Perşembe, Mart 07, 2013

Griye Varmadan Önce


Geçtiğimiz hafta sonu yaşadığım yoğunluğu bölüm bölüm yazmaya gayret ederken bu haftayı da yemiş bulunduk farkındayım ama bana göre değinilmesi gereken noktalara da değinmeden geçmedim. Yazımın üçüncü bölümünü fuar ağırlıklı olmak üzere sektörel deneyimlerime ayıracağım, önden buyurun lütfen:


Bölüm 3

Beylikdüzü

Senelerce Beylikdüzü taraflarında oturan arkadaşlarımla gevrek gevrek dalga geçmemin sonunca allah da beni çarpmış olacak ki geçen haftamın -hafta sonunu da içine alan- 5 gününü bu güzide semtte geçirdim. Şimdi toplumu aydınlatmak istediğim bir nokta var yazının hemen başında. Tüyap sadece kitap fuarı demek değildir! Bunda bir anlaşalım. Tüyap bir fuar alanıdır, orada envai çeşit fuar olur, tıpkı muadillerinde olduğu gibi. Kitap fuarı nasıl bir tanıtım yapmışsa artık Selpakvari bir markalaşma yaşanmış, Tüyap'ı duyan "yayın evlerini iyi gez"i çakıveriyor. Bu konuda anlaştıysak yeni bir maddeye geçelim. Arkadaş sen İstanbul'un en önemli fuar alanını niye İstanbul'a kurmuyorsun ki? Bana alan genişliği, trafik, kalabalık, risk gibi cümlelerle gelmeyin. Şehrin göbeğini kurulmuş ve hâlâ kurulan milyon tane AVM gösterebilirim size. Çok şehir dışında bu Tüyap, olacak gibi değil, Kumburgaz'da neredeyse, gidip gelirken yolda çürüyor zaten insanı. Buna bir de kapalı alan koşullarını ekleyin, dışarıdan bağımsız bir hava(landırma) döngüsü ve zemine yakın geçen kablolar bütünü. İnsan bir kaç saat sonunda dayak yemiş gibi oluyor içeride. Neyse Tüyap yetkilileri eminim ki bu satırları okuyacaklar ve çok da ciddiye alacaklardır, malum benim kadar önemli ve çok okunan bir insanı göz ardı etmek korkunç sonuçlar doğurabilir. Hahahm, ehm, evet.


Sektör zor ama canlı bir sektör. Ahahahaha. Bu cümleyi herhangi bir sektör için herhangi bir zamanda kullanabilirsiniz, not alın. Şu an fuarla da ilgili sektörle de ilgili çok bir şey yazmak istemedim, hevesim kaçtı. Sumru Hanım'la denk geldik, ilk olarak. Merve Hanım ve Mehtap Hanım da karşılaştığımız diğer sektörel dostlarımızdı. Yeni insanlarla tanıştık, tanıştıklarımızın büyük kısmının o an ismini unuttuk. Bu tip şeyler. Yine de rabbim kimseyi 5 gün bir yere çakılı koymasın. İki gündür de bayi ziyaretlerine başladım. En az sürede en fazla çayı içme konusunda yeni rekorlar kıracak gibiyim ilerleyen günlerde, onun dışındaki kısım berber ya da taksi muhabbetinden çok da farklı değil, biraz daha sektörel soslu sadece. Ben de muhabbete öyle noktalarda öyle az ama öz cümlele katılıyorum ki sanırsınız bu sektörden emekli olmuşum.


Neyse dediğim gibi, Tüyap'tan uzak durun, hayalini kurmadığınız ya da alakanız olmayan sektörlere de çok bulaşmayın, insanlara dikkat edin, büyük kısmı update'leri indirmiş, yüklemiş ama sistem yeniden başlatılmadığı için doğduğundan bu yana, v.0.1'de kalmışlar uygulamada. Siz kendinizi arada açın kapayın, birileri sizi yeniden başlamaya zorlamadan. Böylelikle bu tırt üçüncü bölümle, hafta sonu ne yaptık serimi sonlandırıyorum. Bir daha bu derece yoğunlaşmamak dileklerimle!

