Perşembe, Kasım 30, 2006

Onlar


Onlar sadece tavla oynamıyorlar aynı zamanda aids e karşı da
tavırlarını belirtiyorlar aids i işaret parmakalrıyla ve
mimikleriyle kınıyorlar, kırmızı kurdele takıyorlar.

Taze Foto =)

Elsa san' at yapmış. "Limonlu bardaktaki parmak ve şöhret" adlı fotoğrafında.

Ve sonunda kendisinin de bulunduğu bir fotoğrafı gönderdi bana yalvar yakar dil dökmelerin ardından. Ne de güzel çıkmışız ama.

NOT : San' ata verdiğim değer küçük, arkadaşlığa verdiğim büyük havası yarattım, acımadım. Saçmaladım yine acımadım.

İlgili Bloglar İçin Haydi Tıklayalım :

Tuhaffiye Hanım
Özge Hanım
Kumru Hanım
Emir Bey

-profil view ınız artsın diye profil şeylerine tıklatıcağım milleti- -ahahahaha-

Çarşamba, Kasım 29, 2006

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir

Çok beğenilen ve merak edilen kıyafet.
TRT San' atçılarımızdan Esra Hanım' ın morları.
Pilavcıoğlu sohbetleri Baho sıcaklığında.
Sert bakar, can yakarım.
Yüzük kardeşliği kurduk üstelik beğenildi de.
Kedi sever ve kedi takar.

Tanışalım Güzelleşelim


Sadece bu üçü mü? Hayır orada 2 tane var. 3.sünün işi çıktı aydınlık yere o gelmedi ben de çekemedim efendim, zaten kendisini tanıyorsunuz ben de tanıyorum. Şimdi efendim Tuhaffiye Hanım' ın organizasyonu şeklinde vardık buluştuk bizim gençlerle içiçe tanıştık. Tuhaffiye Hanım, Özge Hanım' ı tanımıyordu lakin beni ve Kumru Hanım' ı tanıyordu, Özge Hanım da Tuhaffiye Hanım' ı tanımıyordu ama beni ve Kumru Hanım' ı tanıyordu, Kumru Hanım, Özge Hanım' ı ve Tuhaffiye Hanım' ı tanıyordu ve beni tanımıyordu, ben ise ne Tuhaffiye Hanım' ı ne Özge Hanım' ı ne de Kumru Hanım' ı tanıyordum. Özge Hanım ve Tuhaffiye Hanım birbirlerini sevdiler, ben de Kumru Hanım' ı sevdim böylece kaynaştık, gördüğünüz gibi benim pek sevenim yoktu olay mahalinde ve sık sık rencide edildim bu yüzden.
* Özge Hanım' ı özlemişim bu bir gerçek de o beni pek özlemiyormuş.
* Dilara Hanım telefonla canlı bağlantı yaptı.
* Kumru Hanım pek şeker bir insan ve bize kirpik permasının ne olduğunu anlattı.
* Tuhaffiye Hanım ve ben "18 + kırk yılda bir" hesaplaması yaptık o galiba 18 - 40 da yapmış.
* Özge Hanım' ın fotoğrafı yok diye onu sevmiyorum sanmayın, zamanla o da olacak. (Tıklanabilir başlık)
* Kumru Hanım' ın linki tanıdıkların arasına taşınacak.
* Tuhaffiye Hanım da ben de örnek insanlar olacağız en azından örnek yönlerimiz olacak.
* Ya burası çok çirkin. (13sn sonra) Oha ne güzelmiş.
* Yüzüğümü takarım şeklimi yaparım.
* Eğlendim keyif aldım tekrarlamak istedim.
* Çok bilinen şarkıları kavırlıyorlarmış! Hadi canım oradan! Ben bilmiyorum.
* Sen niye son anda uyuzlaşıyorsun ki kıza?
* Ama ben bir şey demeden ben de memnun oldum dedi. O de orada fazla.
* Burunlar sağlam ama ben horlarım da.
* Yürürken çekemessek durar çekeriz efendim.

