Benim için mükemmel şarkılar serisi... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Benim için mükemmel şarkılar serisi... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 18, 2011

Paris Combo - Berceuse Insomniaque (8)


Bu şarkıyla ilk kez nasıl tanıştığımı hatırlamıyorum. Her şey Pink Martini ile başlamıştı ama oradan nasıl Paris Combo'ya geldim bilemiyorum, belki de Paris Combo sadece Jazzamor'dan sonraki adımdı. Her neyse bir vesileyle tanıştığım bu grubun tıpkı diğerleri gibi kendini dinleten ve keyif veren bir tavrı tarzı vardı. İlk dinlediğim gün de bugün de beni hâlâ diğerlerinden biraz daha fazla etkileyen bir şarkıyı paylaşacağım şimdi sizlerle:


Şarkımızın adı Berceuse Insomniaque ve kim bilir nasıl telaffuz ediliyor. Bazen düşünüyorum İngilizce değil de Fransızca bilmek vardı diye. Attraction isimli 2002 çıkışlı pek naif Paris Combo albümünden. Dil bilmediğim için sözlerinden zerre anlamıyorum fark etmişsinizdir, ama pek çok iyi şarkıda olduğu gibi anlamasam da olur dedirtiyor. Keyifli dinlemeler!

Pazar, Temmuz 10, 2011

Mehmet Güreli - Kimse Bilmez (7)


Bu şarkıyı sanırım ilk kez bir Seni Görmem İmkansız konserinde dinlemiştim. Peyote'de çalmışlardı, hatta arka arkaya sahne almıştık, ben de myspace'lerinden dinleyip merak etmiştim müziklerini ve konserlerini baştan sona dinlemiştim. O zaman kendi şarkıları mı cover mı olduğunu pek algılayamamışım, cehalet işte. Sonradan bir şekilde bir daha karşıma çıktı bu şarkı. Duru, değişik, güzel, bilmem. Enteresan bir şarkı, her dinleyişimde bir kaç kez daha tekrar dinleyesim geliyor.


Şarkımızın adı Kimse Bilmez, Mehmet Güreli isimli bir sanatçı insanın şarkısıymış. Bu kayıtta zaten kendi sesinden dinleyeceksiniz. Sözleri Ömer Hayyam'ın rubailerinden derlemeymiş sanırım. Çok detaylı bilgim yok, ekşi sözlük'ten göz atılabilir, oradan okuyup yazacağıma, sizi oraya yönlendireyim, balık yemeyin balık tutun böylelikle. Seni Görmem İmkansız versiyonu için de buraya buyrun, onlardan öğrendim ne de olsa.


Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?

Çarşamba, Haziran 29, 2011

Nevermore - The River Dragon Has Come (6)


Bu şarkıyla kim gönderdi de tanıştım diye düşününce aklıma Melis Hanım geliyor güçlü bir seçenek olarak ama yine de tam hatırlayamıyorum. 2006 senesiydi sanırım ilk dinlediğimde. Aradığım müzik anlayışı bu olabilir dedirtmişti. Çılgın riff'ler, bol durmalı kakmalı cümleler, gaza getiren davulcu ve gitarist, karizmatik sesli solist, iyi hikaye falan filan... Aradığım her şey vardı şarkıda üstelik kayıt da güncel olduğu için her ses dolgun dolgun geliyordu. O gün bugündür her dinleyişte ayrı etkilenirim, gaza gelir, kendimi yerden yere vururum. Buyrun indirin:


Evet sevgili müzikseverler. Bugünkü konuğumuz Nevermore. Parçamızın adı da The River Dragon Has Come, Nevermore'un Dead Hearth in a Dead World albümünün 5. parçasıymış efendim. Albüm 2000 yılında çıkmışmış. Dediğim gibi albümü ben edinmedim, biri bir kaç Nevermore şarkısı gönderdi de öyle tanıdım bu beyleri. İyi ki tanımışım! Şarkımız Çin'de yıkılan ve dakikalar içinde onbinlerin ölümüne sebep olan bir baraj için yazılmış. Taşkını oluşturan sel sularına "The River Dragon" denmiş, böyle anlatılınca acı ve Çinli bir hikaye olduğuna ikna olmuştum. Dinlemeden geçmeyin. Normalde sabit görüntülü videolar koymaya gayret ediyorum ama bu sefer çok iyi bulduğum için bu şarkının albüm değil konser videosunu koyacağım, indireceğiniz halinden farklı olarak.

