Pazar, Aralık 31, 2006

2006' nın Son Yazısı














Doğum Günün Kutlu Olsun !
Kolaj yapmayı bulamadım
Ama yine de
Geçen senenin son yazısını
Senin için ayırdım!
Melis Hanım' ım bi' tanem
Seni çok seviyoruz :)

NOT : Bazı sapık zihniyetlerin düşündüğü üzere buraya her fotoğrafını koyduğum insana sarkmıyorum!

Cuma, Aralık 29, 2006

Geçen Senenin Güzel Fotoğrafları

Yasin Bey' ime defalarca bir çok şey izah etmeye çalıştım ama asla onu ikna edemedim herhangi bir şeye. Ya resimdeki gibi güldü bana ya da böööh falan dedi. Ama Yasin Bey en iyisidir. Böyle aşıklar gibi bakışır poz veririz. Gay misiniz derlerse de evet gücüne mi gitti deriz.
Sevgili lordumuz Serkan Bey' i Merve Hanım' la tanıştırdığım gün de dünyanın en komik pozunu vermişiz, biz Merve Hanım ile normal gülümsemişken Lord kendi tabiriyle enseye şaplak yemişçesine bakmış.
Komşu gençlerle yaz akşamlarını gitar çalıp sohbet ederek geçirdiğimiz oldu. İyi bir baterist de var aralarında.
Dilara Hanım' la klasiklerimizden olan Capitol gezimiden sonra aaa fotoğraf çekmedik deyip bir kaç tane çekmiştik. Ama ben bu poza hayranım çok hoş çıkmış Dilara Hanım kızımız, ben de biraz nasıl desem y ile başlıyor k ile bitiyor.
Ben bölüme geçtim bu sene güya, lakin 4 F im 2 A m var. Bakalım kaçını kurtarabileceğim finallerde dua edin de bol olsun. Bölüm deyince akla da herşeyden önce Nazlı Hanım gelir.
Kankamı ağarladım ben bu sene, geçirdiğim en güzel günlerden biriydi, fotoğrafta kendisini telefonla konuşurken taciz ediyorum üstelik bundan da gurur duyuyorum! Yine gelsene be evladım nasıl özledim seni!
Rahmet Hanım ile barış için imza topladık GSL' nin önünde 2 gün boyunca. Sürekli bağırdık dünya barışı için bir imza atar mısınız diye, atan da oldu atmayan da oldu savaşanların da savaşmayanların da olduğu gibi hâlâ.

Özge Hanım' ın doğum gününden bir kare lakin o gün itiraf etmek gerekirse Tuhaffiye Hanım, Özge Hanım' dan daha fotojenikti. Özge Hanım' a tüy yumağı diyenler de var ama o kadar da değil :)
Bu fotoğrafı Günsu Hanım, Melis Hanım' ın makinasıyla çekti. Korolar konserinde lise ağırlıklı bir şekilde poz verdik. Zülüf de dökülmüş yüze ama çok hoş bir fotoğraf yine de.

Emre Bey, Şıvgın Hanım, Ezgi Hanım o günümüzün sıradışı konuklarıydı. Çok da keyifli bir gündü, dünyanın en sessiz lokantasıydı orası çok eğlendik biz o gün zaten.

Geçtiğimiz sene bazı san' atsal fotoğraflar çekmedim değil. Bizim okul fotojenik zaten, neresini çeksen kartpostal oluyor. Hele böyle de karizmatik 3 manken bulursan!
Biz Ilgın Hanım' la yaz okuluna da gittik, orda Yaprak Hanım' la tanıştık, Sultanahmet' te Cafer Ağa Medresesi' nde kahve içtik fal baktık. Yaz okulu yahu!