Pazartesi, Kasım 27, 2006

Karışık Ötesi Yazı

Girizgah : Fotoğraflara büyültülüp bakılması şiddetle tavsiye edilir tarafımca.
Dur bir de ben atlayayım sen çek, tamam mı? Ya olmadı bu bir daha çek ben de uçayım, ah ah gençler sınav stresinden delirmiş bakınız nelerle uğraşıyor. Hiç unutmam işimiz gücümüz yok gibi sınavdan bir gün önce Antalya civarında bir baraja gittik neymiş doğayla içiçe olacakmışız, sonra da Çakırlar' a gittik pazar kuruluyordu birşeyler yiyelim içelim temiz hava eğlenelim falan ama önce aklı başında olmalı insan. En önemlisi bu.
Şimdi bu poz çelişkiler silsilesi aslında keyifli bir an gördüğünüz gibi ama gelin görün ki Mustafa Bey (üst sıra soldan3.) ısrarla keyif almadığı gibi fotoğraf çekene de kızmış, lakin bunun yanısıra Ilgın Hanım deli gibi kıvançlı, gururlu falan deli midir nedir? Hasan Bey' e (alt sıra soldan 1.) hiç bir diyebileceğim yok, sanırım Olcay Bey' de göremediğimiz birşeyin üstüne çömelip poz vermiş. Benim dikkat ettiğim ufak tefek ayrıntılar bunlar, uğraşsak daha neler çıkar da...
Fotoğrafın adının Melis Hanım (avukat olan) koymuş : "Söbüyüm söbüsün söbü". Pek çok şeyi anlatıyor bu isim hangimiz daha söbüyüz hakikaten karar vermek zor, gerçi ikisi de gençlik fotoğrafları ama yine de söbü, bön, hömücük falan bakmışız baya baya ki ikimiz de bugüne bugün, san' at, siyaset, basın-yayın ve müzik dünyalarının ünlü, çok konuşulan ve göz önünde isimleriyiz.
Ama gelin görün ki dostluğumuzun boyutunun ne kadar karizmatik ne kadar güzel olduğunu bu pozumuz gözler önüne seriyor. Yine aynı gün, ÖSS öncesi hatta ÖSS -1, sınav dediğin nedir ki? Avukat Melis Hanımım' ın buradan doğum gününü kutluyorum! Nice mutlu yıllara her daim beraber olmak dileğiyle, gerçi sabah uyandırdım tersledi ama olsun severim kendisini. Hot picts, awasome, cute falan bir hatundur. Zaten ne kadar kaliteli bir fotoğrafçı olduğunu biliyorsunuz.
Evet yahu bu adam bu pozu verdikten sonra herşey beklenir kendisinden. Çağrı Bey kendisi, liseden arkadaşımız görüşmeyeli 23 sene oldu sanırım ama gözlerindeki her an bir hinlik yapacak olabilmenin verdiği pırıltıyı sanmıyorum ki kaybetmiş olsun. (Cümlem Nobel' e aday) Hinlik demişken siteye reklam alayım dedim belki dikkatinizi çekmiştir, dün falan yukarda google reklamı olarak din kuran huzur evi yazıyordu, sonra akşama doğru bir baktım Sharapova' s sexy videos yazıyor, tövbe dedim, zaten 0,04$ lık kazancımı Yasin Bey sıfırlamıştı ben de "Reklamı geç, bana birşey olmasın haram para kazanmam ben dedim." Kaldırdım gitti, yok be böyle bir şey demedim ama kaldırdığım doğrudur. İşim olmaz.
Efsane İstanbul fotoğrafları adlı ya da Dehşet İstanbul fotoğrafları adlı sergim açıldı açılacak, İstiklal Caddesi' nin girişinden Taksim Meydanı' ndan bir kare, benim çok hoşuma gitti keşke olsaydınız da canlısını yaşasaydınız diyorum ben tabi ama madem yoktunuz benden de size bir kıyak olsun değil mi. Hiçbir hakkı saklı değildir. (Anladınız siz)
Yahu Emre Bey saçlarını kestirmiş pek güzel olmuş, tabi fotoğrafta belli olmuyor çünkü beresiyle dünyanın en sevimli insanı ben olabilirim pozu vermiş. Neye sevindi bu kadar neye güldü belli değil alt tarafı Danışman' da çay içiyoruz, yok yok bakmayın öyle dediğime bu Danışman, Yasin Bey' in hayatımıza kattığı en keyifli sohbet ettiğimiz bir İstiklal mekanıdır. Emir Bey ise her an o merdivenden gelebilecek olası bir uçan tekmeye karşı tedirgin gördüğünüz gibi.