Pazar, Haziran 26, 2011

Münir Nurettin Selçuk - Yok Başka Yerin Lütfu Ne Yazdan Ne de Kıştan (5)


Cuma işten sonra Umut Bey'le buluşup Anadolu'ya birlikte geçtik, tam vapura binecekken Barış Bey de geldi keyifli bir vapur yolculuğu yaptık, sonra Pelin Hanım'la buluşmak üzere Şaşkınbakkal'a geçtik, yemek, sohbet, çay derken beni eve bıraktılar. Cumartesi ise yoğun bir gündü sabahtan Kurtköy'e gittik, ablamı, eniştemi ve yiğenlerim Ayça Hanım ve Arda Bey'i gördük. Sonrasında annem ve ağabeyle bir çay içtik Dragos'ta ve Ekşifest'e gitmek üzere yola koyuldum. Lemur ve Mispis dinledik vesileyle, Can Bey'le görüştük. Emir Yargın Efendi, Meltem Hanım, Ceren Hanım, Melis Hanım, Berkay Bey, Çağrı Bey gecenin konuklarıydı. Zeynep Hanım'la da tanışmış olduk böylece. Gültuğ Hanım ve Tuğçe Hanım da katıldılar bir ara. Hava nasıl güzel nasıl güzel anlatamam, bildiğin ıslandık, yer bulamadık, en tatsız gecelerden biriydi uzun zamandır denk geldiğimiz, döndük eve, yattık. Bugün de eve geldim, annem ve ağabeyle çıktık değişiklik planları yaptık azıcık. Bakalım günler ne gösterecek. Bu hafta işteki son haftam, sonrasında yoğun bir temmuz beni bekliyor, günlerin getirdiği, senin yitirdiklerin demiş Bulutsuzluk Özlemi. Bakalım kahramanımız gelecek bölümde nelerle karşılaşacak. İş arkadaşlarıyla çekilmiş nadir fotoğraflardan, başındaki iş tanımlaması boşa çıktı çünkü normal arkadaşlar da olduk aynı zamanda. Seçkin Bey'le müzik dinletilerimizden biri:


Aslında bu yazılarla benim için mükemmel şarkılar serisini karıştırmak istemiyordum ancak bu seferlik olmuş bulunsun. Bundan sonra söz daha dikkatli davranacağım. Bugün sizinle paylaşacağım şarkıyı -benim gibi- eminim pek çoğunuz çok uzun yıllardır biliyordur. Ne zaman duyduğunuzu, kimden dinlediğinizi de pek hatırlayacağınız zannetmiyorum ilk olarak. Ben de hatırlamıyorum ama nakaratını yıllardır biliyordum en azından. Sizler de biliyorsunuzdur şüphesiz.


Güftesi Behçet Kemal Çağlar'a, bestesi Münir Nurettin Selçuk'a ait Nihavend makamında eser. Yok başka yerin lütfu ne yazdan ne de kıştan daha bilinen ismiyle Kalamış. Münir Nurettin Selçuk'un kendi sesinden dinleyeceğiniz bu kayıt beni her dinleyişimde derinden etkiler. Zaten böyle kaç ses geçmiştir ki buralardan toplasanız? Hele bir gazel bölümü vardır ki eserin ortasında derin bir of çekerek başlar Münir Nurettin ve "fethettiniz ay parlayarak sen gülerekten" diye muazzam bir cümleyle girer gazele. Normalde gazeller şarkıların girişinde ya da içinde okunan serbest kısımlardır, doğaçlama olarak okunur. Lakin Münir Nurettin bir kaç eserinde daha olduğu gibi o kadar güzel bir gazel okumuştur ki o gazel kalıplaşmış ve seslendirenlerce aynen okunmuştur, okunmaktadır. Kaydın yılını ne yazık ki bilemiyorum bu sefer.