Sonunda proficiency yi geçtik, bunun için zafer turuna çıktık, kaptık Egecan Bey' i de emrivaki yaptık, o da hiç kırar mı bizi kırmaz tabi. Hisar, Çengelköy, oturduk sohbet ettik döndük güzeldi çok.
Ilgın Hanım Japon sektörüne girdi. Çok fena bir işler çeviriyor bence de bize söylemiyor, ajan majan mı oldu bilmem.
Geçtiğimiz sene 5 tane güfte üzerine beste yaptım, 3' ü Türkçe ve Egecan Bey' in sözleri, 2' si yabancı ne Northwind Hanım' ın sözleri. Ama hiç de fena olmadılar gibi bir his var el emeği göz nuru tabi.
Kallavi ile çok keyifli bir taş oda konseri verdik. Pek güzeldi yahu, seyirciler, şarkılar, hava, çimler herşey yerli yerindeydi. Hey gidi günler.
Bu gençleri bir de Tuhaffiye Hanım' ı geçen senenin hat safhada değerli en büyük kazançları sayıyorum. Yani bu dördü ebedi olmalı bilmem anlatabildim mi.

Geçen senenin ilk blogger buluşması. Tuhaffiye Hanım' ı da yanıma katıp Erdem Bey ile buluştuk. Kadıköy' de Trip' te. Baya da keyifli sohbet etmiştik.
Okuldan bizim gençler bunlar Angelina Hanım ve Aşot Bey, çarşambaları geleneksel buluşma yapıyoruz onlarla. İkinci dönem ama derslere daha özenli olacağım, buluşma gününü değiştirebiliriz.
Annem her daim basın özgürlüğüne karşı olduğu için hiç fotoğrafı yok hemen hemen, kırk yılda bir bayram seyransa çekmeme rıza gösterir.
Bizim gençlerle bu yıl deniz kenarında yemeklere gittik bol bol, her iki hisarda da başka yerlerde de, hava güzel olsun, keyifler yerinde olsun daha da ne olsun! Sağlık ve mutluluk!
Sevdiklerimi birbiriyle kaynaştırdım bu sene ben, çok da iyi oldu böylece her gittiğim yere herkesi çağırabiliyorum daha nice eğleniyoruz, üstelik Emir Bey = Yasin Bey.
Dünyanın en şeker insanı yanımda oldu bu yıl benim, yılın sonuna doğru bana doğru yavaş yavaş yürüdü sonra da ikimiz de kollarımızı kocaman açtık veee sarıldıııık :) Maşallah.
Yine fotoğrafın kalitesinden anlaşılacağı üzere bir Melis Hanım eseri. Allah nazardan korusun bizi, hiç bozulmasın düzenimiz, keyfimiz, hep çok mutlu olalım. Amin. Bir milyon sene sonra da!
Yasin Bey' le ehliyet kursuna uğradıkça 2 kez gerçek müzik yaptık. İstanbul' da daha keyifli müzik yaptığım biri yok henüz ne yazık, ama yine yaparız iş ki Yasin Bey bize gelsin.
After prof party lerden birindeyiz yine, sınav bitmiş iyisiyle kötüsüyle, keyif başlamış artık, yaz da gelmiş daha ne olsun ama.
Bu sene ben anladım ki Ilgın Hanım dünyanın en delikanlı insanı ve de sanırım bu senenin sonunda vazgeçilmez bir şey oldu benim için. Rica ediyorum hep yanımda olunuz emi!
Kallavi gençlikteki gibi kalsaydı bu da albüm kapağımız oalcaktı, ama daha yolumuz uzun, Yasin Bey' in gitar çaldığı, Tuhaffiye Hanım' ın back vokal yaptığı bir albüm en azından bir şarkı yaparız ileride. Güneş tutulması.
Tanıştırdığım gençlerin bir kısmı telefonla konuşup durdu bu sene boyunca ama biz onları yine de sevdik. Beltaş' a çok gittik bir de artık eskisi kadar uğursuz değil orası, hem yol üstü.
Blogger tanışmasındaki en son ulaştığımız nokta, senenin en son blogger buluşması, Deryik Hanım' ın şerefine yapıldı, en taze fotoğraf bu olabilir.
Ben yine insanları bıktırmak pahasına da olsa bir çok ortamda gitar çaldım, dinleyenler de keyif alıyormuş gibi yaptılar ayıp olmasın diye, keyif alan da olmuştur belki bir kaç.