Atsan atılmaz, satsan satılmaz demişlerdi lakin kıymışlar bana gözümün yaşına bakmadan, yine sınavdan bir gün öncesi, benden umudunu kesen edebiyat öğretmeni annecik yanındakilere durun durun şunu atalım hazır kimsecikler yokken, zaten bu ıssız baraj kenarındaki çöp kutusunda kimse bulamaz bunu nıhhahahaa diyerek beni çöpe atmıştır. İşte o an' ı yakalıyıp çeken Melis Hanım Kardeşimiz daha sonra makinesini brakıp beni kurtarmaya gelmiştir, kurtarmıştır da.
Bana elini uzatana ben koşar koşar sarılırım zihniyetiyle yapılmış bir dengesiz hareketler silsilesi, gördüğünüz üzre şayet o koştuğum duvardan düşüp bir yerimi incitsem bir gün sonraki sınava da benim yerime büyük birader girer. Kucak kampanyası için ben de sarılgaç olabilir miyim bakın ne kadar da hevesliyim. (İçten içe de düşünüyorum aynı yazıda aynı kişiye iki kez çarptırma yapılmaz kusura bakmayın.)
Yine aynı zibidilikteki arkadaşımız Çağrı Bey' den sıradan bir lise 2 pozu, fonda Hüseyin Eren Bey namazına başlarken, ön tarafta Şeyh (Şıh) Şamil Bey ve Hızfı Anıl Beyler' de bir dayanışma örneği sergilemiyor değil. Lise güzel şey değil mi ama? Bence de.
Burayı kaça satarlar acaba bana? Hayır tanıdık indirimi falan yaparlarsa hemen alacağım. Şol yollar beni neyledi bir ben bilirim bir de garib anam. (ahah halk ozanı oldum). Halk ozanı olunmaz halk ozanı doğulur, artı ozan dediğin nedir ki zaten sanat toplum için olduğu sürece halk ozanı demeye gerek var mıdır? Bence yoktur. Neyse burayı alamazsam Küçüksu Kasrı' nı alacağım. Egecan Bey ve Günsu Hanım' la misafircilik oynarız bol bol.
İşte bir Türk erkeğinin vermesi gerekn poz budur. Öncelikle kendisini tamamlayacak unsurlar fotoğrafta bulunmalıdır. Bunlar : Karanfil, kurabiye, çay (kahramanımızın efsane kısa filmi kesinlikel tıklayıp izleyin) ve küp şekerlik. Bir de tabi hafif kalender bakışlar, yakıcı delici ve iç gıdıklayıcı gülüşler. Artık Yasin Bey' le de tanıştılar ya sanırım toplumumuz için yeni bir ikili tehlike doğuyor.
Normalde dünyanın en üşengeç insanıyımdır, bunu herkesler bilir lakin hiçbir sebep olmaksızın bile bu resimdeki yere gider gider gelirim, hiç koymaz, aksine mutlu olur, huzur dolurum. (kafiye uğruna yanlış yazılmaya mahkum kelimeler) Üstelik burada ki yapraklar da bizim okuldakilere özenmiş ve benim sevdiğim gibi sararmışlar ve dökülüp etrafı güzelleştirmişlerdir. Bir de yapraklarla falan kıyaslanamayacak bir güzellik de vardır bu civarda tabi beni kendine çeken.
Bu fotoğraf efsane bırakın bakmayı, insanlara anlatırken bile gülmekten konuşamayıp anlatamadığım kadar komik benim için. Melis Hanım ve ben mezuniyet balosundayız, hayatımın en iğrenç saçları var kafamda, kuaförlerin tek tip saçma sapan insan fantezilerini bilirsiniz ki hayatımda saçıma bir şey sürmüş insan değildim o günden sonra hiç sürmem. Neyse fotoğrafı çeken sanırım bizi uyarmış ve dünyanın en komik olayı gerçekleşmiş ki Melis Hanım arkadaşa dönüp güzel bir poz vermişken ben olayı idrak etmiş lakin fotoğrafçıyı tutturamayaıp yanından birine poz vermişim. Dünyanın en salağı olduğumu bir kere daha anladım yazarken bile çok güldüm.
Hadi sen ağaçtan atla ben çekeyim, işte neticede işi gücü olmayan beyni boşaltmaya çalışan niteliksiz gençler için eğlenceli olabilecek bir aktivite, lakin öyle klas çekmişim ki Melis Hanım fotomontaj gibi çıkmış yani kendisi net lakin etraf hareketli. Melis Hanım' ım yahu iyi ki varsınız diyorum tekrar iyi ki doğmuşsunuz da hem bir ana hem bir baba her şey oldun artık bana olmuşsunuz. Sizi ben pek çok pek çok severim.