"İstanbul'u sevmezse gönül aşkı ne anlar?
Düşsün suya yeryer erisin eski zamanlar."


Dipnot: Ayrıca Behzat Ç. en iyi dizidir diyordum inanmayanlar oluyordu. Umarım bu sezon finali yaratıcılık ve muhteşemlik açısından diğer senaristlere de örnek olur, sezon finalinin sadece diziden ayrılmak isteyen oyuncuları öldürmek olmadığını kısa sürede anlarlar.

Perşembe, Haziran 23, 2011

Keren Ann - The Harder Ships of the World (4)


Bugünkü bu güzel şarkımızı ofisten değerli dostlarım Nihan Hanım ve Özkan Bey'e ithaf ediyorum. Tolga Bey'in bu güzel fotoğrafıyla birlikte.


Aynı insanın aynı albümünden ikinci şarkı bu yazdığım. "Bence mükemmel şarkılar" serimin dördüncü şarkısı. Sakin, etkili sesli kadınlar ekolünden gidiyorum, fark ettiğiniz üzere tehlikeli sularda yüzüyorum. Cat Power, Keren Ann falan riskli seçimler bunlar. Ama bu denli etkileyici şarkılar yapabiliyorken insanlar, bunu birileri daha fark etsin diye uğraşmamak ayıp. Aşağıdaki Onor Bumbum'un "Hayatın" şarkısı da "bence mükemmel şarkılar" kategorisinde ama iznini almadan mp3 olarak paylaşmak yerine başka bir yazının altına embettim. Neyse konumuz bu değil de bu Keren Ann'le ne yapacağız hiç bilmiyorum, insanı huzur vererek üzüyor, bir nevi Emir Bey'le amaçladığımız şey. Hahah. Buyurun buradan indirin.


Keren Ann'in 2007 çıkışlı Keren Ann albümünden bu şarkımız da... Üç noktamı da koyup müsaademi isterim artık. Denilebilecek pek bir şey yok yahu bence, dinleyin kâfi...


"we sail the harder ships of the world
to the greater grips of the land
to the further lights of the soul"


Perşembe, Haziran 16, 2011

Cat Power - Angelitos Negros (3)


Bu şarkı ne zaman hayatıma girdi pek hatırlamıyorum. Çok da tekrar tekrar dinlediğim bir şarkı değildir ama nasıl bir gücü varsa her dinleyişte bir sarsar beni. Tekrar tekrar dinleme kısmını doğru ifade edemedim aslında, yani bu şarkıyı bir yerden bulup da çalmak aklıma gelmez, ama ne zaman bu şarkıyı dinlemeye başlasam defalarca tekrar ederim. Şu an yaptığım araştırmaya göre şarkı Pedro Infante tarafından 1948 senesinde aynı isimli film için yapmış. Eartha Kitt 1958 senesinde The Bad Eartha adlı albümünde yorumlamış, ardından da Roberta Flack 1969'da First Take albümünde söylemiş bu şarkıyı. Bir ara bu hallerini de bulup dinlemek lazım, uzun bir hikayesi var şarkının. Üzücü etkileyici. Ne dediğini zerre kadar anlamasam da o kadar şey anlatıyor ki aslında, bir kat daha fazla şaşırıyorum. Kasıtlı olarak görüntüsüz videolar seçiyorum ki dikkatinizi müziğe verin.


Angelitos Negros, Cat Power'ın 2009 çıkışlı Jukebox albümünün bonus şarkılarından. Bir aralar daha çok müzik araştırır, daha çok dinlerdim. Artık yer de vakit de yok. Bir de insanlar ölüyor. Görmeye alıştığımız, hep orada olacağını sandığımız, tanıdığımız insanlar bile. Kederli şarkılar, kederli hikayeleri hatırlatıyor, ya da tam tersi...

