Cuma, Şubat 29, 2008

Senelerdir Beklenen Günün Doğru Kullanımı

Her şey aklıma gelen bir keşifle başladı, insanlar hani diyorlar ya bazen senelerdir bugünü bekliyorum aslında böyle bir şey yok, külliyen yalan. Bunu da sizin için kanıtlar sunarak açıklayacağım. Yani bir tek özel durumu var bu konunun, o durum da herkese değil bana falan özel ahahah. Hımmm ne diyordum misal A kişisi 8 yaşından (6 Mart 2000) beri elektronik gitarı olsun istiyor ve bir hafta önce (22 Şubat 2008) bu isteği yetkili aile mercileri tarafından gerçekleştiriliyor. A kod adlı Abdullah kişisi bu durum sonucunda diyor ki senelerdir bugünü bekliyordum. Halbuki tarihsel gerçekleri göz önünde bulundurursak Abdullah Bey' in beklediği gün 22 Şubat ve 6 Mart 2000' den beri bir çok 22 Şubat yaşamış. Bakınız 22 Şubat 2001 / 2 / 3 /4 / 5 / 6 / 7 gibi. Yaşanan toplamda 7 tane 29 Şubat var ve ısrarla bunları görmezden gelip de 2008 senesindeki 22 Şubat' a yıllardır bugünü bekliyordum demek biraz çıkarcılık, biraz çakallık, biraz da ben yaptım olduculuk oluyor açıkçası.


Bu lafın mantıklı olarak kullanımı ise şöyle olur. Bilmeyenler için ön bilgi olarak şunu söylemeliyim ki Şubat ayı bazen 28 günden ziyade 29 gün çeker. Tesadüfün böylesidir ki bu 29 Şubatlar hep 4' ün katı olan yıllara denk gelir senelerdir. Halbuki bu konuda gerek Anayasa' da gerek kurumsal yönetmeliklerde bir zorunluluk belirtilmemiştir. Neyse örnek olarak şunu verebiliriz B kod adlı Bekir kişisi 7 Eylül 2005 günü patik örmek istemiş ve aldığı uzun ve zorlu eğitimler sonucunda ancak 29 Şubat 2008 gününde bir çift patik örmeyi bitirebilmiştir. Bu kişi gözleri dolu dolu bir şekilde demiştir ki işte yıllardır bugünü bekliyordum. Olayı incelersek sonuç günü ya da hüküm günü 29 Şubat 2008' dir ve 7 Eylül 2005' den bu yana ne 2006 ne 2007 de Şubat ayı 29' a ulaşabilmiştir, yani iki yıldan fazla bir süredir bırakın B kişisini tüm dünya bir 29 Şubat görmemiştir bu durumda ve yıllardır derkenki -ler(lar) çoğul ekine hakkını verecek bir iki sene ve fazlası ancak bu istisnai durumda mevcut olmuştur. Boru mu yahu 1461' de 1 ihtimâl daha varsa o da ölmek mi dersin, ne dersin, dilerim beni affedersin. (son cümle dünyanın en iç içe geçmiş kelime oyunları yumağı oldu)


Bunu anlattım ki siz de yanlış kullanmayın deyü. Bu mantıkla biraz zorlarsak (ben üşendim siz zorlayın a dostlar) gün, ay, hatta ve hatta saat ve dakika hesaplarında dahi ne denli yanlış kullanımlar yaptığımızı buluruz. Bugün çok janti olaylar yaşadım ama bunları bir vakit sonra yazacağım artık bir gün mü bir hafta mı ben bilmem falcı bilir. Bir de iki şarkı koyacağım ki buraya devam niteliğinde zaten, önce Altı' yı sonra Yedi' yi dinleyin. Şenay Hanım sağolsun yine ne zamandır dinlemediğim denli güzel ve etkileyici şarkılar bunlar.


Altı Eylül - Tanju Duru

Yedi Eylül - Tanju Duru


konuyla ilgili araştırmalarınızı
kendiniz yapın ben hazıra kondum
siz konmayın

10 yorum:

cnslgy dedi ki...

Keşkem 29 şubatta doğsaydım ilerde işime yarardı hani yaşlanınca:DDDDD

püstüklü mama dedi ki...

Ben çok beğendim. Sekiz Eylül yok mu? Hani devam etseydi, iyi olurdu :)

gülş dedi ki...

29 şubat kavramına bu kadar ekstrem bir yorum da ancak sizden gelirdi emir beycim doğrusu. tesadüfe bakınız bilokta ben de bugün sorguladım aymış, yılmış vesair. sizinki kadar teferruatlı değildi tabiyki ama.

bir de altı-yedi eylül kanımca türk eğitim sisteminde anlatılması gereken ama asla anlatılmayan olaylar listesinde başı çekmektedir. en en en başı hem de. iki yıl önce aldığım "türkiye ve dünya" isimli derste bir final ödevi yazmıştım konu hakkında ve tüm bunları kendimiz çabalamazsak asla öğrenemeyecek olmamız o kadar kanıma dokundu ki. neyse uzatmayayım, sevgilerimi sunuyor ve kaçıyorum!

püstüklü mama dedi ki...

Aklım nerdeymiş bilmem ki. Şimdi okuyunca ne kadar saçma bir yorum yazdığımı fark ettim. Güzel olan tabi müzikler, olaylar zaten kötü. Çok kötü...

Hay Alla'ım ya...

gülş dedi ki...

bir de emir bey, doğumgününüz kutlu olsun, nice mutlu yıllara! =)

orçun dedi ki...

29 şubattan belliydi 1 martın geleceği... doğum günün kutlu olsun . (yazarken vurgu anlaşılmıyor, yoksa komik söyledim yani) haho

böcek hanım dedi ki...

ılgın'la gökçe'nin evi de çok kral duruyo dışardan=)

Emir Bey dedi ki...

cnslgy : herkes şanslı doğmuyor =)

püstüklü mama : evet ilk yorumunuz biloğu okuyanlara insanlık suçu kana susamışlık gibi gelmiştir, zaten bilok sahibi de faşistti belli demişlerdir =) ahahah neyse en azıdnan idrak etmeniz pek hoş, olaylar çok fena çoook fena hep çok fena bir şeyler var her zaman, şarkılar da çok güzel.

gülş : ben de size saygılarımı sunuyorum :)

orçun : ahahah ben hissettim o vurguyu bakınız sen bugün mü doğdun sen bugün doğmadın mı ahahahah

böcek hanım : oooo tam köy evi dışardan süper :D

püstüklü mama dedi ki...

Utandım çok...

Emir Bey dedi ki...

yok yahu misal ben yapsam aynı şeyi bilmeden yapardım siz en azından kafanız dağınık olduğu için yapmışsınız =) ama yine de idrak ettiğiniz andaki surat ifadenizi görmek isterdim =)) çok eğlenceli olabilirdi :D