NOT : Buradan Jazel Hanım' a sesleniyorum sizin yüzünüzden kotayı aşıyorum ağabeyimden şantaj mailleri alıyorum. Yok yok şarkıalrınız süper gerçekten yazılarınız da. Yeni yeriniz de hayırlı olsun.

NOT 2 : Yalnızlık Okulu olarak tanıdığımız Erdem Bey artık askerde efendim, haftasonu aldığım bir mesaj üzerine askere gittiğini öğrendim hiç düşünmeden hakkımı helal ettim siz de edin kendisi ilk tanıştığım bloggerlardan birisidir. Sağ salim gidip dönmesi dileklerimizle.

NOT 3 : Sokakta size bir sou sorabilir miyim diye durduran adam Ajdar Eurovision' a katılsın mı derse ne dersiniz? Vallahi ben de Merve Hanım' da cevapladık, gerçekten var yahu böyle insanlar, bir de kaydetti bunu.

NOT 4 : Oktay Bey' söz vermiştim müzikle ilgili, hazır dünyanın en karışık yazısını yazmışken beni en çok gaza getiren parçalardan aklıma ilk gelen üçünü -ilk üçü değil aklıma ilk gelen üçü- seçip buraya koyuyorum.

Pazar, Kasım 26, 2006

Sonsuz

Sanırsın dağlarda yol olmaz,usanırsın kalbinde güç kalmaz
Uzanırsın, uyursun, yarın olmaz

Zor günlerin ardında huzur olmaz ki her zaman umutlar yön bulmaz
Yarın olsa da beklenen gün olmaz

Sözlerim gerçektir, yüreğim kardeştir her zaman
Umudum sonsuzdur, uğraşım bitmez hiçbir zaman

Geliyor geçiyor hayat, dönüyor durmuyor dünya
Geliyor geçiyor zaman, dönüyor durmuyor dünya

Sanırsın yalnızlık tek dostun, aldanırsın
Kaçmakla bitmiyor hiçbir zaman yalnızlığın

Sözlerim gerçektir, yüreğim kardeştir her zaman
Umudum sonsuzdur, uğraşım bitmez hiçbir zaman

Geliyor geçiyor hayat, dönüyor durmuyor dünya
Geliyor geçiyor zaman, dönüyor durmuyor dünya

En sevdiğim şarkılardan birisidir bu şarkı. Pentagram' ın Anatolia albümündeki 2 Türkçe şarkıdan biri. En huzur veren, en uzaklara daldıran şarkısı, en güzel sözleri. Bir de şöyle bir yönü var bu şarkının sanki ne kadar kalabalık söylenirse o kadar güzel olacakmış gibi bir his uyandırıyor insanın içinde. Melis Hanım ile yaptığımız albümümüzde vardı ama bugün yeni bir kayıt yapıp koydum, o günkü güzel olmadığı için değil, çok çok çalıp söylemek geldiği için içimden. Melis Hanımcım keşke güzel çıksaymış fotoğrafta. Bu aralar sonsuz olmasını istediğim bir tek şey var, yani hayatımda sonsuza dek olmasını isteyeceğim kadar güzel giden bir tek şey :

Cumartesi, Kasım 25, 2006

Heil My Lord!