Pazar, Haziran 12, 2011

Keren Ann - Where No Endings End (2)


Finlandiya'dan dönmüştüm, oradaki müzisyen dostlarımdan Jyri Bey bu şarkıyı göndermişti mail yoluyla. (Of bir dakika bu nasıl havalı bir giriş yahu, uluslararası bir müzik ağı falan vay be) Her neyse ilk dinlediğim anda beni melankolikliğiyle çok derinden etkilemişti şarkı. Hâlâ her dinleyişimde muhakkak çok etkilenirim ki bu şarkı hayatımda en çok dinlediğim ilk 25 şarkıdan biri olmuştur. Gitar ve vokal, yaylılar, piyano, elektrik gitar... Hepsi yavaş yavaş birbiri ardına ekleniyor ama asla bir kalabalık yaratmıyorlar. İnanılmaz bir uyum, hepsi birbirinden melankolik ve sade. Ayrıca beni sözleriyle de etkileyen nadir İngilizce şarkıdan biridir bu şarkı. Keza sözü Türkçe olmayan parçalarda, müziğe takılıyorum ister istemez ve sözleri sonsuza dek ciddiye almıyorum çoğu zaman. Daha doğrusu dinlemiyorum. İstisnalar oluyor yine de.


Bir önceki şarkıyla bunun arasında 32 yaş fark olması da müzikal tutarsızlığıma bir kanıt olsun. Umarım müziksever ve meraklı birileri vardır ve bu şarkılar onlara da ulaşır. Where No Endings End, Keren Ann'in 2007 çıkışlı Keren Ann isimli albümünden. Künyeseverleri bilgilendirelim. Bence müthiş bir eser. Ayrıca sanmayın ki buraya hep yabancı şarkılar koyacağım. Türkçe müzik arşivim de hiç fena değildir.


"No we can't change the world,
it's been done by someone long ago..."

Pazar, Haziran 05, 2011

King Crimson - Fallen Angel (1)


Yeni bir seri yapmaya karar verdim, bunu belki 67 yıldır düşünüyordum ama bir türlü elim değmemişti. 67 yıllık bir blogger olduğumu da Deryik Hanım hatırlattı da öyle idrak ettim. Neyse yeni başladığım bu seri sevdiğim şarkıları paylaşmak serisi. Bu şarkıların yeniliği eskiliği, rok olması pop olması dert değil, tek kriter beni etkilemesi. Tamamen kendi zevkime göre bir müzik paylaşım serisi olacak bu. Belli aralıklarla tamamen kendi sevdiğim şeyleri paylaşacağım, belki o şarkıların düşündürdüklerini bir iki kelimeyle yazmaya gayret ederim. Bu arada baştan söyleyeyim, bu şarkılar çok tanınan şeyler de olabilir, bir tek 3-5 kişinin bildiği şeyler de. Ama bir klasör yapıp buraya arada bir konulan şarkıları indirseniz uzun vadede, karman çorman ama benim kefil olabileceğim bir şarkılar listeniz olur.


Bu serinin ilk şarkısı beni muhtemelen bu serideki olası diğer şarkılar gibi çok etkileyen bir eser. King Crimson'un 1974 çıkışlı Red isimli albümünden Fallen Angel isimli şarkı. Şimdi bu King Crimson zaten başlı başına enteresan bir şey, benim hayatıma geç girdi. King Crimson'un ismini hep sevdiğim müzisyenleri etkileyen bir grup olarak duyardım. Emre (Bol) Bey bir gün bize uğradı ve bana bir kaç şarkısını verdi bu adamların. Bunların arasında Epitaph, Dinosour, Moonchild, In the Court of the Crimson King gibi eserler vardı. King Crimson'u bilenler sırf şu şarkılardan Emre Bey'in nasıl efsane seçimler yaptığını anlar zaten. Böylece girdi bu grup hayatıma, iyi ki girmiş, gerçekten iyi ki! Adamlar kaç senesinde neler neler ve neler yapmış diyorum her dinleyişte.

Fallen Angel'a gelince çok yorumlamadan bırakayım, dinlemeye tenezzül edenlerden ricam ise gerçekten 6 dakika ayırın, başka bir şeyle uğraşmadan sırf müzik dinleyin. Seversiniz sevmezsiniz göreceğiz. İndirin yazan yere tıklayın, açılan sayfada da click here to start download yazan yere tıklayın, hepsi bu.