Özge Hanı, Tuhaffiye Hanım, Kumru Hanım ve ben Kadıköy' deyiz. Bu da bir blogger buluşması sayılır çünkü ben Kumru Hanım' la, Tuhaffiye Hanım da Özge Hanım' la ilk kez tanışıyor. Sevdik biz!
Çimler ne güzel hele yanında sevdiklerin varsa tadından yenmez, havalar ısınsın yine yayılırız.
Bir de bu gençler var tabi Erhan Bey ve Emre Bey, onları çok sevdim ben zaten Emre Bey' le çok görüştük daha da çok görüşeceğiz, Erhan Bey' le daha az ama gönüller bir oldu zaten.

NOT : Bu fotoğraflar arşivimde gezip beğendiklerim, içinde herkes eşit dağılmış mı herkes var mı diye bakmadım sadece fotoğrafları beğendim. Yani gizli bir anlam aramayın içerlerinde, lakin sayıları bu sene ile ilgili en büyük değişimin ip ucunu veriyor size. Tuhaffiye Hanım' ın da dediği gibi geçen seneyi güzel hatırlayalım. Önümüzdeki maçlara bakacağız artık! Bayramınız da yeni yılınız da kutlu olsun!

Perşembe, Aralık 28, 2006

Buluşmada Son Nokta =)

"Mütemadiyen" takdir ettiğimiz insan Deryik Hanım' a ithafen :Blogger buluşmasında son noktayı gerçekleştirdik bugün taa Den Haag (Hollanda) dan blogger getirttik. İstanbul ya da Türkiye bize yetmez oldu hemen yurt dışından blogger bulduk. Olayın aslı tabi ki de böyle değil. Tatil için Ankara' ya gelen Deryik Hanım, İstanbul' a da gelme kararı alıp gelmişken de -çok sağolsun- şu gençleri bir tanıma lütfûnda bulunuyor. Dün akşam Deryik Hanım' dan gelen bilgi ve talimatların ardından hemen yoğun bir telefon trafiği kurup istek blogger servisi yaptım. Neticede bugün öğlen 12.00 gibi hazırlıklar tamamdı ve konuklar gelmeye başlamıştı.
Evvelden Merve Hanım vardı, o da yarın gidecek Antalya' ya. Ama sayılı gün çabuk geçer. Sonra Emir Bey geldi, birşeyler yemek üzere oturmuştuk ki bir telefon ve Deryik Hanım. O kadar heyecanlıydım ki zaten dünden beri akşam haberi aldıktan sonra hemen Dilara Hanım' ı arayıp bir kaç soru sordum ve durumu izah ettim. Sonra Merve Hanım' la konuşurken yahu süper değil mi deyip durdum. Neyse bugün resmen hazırlanıp falan çıktım evden çeki düzen verdim kendime. Ah çok tatlı bir insan kendisi. Hemen ardından Dilara Hanım da geldi ben o sırada yemek yiyordum onlar bir miktar konuştular, sonra bir miktar daha hep beraber konuştuk
Ardından tam kalksak ama nereye gitsek diye düşünüyorduk, evvelden yolda karşılaştığımız Kumru Hanım geldi arkadaşıyla. Sonra ayaklandık biz giyinmeye falan başladık hepimiz çok kuul duk o yüzden kalın kalın giyinmiştik. Tam çıkacakken Tuhaffiye Hanım da geldi. Neticede çıktık hedefi belirledik ve oraya doğru ilerlemeye başladık. Ben ve Deryik Hanım biraz önden Merve Hanım, Emir Bey, Dilara Hanım, Tuhaffiye Hanım, Kumru Hanım ve arkadaşı da bir miktar arkadan geldiler. Sonra girdik içeri oturduk. Müziği falan kıstırdık. Konuk mühim ne diyorsa duymak lazım.
Sonra çok hoş şekilde sohbet ettik. Hımm sen / siz uf! Ne desem polemiğine girdim kendimle. Sonra baktım olacak gibi değil hitab etmeden konuşmaya başladım. Deryik Hanım anlattı, Dilara Hanım anlattı arada biz de dinlemekle kalmadık eşlik ettik güldük eğlendik. Hayatımda gördüğüm en mükemmel koşan insan canlandırmasını yaptı Deryik Hanım! O kadar eğlenemezdim Emir Bey de hemen farketmiş yetenek avcısı yönümüz kabardı neyse İstanbul' a döndüğü zaman filmlerimizden birisi için teklif götüreceğiz. Gerçekten mükemmel bir koşma hareketi yahu. Ondan sonra bir bardak altlığı yakalama hareketi de öğretti bize kendisi. O gittikten sonra biz denedik =) Üstteki fotoğraftan da göründüğü üzere gerçekten takdire şayan bir profili var kendisinin.
Artık vakitler ilerlemiş bize ayrılan sürenin yavaş yavaş sonuna gelmiştik. Dilara Hanım ile Deryik Hanım kalktılar ve "En İstanbul Şey" olan vapura binmek üzere Tünel' e doğru yola koyuldular. Biz de Merve Hanım ile refakatçileri olmaya gönüllü olduk. Yolda bir miktar daha sohbete devam ettik Deryik Hanım' ın beresi ile Dilara Hanım' ın saçları müthiş bir uyum içerisindeydi. Bu arada sürekli fotoğraflar çekmeye çalıştım durdum ben de. Sonra baktım pek bir şeye benzemiyorlar hemen kesip biçip az daha adam ettim onları.
Her güzel günün tabi bir sonu vardır muhakkak. Deryik Hanım' a hâlâ içten içe şaşırıyorum buraya gelip de bizim gibi bir grup zibidiye vakit ayırdığı için. Üstelik nasıl mutlu oldum kendisiyle tanıştığım için bilemezsiniz. Örnek alınası bir insan kendisi ne de olsa! Umarım kendisini de sıkmamışızdır. E ortamda kendinden başka 5 blogger daha (Dilara Hanım, Emir Bey, Tuhaffiye Hanım, Kumru Hanım ve ben) olunca hepsi de bıdı bıdı konuşunca sıkılabilir insan. Tünel' in önünde zorla bir fotoğraf daha çekmeyi başardım gördüğünüz gibi Deryik Hanım sevinmişken Dilara Hanım şaşırmış ve de uçuşmuş.Neticede Dilara Hanım ve Deryik Hanım Kadıköy' e doğru yol almışlar ve muhtemelen bir kaç saat daha beraber olmuşlardır. Bu esnada tahminimce Deryik Hanım birden çok "mütemadiyen" demişken Dilara Hanım da "hömücük" ve "bödö" demiştir. Tekrar sonuç olarak Deryik Hanım' a çok teşekkür ediyorum bize vakit ayırdığı için. Dilara Hanım' a da tabi. O da çok yoğundu çook.