Bu el yorgun düşmüş bir Emir Bey' in simgesidir, TRT' nin ardından stüdyo yaptık bugün çok uzun zamanın ardından, Yasin Bey çok yoğun olduğu için kendisinin de izni dahilinde Umur Bey' e rica etmiştik grubumuzda çalmasını. O da tamam dedi. Nitekim geldik bugün stüdyoya, Caner Bey' in dersi varmış o katılamadı ne yazık, ama özlediğimiz başka bir isim Emir Efendi vardı çalışmada ve günün süprizi Yasin Bey, ama bir türlü istediğim keyfi alamayacağım sanırım, yani nasıl anlatsam Emir Bey' de Caner Bey' de çok çok iyiler, Umur Bey' de iyi bugün çok çalmadık ama öyle hissettim, ama istediğim gibi birşeyler olmayacak galiba hiçbir zaman, neyse hayırlısı neyse o olsun. Müzik piyasasından silinsem de arada arkadaşlara falan birşeyler çalmak bile yeter bana.
Bu resimdeki kartla, hayatımda ilk kez yaptığım müzikle alakalı bir iş bir nevi resmileşti. TRT Türk San' at Müziği Gençlik Korosu kartım bu çünkü, artık bunu göstermeyeni almayacaklar içeri diyorlar ya bakalım, bir de çarşamba bant kaydı var inşallah politika sınavı sabahtandır da gidebilirim ben de, belli olunca yayın saatini söylerim sanırım TRT FM' den ya da TRT İstanbul Radyosu' ndan dinleyebilirsiniz koromuzun eğlenceli şarkılarını.
Saygı değer Lordumuz Anglachel namı diğer Serkan Bey ile görüşme şerefine nail olduk bugün. Kendisini görmeyeli çok günler geçmişti, çok Norveçli balıkçılar geçmişti, çok sular akmıştı köprülerin altından, ama bu olup bitenler, saygımızı sevgimizi azalttı mı? Tabi ki hayır. Biz Lord' un hizmetine gireli epey oldu sanırım, gerçek bir Elf Lordu olduğundan şüphelenmiyor değilim zaman zaman, ilerde sepetli motorsiklet alıp savaşa gideceğiz kendisiyle, göğüs göğüse cenk edeceğiz düşmanla, Lord' la sırt sırta verip belki bir daha güneş doğmayacak ovalarda şanımız, sevdiklerimiz ve ülkemiz için.
Dün akşam, Günsü Hanım' ın ev partisinden bir yemek masası fotoğrafı, kadro burda görüldüğü gibi bir de sonradan katılan Melis Hanım var. Güzel müzikler, sohbetler, keyifler yerindeydi, Alyap' taki 3 deneyimimiz 3' ü de müthiş geçti Egecan Bey ve Günsu Hanım' ın müthiş misafirperverlikleri sayesinde. Allah daha nicelerini nasip etsin hep beraber, gülelim, eğlenelim, sohbet edelim, dertleşelim. Bir de Ilgın Hanım da hep gelsin ama hep! :)
Bebek' ten Anadolu Hisarı' na geçerken, son demleri bunlar güzel havaların deyip deyip makinaya sarıldım çektikçe çektim, sonra sizler için en güzellerini özenle seçip -yok yahu bu salça reklamı mıydı sanki- buraya yerleştirdim. Güneş yukardaki pencerede tutuşup denize yansıyor gördüğünüz gibi, biz de motorun önünde may hart vil go on şeklinde seyahet ediyoruz yolculuğun sonuna doğru.
Bu kare Günsu Hanım' ın evinden, karedeki yardımcı mankenimiz Ilgın Hanım, bundan sonra favorim ev gezmeleridir efendim. Altın günü olsun, ne bileyim akşamüzeri ikindi çayı olsun, hatta akşam yemeği olsun, bir kahve içmeye olsun ev gezmeleri müthiş şeyler! Çay da demledi Günsu Hanım bu arada bize söylemeyi unutmuş olabilirim.
İlerde burda oturmak istiyorum ama biraz daha Hisar' a doğru kısımlarda. Bir arsa alacağım Aşiyan' dan sonra Merve Hanım' a rica edeceğim bana bir ev yapmasını, sonra müthiş bir evim olacak ve o zaman bir konuda daha bir ricam olacak Merve Hanım' dan. Sonra hergün müzik yapacağım ama kendi kafama göre, sadece kendi kafama göre, kaliteli yalıtılmış bir odam olacak orada her türlü kaydımı kendim yapacağım, baterileri hariç, onları yapamam.
Günsu Hanım' ın evinden yine hoş bir köşe, neden hoş çünkü burada Günsu Hanım' ın gençlik resimleri var, pek tatlı maşallah o zamanda de, hiç değişmemiş ki. Hala aynı. Bir de Günsu Hanım hep eyre düşüyor yahu onu ne yapacağız? O problemini de çözdük mü hafif bir denge sağladık mı hiç bir sorunumuz kalmayacak. Kırmızı çerçevedeki resim mükemmel, şöminenin önüne de gitar koydum ki san' atsal olsun.Kabataş sahilinden bir İstanbul manzarası, güzel şehir burası da. Yeni yol taktiğimin ipuçlarını veriyor bu fotoğraf, yoksa sabahın köründe Kabataş' ta ne arayayım? Ama atlıyorum Üsküdar' dan kabataş motoruna sonra bomboş ve beni bekleyen bir 43R' ye biniyorum, uyuyorum, geliyorum okula. Evet evet doğru tahmin ettiniz Rüştü Akın' da okuyorum :) Ahahaha :) Kendi kendine salak salak espiriler yapar bir tek kendim eğlenirim.

