bir mikter.
Perşembe' den : Allah nazardan saklasın bu çocuklar pek güzel artık herhalde bana çekmişler yoksa bu denli karizmatik olmalarına bu yaşta sebep olacak birinci dereceden bir akrabaları yok. (höh) Bakınız Arda Bey ufak yaşına rağmen fotoğraf karelerine ve poz vermeye pek meraklı, Ayça Hanımcığımı ise hiç sormayın, tam sevdiğim akıllılıkta ve yararlı (yaramazın zıttı olarak kullandım) bir çocuk. Ablam ve eniştemi de özlemişiz bir yandan, Emel Teyze' yi de tabi. Ablam benim kaybettiğimi sandığım ama aslında ona vermiş olduğum beş altı kadar cd mi getirdi ki içlerinde en değerlisi Uzun Uzun Feridun Düzağaç isimli konser kaydı albüm. Bu gençleri yeniden aramızada görmekten keyif duyarız her zaman bu arada.
Çarşamba' dan : Sınavdan çıkınca evvelden konuştuğumuz üzere Pınar Hanım' la buluşacaktık nitekim biraz sosyete kantinde oyalandıktan sonra kendisiyle buluştuk ve bir şekil yukarı çıkıp yemek yemeğe karar verdik. Bu değerli arkadaşımızı da Batu Bey' in daveti üzerine Koralp Beylerin evine giderken yanımda götürecektim, keza sohbet, gitar, müzik hoş bir ortam olacağını tahmin ediyordum ama ondan önce işte yemek yemek üzere bir yere oturduk.
Çarşamba' dan : Yemek deyince bundan sonra bir süreliğime aklıma Pınar Hanım gelecek, ayol her şeyi mi yer bir insan ve hâlâ mı doymaz sonunda ? Hakikaten her şeyi yedi ve bir şeyler daha yeme isteğiyle yandı tutuştu, kahvelerimizi içtik, derken Ezgi Hanımcım geldi, kendisini de pek çok olmuştu görmeyeli bir insanın üzerinde kâdim lisanda bir kelime yazıyorsa eğer, yeri gelir o insanı başının üstünde taşırsın. Felsefem budur. Neyse fallar bakıldı efendime söyliyeyim bir miktar sohbet edildi ve sonra davet edildiğimiz yere doğru yola çıkıldı.
Çarşamba' dan : Koralp Bey' lerin eve gittiğimizde daha ortalık tenhaydı, oturduk biraz sohbet ettik, Cumali Bey' in odasında ne aradığını anlamadığımız bir bebek mankenini vardı, eleştirdik. Miraç Bey' i gördük sevindik falan, sonra azcık şarkı söylemeye başladık, sonra baya devam ettik, Anathema candır felsefesiyle başladığımız bu yolculukta yolu yarılamışken benim değerli bayanlarım Ezgi Hanım ve Pınar Hanım aramızdan ayrıldılar. Ferzan Bey' den aldığım gaz ve destek sayesinde sesim gitgide kalitesini yitirse de çaldım söyledim hatta doğum günü çocukları Özge Hanım ve Miraç Bey ikilisinden Özge Hanım' a şarkı bile armağan ettim. Soldan sağa sayarsam ki en soldaki arkadaşın adını ya bilmiyorum ya unuttum, Miraç Bey, Sema Hanım, Güneş Hanım?, Koralp Bey, Özge Hanım, Batu Bey, Cumali Bey, ben ve Ferzan Bey. Güzel gündü, tutulması gereken mühim bir sözdü umarım hakkını vererek tutmuşuzdur.
Çarşamba' dan : Evet esas final sonrası aktivitemiz değerli dostum Buket Hanım' ın konseriydi. Kendisi Engin Gürkey' in bir projesi olan ritm kursuna gidiyordu ve burdan mezun oldu bu konserle. Bongo çalıyor diye bildiğimiz dostumuz Buket Hanım konser sonrasında eline aldığı büyük bir çömleği kendisiyle birlikte salladı durdu. Neyse bu Engin Bey' i geçen TRT' de bir programda izlemiştim önceden de âşinalığım vardı kendisine. Programın sunucusu da futbolcu tipi olan klarnet çalan çok düzgün bir delikanlıydı. Neyse orda da izlerken vay be demiştim. Arnavutköy' de Eylül adlı bana Babylon' u anımsatan mekandaki konser gerçekten harikaydı, tüm ritimlerin ahenki içinizi kıpır kıpır ediyordu hele sona doğru müzisyenler de ayaklanıp dans etti pek hoş oldu ve Engin Bey en son bir iki parça çaldı tabiri caizse sazı eline alıp. Bir de Hüseyin Bey isimli genç -tef gibi bir şey çalıyordu daha çalarken ilgimi çekmişti- konserin sonunda bir roman oynadı ağzım açık kaldı hatta çenem yere değdi. Buket Hanım sahneye çok yakışıyor, tam kendine gidecek türde süper bir iş bulmuş. Bravo !
Vezir : Bu arkadaş hayatımıza yeni giren bir arkadaş, kendisini Ilgın Hanım' dan teslim aldık, sahibi tatilini şehir dışında sürdürürken, bu arkadaş da kıtalar arası bir yolculukla -emliyet kemeri tabiki bağlıydı- bize geldi. Arkadaşın adı Romeo Kudret ama ben kendisine üçüncü bir isim olarak Vezir ismini koydum, lakabı olarak da kullanabilir nasıl rahat ederse. Yani neticede Romeo Kudret Vezir Bey bir süreliğine misafirimiz, asil ve karizmatik bir görünümü var üstelik bir ay dahi yemini vermesem yaşıyormuş, tam benlikmiş yani. Bu geçtiğimiz günlerden aktarılacak havadisler bunlar hasılı kelâm. Umarım şu tatilde hakikaten bir çok iş yapabilirim. Pek çok pek çok iş !