Diğer notlar :
* Pınar Hanım "carpe diem" i "arbede mi yapayım" diye anlayarak beni benden aldı!
* Dün de Egecan Bey televizyonda Museum Müze yazısını önündeki askerin bir kısmını kapatması üzerine Musevi Müseum diye okudu.
* Yine dün otobüste hani 4 koltuk olur ya önde ikişerli yüzyüze bakar. Orda çapraz oturan iki genç arkadaş ve birinin yanındaki amca arasında şöyle bir olay yaşandı. Gençler bir konuda çok eğlenip bir kaç dakika güldüler. Sonra da amca yahu siz gülünce ben de gülüyorum diye koptu sonra otobüsün ön kısmı komple karnını yumruklayarak güldü.
* (Hayal kurdum) Otobüse binip arka tarafa doğru ilerledim. Uyuklayan genç bir bayanın yanına oturdum, empiüç çalarımdan müzik dinliyorum tek kulaklıkla dinlediğim için de sesi hep açık ister istemez yanımdakiler de duyuyor müziği. Şebnem Ferah çıktı en sevdiğim şarkısıyla Deli Kızım Uyan diyerek, şarkının sonuna doğru duruma hakim uyuklayan bayan, "lan iki dakka uyutmadınız bi ne var uyandım işte" diye bana çıkıştı. (Gerçekten olsa sonsuza dek gülerdim düşüncesi bile yetti)
* Bu arada Deryik Hanım' ın linki de tanıştığımız için kategori atlayıp bizim gençlerin arasına girdi.
* Kumru Hanım' a da kızdım çünkü beni beklemeden gitmişti! Zaten pek sevmiyor beni herhal :)
* Merve Hanım da çabuk gitse çabuk dönse su döksek de arkasından.
* Merve Hanım, Emir Bey, Deryik Hanım, Dilara Hanım, Kumru Hanım, Tuhaffiye Hanım, Buket Hanım, Pınar Hanım, Gülnaz Hanım, Yasin Bey, Günsu Hanım, Erdinç Bey, Özdemir Bey bugün görüştüklerimiz. Bir ortamda 3 gü fazla! Ahahza! Pınar Hanım anlıyor bir beni çok zekiyiz biz!