Günsu Hanım' ın akşam yemekli ev partisi.

Düzeltme : Yahu bu yazı cuma günü draftı cumartesi günü yazısıydı kimse de demiyor ki cumartesi günü üstünde cuma yazan yazı nerden çıktı diye :)

Çarşamba, Kasım 22, 2006

Merve Hanım' ı Özledim

Ah ah şu yaprakların güzelliğine bakınız. Ancak bu kadar güzel olabilir bu aralar bir okul. Hele yanında mis gibi tonlarca arkadaşın varsa ve de ölümüne sorumsuzsan, sonsuza kadar derslere girmeyip sohbet etmek sana hiç koymadığı gibi bir an bile için cız etmiyorsa, hatta "hava güzel yahu 'manzara' da otursak ya" diyebilecek kadar da yüzsüzsen, daha ne ister ki insan şu hayatta? -bir kaç şey daha isterim aşağıda bahsedeceğim- Ah ah sınavlar kötü geçiyor, derslere ilgisizlik hat safhada, hâlâ nedir peki bu rahatlık sorarım size?
Vay be kız da güzel olsaymış. Aman tanrım taş mı ne! Badem gibi maşallah (Yasin Bey yorumu). Oh hafif de güneş vurdu mu tadından yenmez vallahi, ya da şöyle diyelim yemede yanında yat. Yine farkettim bugün arkadaşım olan tüm bayanlar mı güzel olur yahu?! Olur olur! Melis Hanım' ın yeri biraz daha mı ayrıdır peki. Neden olmasın beybi :) Atkısını da taktım bugün, sanırım fulardı o aslında, her neyse. Manzaranın son günleri bunlar Lavinia yanımda kal :)
Hisarüstü esnafından Yasin Bey, turist hatun düşürmüş, hemen yanındaki zavallı Emir Bey' e "bi fotoğrafımızı çek de memlekete yollayak havamız olsun" dedi ben de çektim fotosunu da sağdaki kim çıkaramadım bir de hafif iğrenmiş benden herhalde baksanıza ne biçim bakmış. Boylu poslu da kız şimdi kavga çıkarmamak lazım döver falan, soldaki hanım da Angelina Hanım, bölümden arkadaşım olur kendisi, arada bizim gruba dahil olur o da konuşur dururuz. Halbuki Türkçe anlasa eminim çok sürmez bizle ilişkisi.
Ah şu yaprakların üstünde tüm bahçede el ele yürümek vardı sevdiğimle, durup durup birbirimize sarılmak her özlediğimizde, yanyanayken bile birbirimizi özlemiş gibi yapmak sırf sarılmak için, gözlerinden fışkıran sevgiyi görmek, kendini değerli hissedebilmek, karşındakine değer vermek, onu apayrı bir yere koymak, onunlayken apayrı olmak, onun zaten apayrı olması her yönüyle.. Ah ah bir de işte O' nu isterim ben yanımda herşeyden ziyade.