11 yorum:

cheshirecatunderthebed dedi ki...

romişi özledim

Emir dedi ki...

romiyonun emniyet kemerini ben bağladım.garibanı trafik kazasına kaptırmak istemezdim.

Emir dedi ki...

ayrıca beraber olduğumuz 2 gün benim için bir zevkti.bahar marifetli kız.çiler zaten daha da marifetli.

indis lúinwë dedi ki...

ayca hanim balik seviyor hae! (bkz: tabak) romis kudret vezir bey kacmali.

böcek hanım dedi ki...

benim de romiyo'nun kırmızısından Hayati Beyciğim vardı bir zamanlar aah ah toprağı bol olsun

curie dedi ki...

Ayça Hanım,Arda Bey ve
Romeo Kudret Vezir Bey'e maaşallah diyorum.Allah nazarlardan,kem gözlerden sakınsın :)

Çok çok kolaylıklar gelsin efenim !

eysean dedi ki...

bir: arda'yı bana verin. hop pidi hop pidi yapacağım :)

iki: ezgi hanım'ı görmeyeli bir sene olmuş. anam yaşlanıyor muyuz ne?

Emir Bey dedi ki...

cat : suyunu değiştireyim mi yahu hep dipten yüzüyor bu ?

emir : çok lüküfaysın canım =) iyi ki bağladın :D

indis : evet ama bize gelmedi ayça hanım biz ona gittik =)

böcek : aman evladım o ne biçim söz kalbime indireceksin !

curie : mersi =)

eysean : arda bey en karizmatik bir bebek olduğu için hoppidi yapılmasına karşıyım =) evet yahu yaşlanıyor muyuz nedir ?

batu dedi ki...

ağzına sağlık emircim, nilüfer isteğimi kırmadığın için de ayrıca teşekkür ederim.

ya sıcak şarap değil de aşure yapsaydık dedim yalnız ben. aşure haftasıymış bu hafta, komşu aşure getirdi mutlu oldum. tarifini bulur net'ten yapardık.

Emir Bey dedi ki...

batu : nilüfer hepimizin en sevdiği be batu bey ! aşure annem yapmış sanırım komşular da evin içinde farklı tabaklarda farklı malzemelerden aluşan aşure zincirleri var gel gör ki pek haz etmem =)

joleneda dedi ki...

olley demek ki kendi başının çaresine bakmayı öğrenmiş ev balıkları! yemsiz hayatta kalabilme süreci 1 aya uzamış! yine de pek mümkün gözükmüyor, ben söyleyeyim, bir yerlere saklıyodur yemini bu vezir kişisi.