Perşembe, Eylül 18, 2008

Senin Yüzünden



Ne zaman bir migrosa girse, aynı melodiyi duyardı. Belki de bu yüzden her na kadar kaçmaya çalışsa da içinde bir taraf vardı migros alışverişine gitmek isteyen. Tam bir migros şarkısıydı bu şarkı da gerçi, başka yerde çalsa yadırgardı. Evet "Because Of You" çalıyordu yine sebze reyonunda. Kendisi de ileride böyle bir mekanla özdeşleşebilecek bir beste yapabilecek miydi acaba. Bir de bazı türler vardı böyle, şarkıdan ziyade, belli tip mekanlarda çalarlardı. Bunları da ilk Egecan Bey'in benzetmesiyle idrak etmişti. Lounge ve chill-out tarzı (ov yeah) müziklere "asansör müziği" demişti kendileri. Hey gidi Egecan Bey, okul açılsa da görüşsek diye geçirdi içinden. Gözleri "Yuvanızda Eğlence ve Neşe" diye başlayan eski bir reklama takıldı, hediyeydi değerliydi, tarz odalarda olurdu böyle şeyler; sonra dizlerine baktı. Aklına kot pantolonu geldi ve ne zaman bir çay içse ve çayın tabağı azıcık ıslak olsa; fincanı tabaktan kaldırıp dizine sildiği geldi. Bir grup insanın pantolonlarının dizlerinin solması sırf bu yüzden daha hızlıdır muhtemelen diye düşündü. Kafasında yeni müzik açılımları vardı eski dostlarla. Bir de şu Grave Digger parçasındaki naytin siksti forti fayti fortu fifti for gibisinden asla sonu gelmeyen bindokuzyüzlüyıl tamlamalarına bayılıyordu; solistin söyleyişine de bayılıyor olabilirdi veya. Yeni şalı da hayırlı olsundu. Başka bir bey olsa bunca konudan muhteşem öyküler çıkarırdı da, bizimkinin beyliği geçmişti artık bu saatte.

4 yorum:

Cansu dedi ki...

Ne varsa eskilerde var azizim, şimdi öyle mi?(80 yaşında gibi hissettim)

Yeni şalınız hayırlı olsun efendim:D

Emir Bey dedi ki...

mersi efendim

goksin dedi ki...

aman emir bey'ciğim, beni çok şımartıyorsunuz. halbuki ne de güzel gidiyormuşsunuz çalaklavye. bilir misiniz, ben de en güzel hikâye taslaklarımı bırakın kendi beyliğimi, beylik laf bile düşünülemeyecek anlarda, busaattedeyazıyazılırmıkardeşim saatlerinde kaleme almışımdır. uyku diye de bilinen uçurumdan aşağı inmeye başlamadan son bi çırpınışla tutunmaya çalışır, tükenmezin ucu nereye götürüyorsa gider, tükenense kurşun askeri hatırlayıp hüzünlenirim (buradaki leventseviî masumiyete dikkatinizi çekmek isterim).
bu aralar dersler falan yoğun, ama durun bakalım yola çıkmaya hazırlanan otobüslerimiz de yok değil.

Emir Bey dedi ki...

hayri gökşin : masum dediğiniz levent şiirlerini mapushanelerden yazıyor bilmem haberiniz var mı, ayrıca paris otobüsü ilgimi çekmedi değil ama ayrıntısı lazım transit geçişler falan mavi ay yıldızlı pasaporta sıkıntı verir !