Pazartesi, Kasım 20, 2006

Shine On You Crazy Diamond *

JUKEBOX
Saat : 22.00
Yer : Old City
Tarz : Efsane Kavırlar

Yazarın Notu :
Ben Yasin Bey'i
ezelden beri tanırım
iyi müzik yapar,
bu Jukebox' ı da
okulda bir dinleme
fırsatım oldu.
Dedim vay vay vay
biz boşuna felan dedim.
Yani cümle bile kuramadım.
Ben baştan diyeyim,
İstiklal' i 3-4 sene
sallar bu grup.
Gerçekten gelin!

NOT : Size inanamayacağınız güzellikte -aman nazar değmesin- bir kayıt koyuyorum buraya Jukebox' dan. Dinleyin de üzülün felan :) Brazen.

* Bu şarkıyı bize öğreten sevdiren Yasin Bey' dir, hikayesini de anlatmıştı vaktiyle, bize de şu an Yasin Bey' e böyle demek düşer. Allah gönlüne göre versin! :)

Sonbahar - Kış Hot Kotür

Bu mevsimde bu Bebek' e inan yol kadar efsane güzellikte olan, durun da bir fotoğraf çektirelim dedirten başka yol yoktur eminim buna. Şu yeşillere bakın, şu yapraklara bakın, yani hakikaten katalog çekimlerimi de albüm kapağı için fotoğraf çekimlerini de burada yapmayı düşünür oldum ciddi ciddi.

Sırf Bebek yokuş değil, her tarafı güzel yahu bizim oranın. Bu yol da efsane güzelliktedir, manzaraya paralel gider bu yol, böyle ağaç tüneli gibi hatta yer yer Dolmabahçe ya da Çırağan' ı andırır bana. San' at toplum içindir, yaprak da toplum içindir lakin neden ağaca bu şekil yaslanır insan? Neden? Bu soru aklımızı kemiriyor.
Unutulmaz şarkıların güftekarı Egecan Bey yine bir fotoğraf çekiminde karşınızda, yanında da yılların usta photographer ı Emir Bey, fashion tv izleyenler bilir hey gidi photographers hey :) Neyse bu genci de ünlü yapacağız, bu kazak da en sevdiğimiz Egecan Bey kazağıdır. Nipple derdi Yasin Bey olsaydı. Yasin Bey bu aralar aksiyonların adamı.

Bu noktada Ilgın Hanım' la geçtiğimiz seneden kalma müthiş fotoğraflarımız vardı, hatta kâdim dostlar bilir eski profil resimlerimden birinde de fon buydu. Ilgın Hanım dedi fotoğraf çekin orda ben de hemen çök çök çök dedim gençlere sonra 3.. 2.. 1.. pınarbaşı burma burma yar yar yaaa... diye hafiften kalktılar :) Yine san' at kralını yaptık yaparım ben boşuna okumadık Parislerde fotoğrafçılık.
Benden önce albümü çıkarsa bu beyzadenin kapağına bu fotoğrafı koyacağız. Lakin ben çektim ya telif hakkı falan filan süründüreceğim iyice mahkemelerde sansasyon yapacağız hem satışlar da tavan yapar bu vesileyle, baksanıza efendi gibi sabit durduğu zaman ne kadar asil, yakışıklı, karizmatik bir bey olabiliyor Egecan Bey.

