Salı, Mart 11, 2008

Elbereth Parlaklığında Pabuçlar

Hediyeler arasında bu yaşıma kadar kıyaslama yapmadım ama sanırım aldığım en güzel hediye bunca senedir buydu. Ağabey telefonda kargo gelmiş evde olmayınca kağıt bırakmışlar, altı yedi arası gel de gider teslim alırsın dükkandan deyince, oooof kim alcak ya ne kargosu bee yeter lan bu da hayat mı dedim, sonra kargoya gittim geldim baktım pek de öyle zor bir iş değilmiş, üstelik hayatımda ilk kez kargo almanın verdiği yüklüce bir de heyecan vardı. Neticede eve kadar bekledim biraz paketi mıncıkladım gönderen kısmına baktım yeminle Eysean yazıyordu güldüm kendi kendime. Paketi mıncıklarken yürüttüğüm en yakın tahmin uzay gemisiydi ama eve geldim açtım baktım ve bir tabak ve tabağın içi ne dolu dersiniz ? Hurmaaaaa, bilen bilir öyle severim ki hurmayı, hurmadan atam çıksa çekirdek der tükürürüm, hasılı kelam 1 kiloyu tek oturuşta yediğim olmuştur. Üstelik senelerdir aradığım fakat çok nadir bulabildiğim bir kıvamdaydı; Falım sertliğinde ama katı değil hâlâ kıvamlı yumuşak, lezzeti ise muazzam, Allah' ım bu hediyeyi göndereni altınlara boğsun. Çok çok mersi şeker.
Benim şanlı doğumumdan etkilenen ağabey Emre Bey de hemen beni kıskanıp 8,25 gün sonra doğmuş, her sene bu günü onun doğum günü olarak kutlarız, ona poke ve hug yaparız bazen kiss de yaparız, eheheheheh kendimden tiksindim, onu geç de fotoğraf makinesini sabitleyince netlik çok iyi oluyor, ben de eskiden böyle çekerdim fotoğraf. Şimdi peeh.
Cipsi kingz kılıklı bunlar geçen gün bizim okuldaydı, aslında o gün sevdiğim kadim dostum Dilara Hanım da bizleydi kısa bir süre de olsa, o gün Indeed grubuyla stüdyoya girdik. Stüdyo deyip geçme Taşoda bu! O gün ilkler yaşadık evet.
Şayet gülerken ellerimi birbirine vurup da kopan bir insansam iyice yaşlandım demektir, bu fotoğrafta ne denli eğlendiğim belli değil, ben Uraz Bey' i çok severim, Uraz Bey bol saçlı bir gencimizdir. Dur, bırak, kaynasın kahvenin suyu insanıdır. Hasretimin çölünde sanki bir pınar gibi öbeğinin cümlenin yarısı olduğunu bilir.
Bu fotoğraf yukardakine pek benziyor ama ayakkabılarım görünüyor diye koydum bunu da.

7 yorum:

eysean dedi ki...

yahu ben onları özene bezene dizmiştim, karakter vermiştim her birine. görüyorum ki dağılmışlar. karakterleri bozulmamıştır inşallah :)
afiyet olsun :)

triancula dedi ki...

aaah canım çekti ama olmaz ki :) afiyetler olsun emi :)

bu arada yeni yazımın çıkış noktası olarak sizlere teşekkür ederim. söz konusu yazı için şırraaak diye bi link yapıştırıyor, iyi günler diyor ve hurma aramaya gidiyorum :))

eysean bize de yollaaaaa :)))

http://triancula.blogspot.com/2008/03/alaturkada-bir-ihanet.html

püstüklü mama dedi ki...

Bu bahar da var mısınız Taşoda'da?

Emir Bey dedi ki...

eysean : yok yok çok karakterliydiler, son lokmalarına akdar direndiler, ayrıca tabağın altındaki notlarla bezeli not da çok yüksek bir zeka ürünü madam :D

triancula : teşekkür ederim, biloğunuz da çok estetik ! ex oriente lux !

mama : muhtemelen ama bu kadroyla değil, başka projelerle başka tarzda muhtemelen =)

deryik dedi ki...

falım sertliğini bi kıvam olarak kullanmanı sevdik emirciğim.

böcek hanım dedi ki...

kopuşlar pek güzel olmuş=)

Emir Bey dedi ki...

deryik : sizin gibi kalifiye yazarlara kelime grupları kazandırabiliyorsak ne mutlu =)

b.h. : muhahah iyi koparım, kopmada iyiyim de denilebilir =)