Salı, Aralık 26, 2006

1. g.s.d Bloglar Arası Onur Ödülleri

Sevgili saygıdeğer blogger lar. Bu aralar yeni yıl eski yıl yazıları görüp özendim aklımdaki bir projeyi uygulamaya koymaya karar verdim ben de geçen yılla ilgili tabi bu şu demek değil ki bu konuda başka yazı yazmayacağım, ben de Tuhaffiye Hanım'ınki gibi birşeyler yapmak istemiyor değilim. Şunu da öğrenmemiş değilsinizdir herhalde bu noktada ki 2 olumsuz yan yana olumlu yapabilir. Bazen de aksine iyice olumsuz yapar hatta pek olumsuz yapar. (pek=pekişmiş)

N' ler :

N gereksiz çıkış : Bu ödülümüz agresif kişiliğiyle gaza gelen sonra sakinleşen değerli arkadaşım Tuhaffiye Hanım' a, kendisi beni blog işine bulaştıran insandır aynı zamanda ve çok çok değerlidir benim için:

su - tuhaffiye

N çok özledim : Bu ödülümüz ise çok zamandır görmediğim lakin hâlâ çok sevdiğim en değerli dostum olan Orçun Bey' e.

yüzeyel detaylar - orçay han

N post modernik blogger be : Bu şahıs da hepinizin artık yakından tanıdığınız varsaydığım Emir Bey, aynı zamanda "N iyi çaldı" ödülünü de ona vermek istiyorum kendisi bateristtir de.

patorize eşşek dışkısı - emir

N 'kopkop' adam yahu : Kim olduğunu daha ben demeden tahmin etmişsinizdir. Tabi ki Egecan Bey!

ebenin kim olduğunu biliyorum - obirmarka

N az denk geliyoruz dedirten : Pınar Hanım olarak tanıdığımız bu insan aynı ortamlarda olmamıza rağmen az görür beni ben de onu bulamam bir türlü bu ödülümüz de ona.

n' aber - pınar

N iyi müzisyen ve kardeş : Çok değerli müzik adamı ve çok değerli kardeşim bir kardeşimiz olan Yasin Bey bu ödülü tereddütsüz olarak hak etti.

kadifedenkesesi - kadifedenkesesi

N taş kız : Yılların güzeli, şirini, tatlısı (oha yazıyor muyum neyim tövbe?!) canımızın içi Melis Hanım' cığa bu ödülümüz de.

amasante - melis

N tarz blog be : Çok değerli çok kâdim dostlarımdan Ilgın Hanım ışık hızında ve tarzında girdi buralara.

cheshirecatunderthebed - cheshirecatunderthebed

N delisi : Bu arkadaşımız ne yazık ki mental problemleri olan arkadaşımız Ezgi Hanım.

ben ilginç bi isim bulamadım - -linde

N mutlu görünen bir insan : Bu ödülün sahibi her daim mutlu görünen ve her daim da mutlu olmasını diledğimiz değerli arkadaşımız Hanife Hanım.

içimden şehirler geçiyor - hanife

N az ve öz yazıyor : Bu ödülün sahibi dobra dobra yazsa da kırk yılda bir yazan insan Serhan Bey.

sanal günlük - serhan

N gerçek Lord : Saygıdeğer lordum Serkan Bey, her ayzısıyla etkileycidir. Üstelik çok klas yazar kanaatimce.

serenity - anglachel

N şirin : Bu da hanım kızlarımızdan Özge Hanım' dır. Gerçekten de şirindir.