3. Bölümün Sonu
Hikayenin de Sonu


Çok tırt oldu değil mi? Halbuki serilerin sonuncu olanı genelde en havalı olanıdır, tüm düğümler çözülür, meraklar giderilir, macera zirveye çıkar, dramların hası yaşanır. Benim serimin sonunda ise yeni bir kitap daha gelecekmişçesine bir boşluk ve havada kalmışlık var. Umarım yeni bir cilt gelmez. Neyse ben bu yazının tırtlığını başka başka konulara değinerek yok edeceğim şimdi. Yazı buradan itibaren bol müzikli olacak. İlk müzik eserimiz Nil İpek Hanım'dan geliyor: Gömülür. Kendisinden daha çok bu tip garaj kaydı bekliyoruz, kendi başına düzenlediği, daha sınırsız şeyler. Bu arada ben de Emir Bey altyapısından yeni yetenekleri konsere hazırlamak için elimden geleni yapıyorum. Daha etkinliğini oluşturmamış olsak da önümüzdeki hafta Çarşamba günü yani 13 Mart'ta 60 m2'de olacağız.  Bir aksilik olmazsa sıra dışı bir kadroyla hem de. Ben ve Nil İpek Hanım şarkılarımızı söylerken, Kerem Bey gitar, Enis Ağabey bendir ve Umut Bey bas çalacak. Akustiğe yakın bir kurulum için 2 yeni ismimiz var, gönlüm hâlâ olabilecek en kısa zamanda elektiriğe dönmemiz gerektiğini bana hatırlatsa da.

Bu arada fark ettim ki geçen haftanın albümlerinden örnek parça sunmamışım sizlere. Melis Danişmend'in Biraz Gülmek İstiyordum (2013) albümünden gelen parçamız Karşılıksız. Ne güzel hatta ne kadar da güzel işler bu işler! Albümün tamamı güzel, doğru albümler seçiyorum hep! Diğer albümümüz de Yasemin Mori'nin Deli Bando'su (2012), buradan da gaz bir şarkı seçelim Gerenimo! Tıpkı ilki gibi baştan sona müthiş bir albüm bu da! İlk albümüne oranla biraz daha özgür bir müzik yapmış Yasemin Mori bana kalırsa, böyle piyasayı umursamayan insanları ayrı bir seviyorum! Bir de haydi gönlümden koptu Replikas'ın Zerre (2008) albümünden albüme ismini veren parçayı dinleyin: Zerre. Bizim iltifatlarımızın üstündeler ağabeylerimiz.

Gelelim iki ay öncesinden çıkartıp ilk kez yayınladığım 2 konser video'suna. Ocak ayındaki 60 m2 konserinden. Bir adet yorum bir adet beste video'su yükledim youtube'a. Emir Efendi kameraya almıştı, Nil İpek Hanım'la ikimiz sahnedeydik sadece o gece. Şarkılarımızdan ilki Yas, bir Sezen Aksu şarkısı, bizim Levent Yüksel'den duymaya alıştığımız, dün de bahsetmiştim sanırım ama sözleri de müziği de çok güzel olan şarkılardan. Düşlerim var benim, hayallerim var, fikrim derya deniz, fikrim geri getirir seni denmiş! Dualarım var duvarlarım var denmiş! Daha ne densin, buyurun buradan:


İkinci şarkımız ise 7 Beyaz adında bir eser, muhakkak vaktiyle bahsetmişimdir Siyah Beyaz ve Renkli topluluğunun bu sezon oynadıkları Annemin Cinayet Listesi adlı oyun için yaptığım şarkılardan bir tanesi bu. Yine aynı konserde video'ya alınmış. Oyundaki -diğer şarkılara oranla- en duygusal çalışma bu. Sözleri falan da sonradan bir güzel gelmeye başladı içime sindi. Ahahaha. Buyurun buradan:


Bol müzikle bu yazının da sonunu getirdik. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle!

2 yorum:

Ayşe Tosun Misirli dedi ki...

Anneler birbirini ne sarip sarmalamis arkadas! Bir de yanaktan opucuk alirken bir poz olaydi tam olacakti sanki :P

Emir Bey dedi ki...

Hişt, nazar değmesin! =)