Konuk modellerimiz Tuhaffiye ve Buket Hanımlar. Buket Hanım sağolsun bugün bana Taşkışla yolalrında eşlik ederek çok saygımı kazandı, vefa borcumuz var gayri kendisine. Böyle birbirlerine de sırnaşıp poz vermişler pek sevimli olmuşlar, Tuhaffiye Hanım' la dönecektik ama nasip değilmiş. Döneriz yine.

NOT :
-B.U.' da Sonbahar başkadır adlı kitabım yakında tüm kitapçılarda!
-Sonbaharı mı kaldı yahu kış oldu!
-Kess!

Pazar, Kasım 19, 2006

Yeni İmaj

İyicene garip garip huylar, tavırlar, hareketler, durumlar peydah oldu bende ya bu aralar bakalım hayırlısı yahu. Yakında safi aksesuar olacağız.

İpucu : Başlık tıklanılabilir :)

Cumartesi, Kasım 18, 2006

Neden Rockçı Olmamış Anladım



* Geçtiğimiz hafta Kelebek' e
verdiği röportajda, rock müzik
yapanları kast ederek, "Benim
bir Urfalı amcam vardı. Bir gün
bana 'Oğlum bunlar Urfa' ya gelse,
turist diye parmak atarlar' demişti"
diyen Mahsun Kırmızıgül,
bu sözlerinden dolayı Urfalılardan
özür diledi.

* "Amcaya bak hizaya gel !"
benim şahsi yorumum.



NOT : Vallahi gazete haberi bu yahu!

Çimler Türkçe Kalabilmiş

Yahu sizi de böyle ayağıma çağırmış gibi oldum ama sınavım olduğu için, yoksa çıkar ben gelirdim , üstelik hasta oluyorum galiba, keşke böyle yanımda olsanız her daim, uzansanız dizime ben de bir yandan elinizi tutsam bir yandan saçlarınız okşasam, bakıp bakıpda düşünsem neden bu kadar güzel bu kızcağız acaba diye, sonra neden ben diye. Neyse, onu bunu geçin de siz, bakın ne diyeceğim, sizi çok seviyorum ben!

Oh şu güzelliğe bakınız, Yaso Bey uzanmış Tuhaffiye Hanım' ın kucağına, zor bulunacak güzellikte bir gün ve yine çimlerdeyiz, ah ah yaşamak bu olsa gerek, hatta bu olmalı yaşamak, ah bir de kalkıp sınava gitmem gerekmese, yanımda Merve Hanım' la ve sizle otursam sonsuza kadar.
Yasin bu pozda benim ne kadar geniş gönüllü bir insan olduğumu anlatmaya çalıştı, yani aynı anda hem Yasin Bey' i hem de Merve Hanım' ı sevebiliyorum biliyor musunuz? Eşşek herif beni yerlere serdi Merve Hanım' ın yanında zaten 2-3 gram bir karizmamız var o da o an uçtu gitti, bu arada Yasin Bey' in fotoğrafa son anda monte olan afacan çocuk pozu da inanılmaz sevimli.
Gel be koç, yat, biraz kemikliyim ama kusuruma bakma artık, bak güneş vuruyor yüzümüze, ısıtıyor içimizi, gönüller bir olsun da önemli olan o, ünlü olunca bizi tanımamazlık etme ama; daha senin konserin reklamını yapacağız unutturma. Siz süper felansınız yanıııı :)
Bu kızı buldum önce okula gelince kendisiyle çimlere taşındık, sonra derse gitti ve bir ara koşarak geldi gerçekten sadece "Merhaba!" ve "Gitmem gerek." gibi iki cümle söyleyip koşarak uzaklaştı tekrar, siz inanmıyorsunuz ama hakikaten deli bu kızcağız biraz. Ama şu güzellik, şu karizma beş para da on para da eder bizde aşk olsa da olmasa da.