%+&/^?*=! - elsa

N çok foto : Yine Özge Hanım' a giden bir ödül gerek kolajları gerek fotoğraflarıyla.

fotofotofotofoto - ozg


N mor san' atçı : Bu ödülü verdiğimiz bayan ise blogunun tarzıyla ve de herşeysiyle her daim takdir ettiğimiz bir insan. Her seferinde blogunu beğenirim üşenmem. Dilara Hanım.

escritura automatica - lavender

N içli : Pek de içli bir arkadaşımızdır kendisi direkt olarak acımaz edebiyat yapar yeteneğini görürsünüz vay dersiniz. Yine Dilara Hanım' a geliyor ödül.

en içsel benim - d'pourpre

N kuul blogger : Bu zat Ahmet Bey olur kendisi ile gerçekte ancak tanışacak kadar görüşmüşüzdür ama bu civarlarda çok kuuldur. Yorumlara cevap vermez falan :)

dünyayın anlamak yetmez onu değiştirmek gerekir - amet

N asker mi? : Erdem Bey asker ödülünü almıştır askere gitmiştir askerdedir falan.

yalnızlık okulu - yalnızlık okulu

N tanımsız : Bu bayan da İrem Hanım olup, Orçun Bey sayesinde tanışmışızdır. Konuşacak pek vaktimiz olmadığından olsa gerek bu ödüle layık görülmüştür.

a perfect day for bananafish - muzbalığı

N alkışlanılası insan : Berat Hanım her yönüyle üst düzeyde takdir ettiğim, çok da iyi bir dostum olarak görüp değer verdiğim insandır.

maria'nın şarkısı - maria

N korkulası şey : Yahu herşey bir yana bu adamlar doktor olacak.

blokspor a.ş. - orcay han & Whosayin & medico eren

N kıvırcık saçlar : Evet evet bu ödülümüz de Ezgi Hanım' a geliyor. Ben kıvırcık saçları çok severim. Kendisiyle bir kaç kez görüşmüşüzdür ve hiç olumsuz bir fikir geçmemiştir kafamdan kendisiyle ilgili.

hazar bulut lisesi - fonetik kaktüs

N muhterem zât : Evet evet Egecan Bey' in bize kazandırdıkları en güzelliklerden birisine geliyor ödülümüz Günsu Hanım' a.

the dutchess - zat-ı şahane

N şeker yeni arkadaş : İlk tanışmamızda seri bir şekilde kaynaştığımız insandır tabi ki Tuhaffiye ve Özge Hanımlar' ın etkisiyle.

pepinot - pepinot

******

Şu andan sonra bizzat tanımadığım insanlara ödüller vereceğim yani sallayabilirim ya da yakıştırdığımı söylerim moda der giyersiniz.

******

N desem kâfi? : Çok değerli İndis Hanım bu ödülümüzün sahibi, bir yandan en klas bloguyla bir diğer yandan en uzun süredir tanıştığımız blogger olmasıyla çok fazla saygı ve sevgimi hak etmiş. Daha da fazlasını kazanmıştır. Diyecek fazla bir şey bulamadım.

indis' in masal odası v.3.0 - indis

N huzurlu blog : Optio Hanım ile de tanışıklığımız eskilere dayanır. Her daim huzurlu birşeyler bulunur burda da.

libera_lavra & sınırsız ruh - optio

N modacı blog : Vintage Hanım' ın blogu ise modayı takiple kalmaz ara ara kendisinden de haber verir.

vintage biscuit - vintage biscuit


N büyük adam : Oktay Ahmed Bey' de okumuş büyük adam olmuştur tabiri caizse. Bu ödüle hak kazanmıştır.

4. boyut - oktay ahmed

N komik değil mi? : Evet her okuyuşda bir kaç kahkaha atmanız garanti olan Eysean Hanım' a da bu ödülü veriyoruz.

eysean.com - eysean

N normal görünen bir blogger : İçimizden biri olduğundan şüphelendiğim herhangi bir manyaklığa buluşmadığına kanaat getirdiğim Meltem Hanım' a.

meltemin gerçekleri 2 - meltem

N var ulan : Agrasif olduğunu tahmin ettiğim çok da san' atsal yazabilen pek luuzır bir arkadaşımın arkadaşı olan bu insana ulan ödülünü verdim.

anarchy in the selofan - timmy jack

N de uzak insan bu : Mesefa olarak en uzakta bulunan blogger ödülünü Tuğçe Hanım' a veriyorum.

shine on you.. - tuğçe

N örnek alınası abla : Her yönüyle idol bellediğimiz Deryik Hanım örnek insan ödülümüzü alıyor.

aslında zor değil - deryik

N şair ama : Jazel Hanım' da yeni bloguyla -ki sadece şiirler var- bu ödülümüzün tek adayı ve sahibi :)

o üzerine her şey - jazel

N zeki yahu! : 029ur Bey de Tuhaffiye Hanım' ın tavsiyesiyle okunmaya başlanmış akabinde gülünmeye de başlanmıştır. Her yazıda çok çok gülünür.

