Cumartesi, Kasım 08, 2008

Format 874

Projeler, ufak tefek işler, daha büyük işler deryasında yine kendimi kaybettim gitti bu aralar. Yok yok kaybetmedim yahu ama her zamanki gibi upuzun bomboş bir dönemin ardından yetişemeyeceğim kadar çok fırsat çıkıyor karşıma, hangisi iyidir hangisi değildir kestiremediğim gibi hepsini tamamen deneyecek vaktim de yok, azar azar artık, tırtık tırtık ne yapalım.


* Bir de şu resimdeki gibi bir adam vardı n'oldu ona bilmem vallahi, ne güzel çekmiş Melis Hanımcığım da maşallah.

Neyse şimdi mühim olan konumuz bu haftalarda ders çalıştığım saatlerden en yüksek verimi alabilmek. Bir adet 303 (politikıl ikonomii) ve HTR sınavımız var bu hafta, sırasıyla çarşamba ve perşembe. Bakalım geçtiğimiz hafta girdiğim sınavım güzel geçti gibime geldi -şu okul hayatımda ilk kez- tabi sonuçları görmeden bir şey dememek gerektiğini acı deneyimlerle sabitlemiştim. Bu hafta perşembe akşamı ayrıca bir değişiklik daha var ki Mete Bey ile Cafe Bu'da canlı müzik yapacağız tahmin ediyorum 20.30'dan 22.30'a kadar. Sonrasında da müzakereler, bizim beğenimiz, onlarınki, bizim şartlarımız, onlarınki değil. Eehehe. Sonraki salı günü ise belki bana gitar çalmayı öğreten insanlardan birisiyle 3 sene sonra tekrar aynı sahneye çıkacağız. Dur bakalım hayırlısı. Çok uzun zaman sonra tekrar dinledim ki Camille'den Au Port! Müthiş hoş bir parça. Ayrıca Caliban'ın 2006'da çıkan The Undying Darkness albümünü de -isme koş be- dinledim ki tam sevdiğim Caliban yahu, özlemişiz. Pek cana yakın çalıyorlar. Mahsun Kırmızıgül'ün eski bir şarkı sözüyle bitiriyorum yazımı : "Ben seven kadın canlısıyım." Eeuaheuahueahuaea.

Not : Nil İpek Hanım'ın biloğunda kendimizi de görmek nasip olacakmış demek.

3 yorum:

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

zamanın kısa hayatın çok karmaşık olduğu bir yaşamda mutlaka bir şeyler eksik kalacak...

operadaki fantom dedi ki...

aşkolsun yahu:) ne demek!

Emir Bey dedi ki...

y.o. : ne demişler zoru başarırız, imkansız zaman alır.

operadaki tonton : ne demek?