029tv - 029ur

N süper sestir : Scarlet Hanım' da Yasin Bey' in bize kattıklarındandır. Çok müthiş bir sesi vardır yani şarkı söylerken sizi uçurur. Efsane gruplardan Jukebox' ın solistidir.

scarlet's walk - scarlet

N gerçek fotoğraflar : Burada dünyanın her yerinden en "gerçek" fotoğraflar var.

diary - ioakim andronikos

******

Şimdi efendiler, şayet bu N leri eN diye okuduysanız yazıklar olsun, Türkiye' de yaşayıp Türkçe konuşup hala eN dediğiniz için, çıkın bir daha okuyun Ne diye bakınız anlamlar da haliyle değişecektir.

******

Bir ikincisi şu link verme işi beni hayattan bezdirdi bir daha kesinlikle bu kadar linki aynı yazı içinde vermeyeceğim vereni de sevmeyeceğim. Fotoğraf da koyacaktım ama canım çıktı yahu! Koymuyorum kardeşim başka post yazarım Tuhaffiye Hanım' dan çakma :) Kızmaz o ne de olsa. O beni blogger yapan insan onu örnek almak da kötü değildir bu durumda.

******

N kadar özel benim için bir bilseniz!

******

Başlıktakini anlamayanlar için : Birinci Gözümün Seyir Defteri Bloglar Arası Onur Ödülleri.

Pazar, Aralık 24, 2006

250

Düzenleme (Edit) : Sabah koyamadığım şarkıyı Caner Bey' in yardımıma yetişmesi üzerine mp3 e çevirip koyabildim. Dinleyin bakalım sevecek misiniz? Ben çok çok severim : Küçük Kız.Sabahtan özendim Egecan Bey' e Dilara Hanım' a hem de içimde bir sevilmeme korkusuyla gittim berbere kestirdim saçlarımı. Allah' ım yahu neden enseyi normalden 3 kat uzun bırakırsın ki hem de en başta ısrarla her yanı eşit olacak demişken. Neyse onu hallettirdik bu sefer ön taraflarda kaos çıkardı ya neyse gençtir, heveslidir diyip kalktım ses etmeden. Nasipse akşama da Yasin Bey' e özenip 'sakallarımı' keseceğim.Küçükken biz dayanıklılık testi yapardık. Ben, ağabey bir de üçüncü, deniz kenarında akşamüzerleri yapardık bunu. Dalganın patladığı noktayı belirler sonra bir kaç dalga daha izler ve ortalama bir dalga patlama noktası tesbit ederdik. Sonra tam o noktaya gider bağdaş kurup otururduk ve tüm cesaretle kaçmadan gelen dalgayı beklerdik. Dalganın patlamasıyla genelde bir takla atıp neresi dip neresi yüzey kavramını kaybeder ve panikle çırpınıp kıyıya vururduk tabi o esnada her yanımız kum ve taşlardan çizilir ama deli gibi keyif aldığımız bu işi sonsuza kadar yapardık. Lara' nın denizi akşamları dalgalı olur ve dalgalı deniz şayet kumlu sahille birleşirse su böyle mavi değil de kahverengiye yakın ve bulanık olur ama pislikten değil kumdan. Ne zaman oraya gitsek hep bunu yapardık, bir de Lara, Konyaaltı' na oranla daha geç derinleşir ve ayakların taşlar yerine kuma bastığı için acımaz ya işte ben daha bir severdim orayı bu yüzden. TRT Kampı' nın bayrakları vardı cankurtaran kulelerinin yanında onlar 12-15 arası gibi kırmızı olur o saatler dışında yeşil olurdu, o saatlerde girmek tehlikeliydi, o saatte uyunurdu, zaten deniz kenarı hafif eserdi de. Ama akşamüzeri rüzgar arttıkça dalgalar büyür, dayanmak zorlaşırdı, her şiddetli dalgada birkaç takla ve su altında bir miktar adrenalinli saniyeden sonra tekrar yüzeye çıkar gidip aynı yere otururduk, su altından yüzeye çıkan insanlar daha net duyarlar ya hemen işte o anki o herşeyi duyabilme yeteneği beni çok sevindirirdi. Su altında yastığın altındaki gibi duyardın halbuki yüzeyde herşey canlıydı, rüzgar da esiyorsa o da çınlatırdı kulağını. Çok güzeldi vallahi, dalgayla sökülüp sonra koşarak aynı yeri bulup oturmak ve bir dahaki dalgayla tekrar sökülmek. Dayanıklılık testi adını verdiğimiz iyi olmuş bu oyuna. Daha bir zekiymişiz herhalde gençken. Neden anlattım bunu bilmiyorum ama uzun yazacağım bugün.
Peki o zaman,
- Kara Murat kimin?
- Benim...
- Benim!
- Benim.Bir de yeni atlattık en uzun geceyi, onla ilgili aklıma bir ton şey geldi. En uzun gecede sürekli durup durup "Yav birader ne uzun geceymiş hakkaten geçmek bilmedi!" demek istedim ama sonra insanların beni anlamayacağını düşünüp vazgeçtim. Sanırım 14 saat kadar vardı uzunluğu. Bir şiir yazayım bari dedim. "Ne uzun gecemizdin sen Nebahat Abla" diye sonra baktım çalıntı olacak ayıp da olacak. İnsan bu sürede neler yapmaz ki? İki orta zorlukta bilgisayar oyunu bitirir, 60' a yakın şarkı çıkarır, çocuk yapar büyütür, ders çalışıp mezun olur, ya da uyur. Ben biraz uyudum sanırım ama bakmayın aslında çok işler başarırdım da... Ben en uzun gecenin sonraki gündüzü çok ahmaktım yalnız bunu kabul edelim demek en kısa günlerden birisi bana pek yaramıyormuş.Alıntı yapıyorum:
"Geceyi uykusuz geçirdi, fakat bu yorgunluk gözlerini kapamıştı. Şimdi o kapalı gözleriyle ufukta, parlak ülküsünün gerçekleşmek üzere olduğunu görüyordu. Bu acı dolu ve işkence hayatından sonra, herkes ve herkesle beraber kendisi de sakinlik ve huzura varıyordu. Ruhu bir süngerin suları çekmesi tarzından bu yeni doğan alemde büyük büyük mutluluklarının müjdecisi olan ilk gerçeklere dokunuyordu. Artık her ne şekilde olursa olsun öldürmek yoktu; kimse ile kavga yoktu; kimsenin karısına göz dikmek yoktu; kendi karısına bağlılıktan ayrılmak yoktu; göze göz, dişe diş kuralı yerine, daima acımak ve daima daima affetmek vardı; düşmanlarına da düşmanlık yerine dostluk ve sevgi duyulacaktı. Bu düşüncelerle bu günden itibaren hayatının bu birinci kitabını kapamıştı; ertesi günden itibaren geniş, derin, yüksek duygularla dönüp yeni bir hayata girecekti..."Ömrümü yedim bir ses dosyası uzantısı değiştirici program bulayım diye elimdekilerin süresi bitmiş çok da sevdiğim bir şarkı kaydetmiştim ama nasip değilmiş demek şimdi 22 mb lık şarkıyı da koymanın alemi yok wav haliyle gün gelir mp3 yapacak bir program bulursam o zaman ancak. Lakin Yasin Bey' im bir şarkı tavsiye etti ve dinledim bunları yazmadan önce beni alıp götürdü satamadan getirdi çok güzel çok hoş bir yorum çoook. Şarkı zaten eskilerden ve güzel. Dinleyin siz de olur mu? Anouk - Losing my religion.Bir kahve istemiştim ve her takdir ettiğim mekandaki gibi yanında suyla beraber getirdiler, lakin yanında başka bir şey daha vardı, likör olduğu üzerinde anlaştık ve koklayıp bademli olduğunu da bulduk, ilk getirirken çözseydim olayı "Onu götürün lütfen gerek yok!" diye kestirip atardım. Görünüşü san' atsal oldu amma-ve-lâkin.